Ağır hastalığına rağmen aylardan beri tutuklu olan Muhittin Böcek'in de yargılandığı Antalya Büyükşehir Davası başladı. Böcek mahkemede verdiği savunmada "Alnım açık başım dik" dedi.Günde 20'den fazla ilaç kullanarak hayatta kalan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, 251 gün sonra ilk kez hakim karşısına çıktı.
Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmesi gereken dava, yoğunluk nedeni ile nöbetçi mahkeme tarafından başlatıldı.ABB Başkanı Muhittin Böcek ve tutuklular, salona alkışlar arasında girdi. Böcek’in salona girdiğinin duyulması üzerine atılan sloganlar mahkeme salonundan duyuldu.Kimlik tespitinin ardından ilk savunmayı Muhittin Böcek yaptı. Böcek, savunmasında "alnım açık, başım diktir" dedi ve iddiaları reddetti.
Eylemler hakkında savunma yapan Böcek, “Eylem 1’de Yusuf Yadaloğlu’nun ödeme yapması noktasında bir talimatım olmadı. Hiçbir şekilde bir ödeme talimatım olmadı. Seçim çalışmaları gönüllülük esasına göre yapılıyor. Herkes gönlüne göre yapmıştır. Burası siyaset yeri değil. Anadolu reklam noktasında da ifademi tekrar ederim. Benim bir dahilim olmamıştır. Haksız mal edinme suçlamasını kabul etmiyorum” dedi.
Gelini Zeynep Kerimoğlu’na ev alınmasından hbaeri olmadığını ifade eden Böcek, “Eylem 2’de de ifademi tekrar ederim. Zeynep Kerimoğlu’na ev alınmasından öncesinde haberim yoktur. Bir borç alacak ilişkisi olmuş. Ben burada nasıl suçlanırım. Eylem 3’de de benim bir talebim ve yönlendirmem olmamaktadır. Bu konu mali hizmetler başkanının bana gönderdiği mesajla benimle ilişkilendirmeye çalışılmıştır. Kimsenin hakkı yenmemiştir. Buradan bir anlam çıkarılmasını anlamış değilim. İrtikâp suçunu işlediğimi kabul etmiyorum. Mali Hizmetler Başkanımızın benden bilgi alması gayet normaldir” sözlerine yer verdi.
Belediyenin her bir kuruşunu dikkatlice kullandığını kaydeden Böcek, “Ben belediyenin parasına ev yönetiyor gibi kuruş kuruş sahip çıktım. Ödemelerimizi düzenli yaptık. Birçok ödemenin benimle ilişkilendirilmesini kabul etmiyorum. Eylem 4’de Muhittin Aslan Böcek adına ev alınması. Bu eylem ile ifademi aynen tekrar ederim. Bahsi geçen kişiler ile bir ilişkim olmamıştır. Hayatımda görmedim. Eylem 7’de Emin Hesapçıoğlu’ndan para alınması. Emin beyi yıllardır tanırım. Kendisi önemli bir iş insanıdır. Kendisi yakın zamanda ihale aldı. Oğlum Gökhan ile yakın ilişkisi vardı. Beni makamda ziyaret de ettiler. Emin tehditvari konuşma gibi bir şey olmadı. Çok üzüldüm. İçeriden çıkmak için ek ifadelerde konuşmalar değişmiş. Ben hayatım boyunca kimseye tehditvari konuşmadım. Böyle bir konuşma olmadım” diye konuştu.
Aldığı Rolex saat hakkında açıklamalarda bulunan Böcek, “Eylem 8’de Melek Karakuma araç alınması. Araç 30 yıldır dostum olan Ahmet Ayvazoğlu tarafından alındı. Oğlunun da yakından tanırım. Aracın 1 milyon 800 bin TL alınması için el sıkıştık. Kasamda duran altınlardan 600 grama yakın altını teslim ettim. İşlem gerçekleşti ve araç alındı. Gerçek bu alım satım var. Burada suçlama tam olarak nedir? Eylem 9’de Rolex saat markası iddiası var. Melek hanıma Rolex hanıma saat almaya karar verdiğimde saati hemen bulamadık. Saat faturası ile bana getirildi. Serkan Temuçin getirildi. Faturasını getirmelerini istedim. Adıma kayıtlı liman mahallesinde evde ara sıra bakımlar yapılırdı. Serkan Temuçin önce şantiye şefi idi. Kendisinden evin tadilatını yapmasını istedim. Melek hanıma hediye ettiğim saat için bir talebim olmadı. Bir vaat vermedim. Dolaylı bir menfaatim olmadı. Suçlamaları kabul etmiyorum” dedi.
Böcek,” Eylem 12’de olaydan soruşturma aşamasında haberdar oldum. 10 yıl önce yaşanmış bir olay. Bir bilgim yoktur. İsmail Erdoğmuş tarafından bu ev nasıl alınmış haberim yok. Bu suçlamaları reddediyorum. Eylem 13’de ise ben bugüne kadar mal değerlerimin değişimin her zaman kayıt altına almışımdır. En ufak bir art niyet yoktur. Oğluma 450 gram altın verdim, bozdurdum. Aynı gün içerisinde altınların parasal değeri hesabıma geldi. Sanırım 1 milyon 250 bin TL idi. Altın bozdurma işleminden aylar sonra Ramazan Karabulut’tan alınan daire bu işlem ile ilişkilendirilmiştir. Altın ise daire arasında nasıl bağlantı kuruldu” ifadelerini kullandı.
Güneş Mahallesinde kentsel dönüşüm süreci hakkında bilgiler veren Böcek, “Eylem 14’ olayı… Seçimden 1 yıl sonra Güneş Mahallesinde kentsel dönüşüme başladık. Seçimi kazanamayınca iş makinelerini de alıp götürdüler. Ben de verilen vaatler tutulmayınca bu yerle ilgili talimar verdim. Süreci tamamlamalarını istedim. Hak sahiplerinin haklarını teslim etmek istedim. Bu işi ANTEPE üstlendi. EKBA inşaat sahibi yakından tanırım. Bu kentsel projesi en hızlı şekilde tamamlandı. Ben bu kentsel dönüşümü en hızlı bitirilmesi talimatını verdim. İşin yavaşlatılması ve engel çıkarıldığı yönünde iddialar yalan. Ben dükkân talebim olmamıştır. Bu gerçek dışıdır. Hayatın olağan akışına göre bakarsak iddialar zaten aykırıdır. Böyle bir dükkan olsaydı bu dükkanların Sezgin beyin üzerinde kalması bir sorun yaratmazdır. Bu ifadeler panikle verilmiş olabilir. Bu iddiaların gerçeklik payı yoktur” sözlerine yer verdi.




