Öte yandan açıklamada, Yalova’da terör örgütü IŞİD’e yönelik düzenlenen operasyon sırasında şehit düşen emniyet mensupları da unutulmayarak, taziye ve şifa dilekleri paylaşıldı.

Demokratik protesto ve anayasal hak vurgusu

Aydın Gençlik Kolları tarafından yapılan değerlendirmede, 27 Aralık Cumartesi günü Kadıköy’de düzenlenen yürüyüşün tamamen barışçıl bir zeminde gerçekleştiği ifade edildi. "Sefalet ücreti değil, insanca yaşam" talebiyle sokağa çıkan gençlerin, demokratik haklarını kullandıkları belirtilirken; yapılan basın açıklamasının içeriğinin suç unsuru taşımadığı, aksine ekonomik zorluklara karşı bir toplumsal tepki niteliği taşıdığı savunuldu.

Üniversite öğrencisinin sınav süreci ve mağduriyeti

Tutuklama kararına yönelik eleştirilerin merkezinde, Bilge Kağan Şarbat’ın eğitim hayatının sekteye uğraması yer aldı. Boğaziçi Üniversitesi Felsefe Bölümü hazırlık sınıfında eğitim gören 19 yaşındaki Şarbat’ın, tam da final sınavları döneminde cezaevine gönderilmesinin gençliğin geleceğine bir saldırı olduğu iddia edildi. Açıklamada, yoksulluğa ve geleceksizliğe ses çıkaran gençlerin yargı kıskacına alınmasının kabul edilemez olduğu belirtildi.

Köprü ve otoyolların satışıyla ilgili araştırma önergesine ret
Köprü ve otoyolların satışıyla ilgili araştırma önergesine ret
İçeriği Görüntüle

Fd400F26 F597 4192 999B 1A8D23Ec016E

Ekonomik tablo ve gençliğin sesine yönelik baskı iddiası

Gençlik kollarının açıklamasında Türkiye’deki ekonomik verilere de yer verilerek, çalışan nüfusun büyük bir kısmının asgari ücrete mahkûm olduğu ve öğrencilerin KYK burslarıyla geçinmekte zorlandığı hatırlatıldı. Hak arayışında bulunan gençlerin tutuklanmasının toplumsal bir sindirme politikası olduğu öne sürülürken, baskıların gençleri mücadeleden vazgeçirmeyeceği mesajı verildi.

08B332B4 1Db5 4873 82Fe 34951Cb7E945

Serbest bırakılma çağrısı ve hukuki süreç detayı

CHP Aydın Gençlik Kolları, Kadıköy Gençlik Kolları yöneticisi Bilge Kağan Şarbat’ın bir slogan gerekçe gösterilerek tutuklanmasının hukuki değil, siyasi bir karar olduğunu savunarak derhal serbest bırakılması çağrısında bulundu. 30 Aralık 2025 tarihinde yapılan bu sert açıklamada, "Birimiz özgür değilsek, hiçbirimiz özgür değiliz" ilkesiyle hareket edileceği ve Şarbat’ın hukuki sürecinin sonuna kadar takip edileceği bildirildi.