Özlem Çerçioğlu’nun yıllardır seçimleri nasıl kazandığını çözemeyen AK Partililer, dün düzenlenen muhtarlar toplantısında da aynı hatayı tekrarladı.

Bana göre dün yaşananlar, Özlem Çerçioğlu’nun başarılı bir siyasi hamlesiydi.

Çünkü zaten AK Parti’ye yakın duran çok sayıda muhtarın AK Parti rozeti takması, kamuoyunda yeni bir siyasi kazanım varmış gibi sunuldu.

Özlem Çerçioğlu CHP’deyken de Aydın’daki muhtarların önemli bir bölümü zaten AK Parti’ye yakındı.

Aydın’da toplam 671 muhtar var.

Kabaca yarısının zaten AK Parti’ye yakın olduğu kabul edilirse, bu yaklaşık 335 muhtar demektir.

Dün 391 muhtar AK Parti rozeti taktı.

391’den 335’i çıkardığınızda geriye 56 muhtar kalır.

Yani Özlem Çerçioğlu 391 değil, 56 muhtarı AK Parti’ye kazandırmış oldu.

Bu hesabın gerçeğe ne kadar yakın olduğunu, Aydın Büyükşehir Belediye Meclisi’ndeki siyasi dengelerden de okumak mümkün.

Çünkü Özlem Çerçioğlu, bugüne kadar belediye meclisinde belirgin bir çoğunluk oluşturabilmiş değil.

Ayrıca birlikte AK Parti’ye geçen üç belediyedeki muhtarların yalnızca bir bölümünün bu tabloya eklendiği varsayılsa bile, yaptığım hesap büyük ölçüde aynı sonucu veriyor.

Bana göre Özlem Çerçioğlu, AK Parti’ye karşı çok güçlü bir algı hamlesi yaptı.

Bu hamlenin içinde algı yönetimi, gündem belirleme ve olayları belirli bir çerçeveden sunma gibi siyasi iletişim yöntemleri bulunuyor.

Aydın Büyükşehir Belediyesi’nde üst düzey yöneticilerin çekmecesinde adeta kara kaplı bir defter vardır.

Mahalle mahalle, köy köy seçim sonuçları…

Kim nereye ne kadar oy vermiş, hepsi önlerindedir.

Bir muhtar Büyükşehir bürokratından talepte bulunduğunda önce bu sonuçlara bakılır.

Eğer mahallenin oyları Özlem Çerçioğlu’na gitmemişse, muhtarın vay hâline…

Muhtar ya istediği hizmeti alamaz…

Ya da istediği hizmeti alamaz.

İşte Aydın siyasetinin acı gerçeği budur.

Dün bu oyunun muhatabı CHP’ydi.

Bugün ise aynı oyunun muhatabı AK Parti.

Değişen sadece aktörler…

Yöntem aynı.