Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, memleketi Trabzon'da düzenlenen programda, basın mensuplarıyla bir araya geldi. Ağıralioğlu, ekonomik sıkıntıların vatandaş ve esnaf üzerindeki yükünün her geçen gün arttığını belirterek, Türkiye'de milyonlarca kişinin kredi kartı borcuyla yaşamaya mecbur bırakıldığını söyledi.

“MUTLAK BUTLANI YANLIŞ BULUYORUZ”

CHP kurultayı hakkında verilen "mutlak butlan" kararına da değinen Ağıralioğlu, bu kararı doğru bulmadıklarını belirterek, şöyle konuştu:

"Yargının bu şekilde siyasete müdahalesi anlamına gelebilecek, siyaseti yargı eliyle düzeltiyorlar duygusu verebilecek her hamle millet sinesinde mahkum olmuştur. Aslında Sayın Cumhurbaşkanı da AK Parti de bunu bilir. Tayyip Bey'in siyasi kariyerine baksınlar, hayat hikayesine baksınlar. Yargı yoluyla siyasi yasaklı hale gelmiş. Sonra efendim Yargıtay’ın kararından sonra Danıştay engellemiş. Sonra partisi kurmuş ama Meclis'e girememiş. Sonra siyasi yasağa kalksın diye efendim mecliste oylama yapmış, kanun teklif edilmiş. Ahmet Necdet Sezer o kanunu kabul etmemiş. Yani normalde kabul etmeme imkanı olmazsa onu da kabul etmeyecekmiş. 2’inci defa gelince mecbur kabul etmek zorunda kaldığı için kanunlaşmış. Sonra Meclis'e girebilmiş. Sonra kurduğu partinin başına sonra da Başbakan olabilmiş birinden bahsediyoruz. Devleti Sayın Cumhurbaşkanı bu hayat hikayesiyle yönetimine hizmetine talip oldu. Yani kendisi siyaset yoluyla engellenen ama milletin 'ben bu engeli tanımıyorum' dediği, iktidara getirdiği bir alandır. Dolayısıyla o bilir. Sayın Cumhurbaşkanımız bilir.

"KAPATSALAR DAHA AZ ZARAR OLURDU"

Hekimler,  Hüsam Ebu Safiyye için yürüdü
Hekimler, Hüsam Ebu Safiyye için yürüdü
İçeriği Görüntüle

Dolayısıyla mutlak mutlak kararını ben yanlış buldum. Yanlış bulduğumuzu söyledim. Yüksek Seçim Kurulu'nun kararlarını bu şekilde tartışmaya açmanın, demokrasimizi ve hukukumuzu çok zayıflatacağına inanıyorum. Yarın başka heveslere, başka itirazlar konu olur. Birisi kabul eder, sonra AK Parti'nin icraatlarını boşa düşürecek saçma sapan kararlar alınmak zorunda kalır. Böyle olur. Herkesin başına gelir. Yani bana sorulsa kapatma kararından daha hasarlı olmuştur bu. Yani CHP'yi kapatsalar mı daha çok hasar olurdu? Yoksa mutlak mutlak karar mı? Kapatsalar daha az hasar olurdu. Hukuk anlamında söylüyorum. Hukuk ihlali anlamında. Bu Türkiye'de her partiyi her yani her siyasi iradeyi gölgede bırakacak, töhmet altında bırakacak bir şeydir. O yüzden yanlış buluyoruz bu kararı, yanlış bulduğumuzu ifade ettik. Biz mutlak mutlak kararını hukuken doğru bulmadık. Demokratik hukuk devletinin zayıflamasına sebep olacağına, devlete, hukuk kurumlarına olan güveni hasarlayacağına inandık, itiraz ettik efendim.

CHP'nin kendi tercihlerini konuşmayız ama kararın yanlış olduğunu söylüyoruz. Usul olarak da Sayın Kılıçdaroğlu'nun şahsi olarak da bunu siyasi bir demeç gibi söylemiyorum. Kemal Bey'in siyasi finalinde böyle bir şeyi tercih etmesinin kendisine çok ağır hasar verdiğini düşünüyorum. Yani Kemal Bey çok ağır hasar aldı. Böyle veda etmeseydi keşke siyasete."