Bu soru tamamen uzmanlık alanıma girmese de ülkemde benim de içinde olduğum sektörü ve hasta sağlığını etkiliyor. O halde irdelemeye değer. Edindiğim en çarpıcı bilgileri gözlemlerimle harmanlayıp okura ulaştırmak istiyorum. 1900'lü yılların başında Amerika'da bayrağı yükselen Taylorizm Amerikan endüstri devrimine damgasını vuran, tüm üretim sürecinin sadece yönetici tarafından belirlendiği bir öğretiydi. Kurumlar yukarıdan aşağıya doğru yönetilir, çalışanlar mekanik sürecin bir nesnesi olarak görülürdü.
Çalışanlardan beklenen can sıkıntısına dayanmak; beceriklilik gerektiren işler için sabır ve yumuşak başlılık göstermekti. Yönetici, bu beklentilerine uymayan çalışanını işten çıkarmak tehdidi gibi korkularla hizaya sokmaya çalışırdı. Kalite kontrolü genellikle üretim bandının sonundaki denetim basamağına bırakılırdı. Bu sistemin şekillendirdiği kitleler Batı kültürünün giderek artan ölçüde "olmak" yerine "sahip olmak"a odaklandığı nesillerle sonuçlandı. Bu öğretiye karşıt ve alternatif olarak Deming'in öncülüğünü yaptığı toplam kalite öğretisi geliştirildi. Bu sistemde Deming'in sunduğu ana ilkeler şunlardır.
1. Kalite kısaca müşteri memnuniyeti olarak tanımlanabilir.
2. Üretim ve hizmet sistemi çalışanları ile birlikte sürekli geliştirilmelidir.
3. Üretim basamakları kendi kendini denetlemelidir.
4. Üretim hataları meydana gelmeden önlenmelidir.
5. Denetim, iş bandının sonuna bırakılırsa işçiler kendi isteklerini kontrol etmezler.
6. Yardımcı olan, yüreklendiren ve geliştiren liderlik (koçluk) önemlidir. Çalışanlar yetkilendirilmelidir.
7. Çalışanlar eğitilmelidir. Daha verimli çalışmak ve iş kalitesini artırmak üzere hedefler belirlenmelidir.
8. Korku üretkenlik karşıtı olduğundan uzaklaştırılmalıdır. Güç, sorumluluk ve mükafat çalışanlarca paylaşılmalıdır.
9. Çalışanların öğretilip sınandığı model yerine, bireylerin sürekli öğrenme ve kişisel gelişimine odaklanılmalıdır.
10. Kurum beklentilerine erişilmediğinde sorun %85 sistemin kuruluşu %15 bağımsız süreç veya çalışanlardan kaynaklanır. Bireyleri suçlamak yerine sistem düzeltilmelidir.
JAPON MODELİ Deming, Japonlara öğütlerini tutarlarsa beş yıl içinde Japon ürünlerine müthiş bir talep olacağını söyler. Kehanetin gerçekleşmesi için dört yıl geçmesi yetmiştir. Deming, Juran ve Feigenbaum Japon endüstrisini yükselişe geçiren toplam kalite anlayışının (TKA) temelini atmışlardır. TKA'nın Japon uygulayıcısı Kauro İshikawa, iş ve özel hayattaki başarının sırrının sadece kazanılan parada değil, işini en iyi şekilde yapmanın verdiği tatminde yattığını belirtir. İshikawa, Japonya'daki çalışma grubunun bir aileye benzediğine, çalışanların bir ömür boyu çalışmak üzere işe alındığına işaret eder. Hem kendi hem yanındakinin gelişiminin önemini vurgular. Japon eğitim sistemi ve kültüründeki "elinden gelenin en iyisini yapmamak şerefsizlik ve utanç vericidir, başkalarını onurlandırmamak da ayıptır" anlayışının altını çizer. Toplam kalite anlayışındaki kişisel gelişimin önemini vurguladığı kitabında kişisel gelişimi
1. Gelişen insan olmaktan ve tüm becerilerini sonuna kadar kullanabilmekten doğan doyum
2. Özgüveni olmak, kendine yetebilmek, öğrenmeye can atmak
3. Aklını kullanmak, gönüllü çalışmak ve bu yolla topluma katkıda bulunmak olarak tanımlar.
Yazımın devamı bir sonraki bölümde okuyabilirsiniz. Görüşmek dileğiyle...
Sosyal medyada bu konuyla ilgili düşüncelerinizi #aydınpost etiketiyle paylaşın, yayınlayalım!



