Sosyal medya hesabı üzerinden Marmara faylarının davranış modeline dair dikkat çeken değerlendirmelerde bulunan Bektaş, Çınarcık Havzası'nın büyük fay kırılmalarını sınırlayabilecek kritik bir mekanizmaya sahip olabileceğini belirtti. Bu açıklama, olası büyük Marmara depremine yönelik mevcut bilimsel kabulleri yeniden tartışmaya açtı.

Gamze Altun’dan iki Avrupa rekoru
Gamze Altun’dan iki Avrupa rekoru
İçeriği Görüntüle

Çınarcık Havzası Büyük Depremleri Sınırlandırabilir mi?

Prof. Dr. Osman Bektaş, geçmişte yaşanan sarsıntıları, mikrodeprem dizilerini ve bölgedeki jeolojik ölçümleri bir arada değerlendirerek ezber bozan bir ihtimale dikkat çekti. Bektaş’a göre Çınarcık Havzası, fay geometrisi ve olası yavaş kayma (sürünme) hareketleri nedeniyle M6 (6,0) ve üzerindeki büyük kırılmaları bloke eden veya durduran bir bariyer görevi görüyor olabilir.

Ezber Bozan Tezi Destekleyen Hangi Bulgular Var?

Jeoloji uzmanı, Çınarcık Havzası’nın büyük kırılmaları sınırlayan bir yapı gibi davranabileceği ihtimalini şu kritik verilere dayandırıyor:

  • 1999 İzmit Depremi: Büyük yıkıma yol açan İzmit depreminin kırığı, Çınarcık Havzası’nın girişine ulaştığında durdu ve daha batıya ilerlemedi.
  • 2025 Silivri Depremi: 2025 yılında meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki Silivri depreminde doğu yönüne doğru ilerleyen fay kırılması, Adalar segmenti ile Çınarcık Havzası girişinde son buldu.
  • Mikrodeprem Dizileri: Adalar ve Çınarcık fay hatlarında günlerce süren yoğun mikrodeprem aktivitesi ile 1963 yılında yaşanan 6,3 büyüklüğündeki Adalar depreminin verileri de bu tezi güçlendiriyor.

Yalova’daki Sondaj Ölçümleri "Yavaş Kayma" Hareketi Gösteriyor

Prof. Dr. Osman Bektaş’ın dikkat çektiği bir diğer önemli veri ise Yalova’nın Esenköy beldesinde yapılan derin sondaj ölçümleri oldu. Bilim insanı Martínez-Garzón ve ekibinin 2019 yılında yayımladığı araştırmaya atıfta bulunan Bektaş, bölgedeki mekanizmayı şu sözlerle özetledi:

"2016 yılında Yalova'da meydana gelen 4,4 büyüklüğündeki deprem sırasında, bölgede yaklaşık 50 gün süren bir gerinim sinyali ve yoğun mikrodeprem aktivitesi kaydedildi. Uzmanlar tarafından incelenen bu gerinim sinyali, Çınarcık Fayı’nda 'yavaş kayma' (deprem üretmeyen kayma süreci) hareketinin yaşandığını gösteriyor."

Bektaş, Marmara’daki risk analiz edilirken hem enerji biriktirip deprem üreten fay hareketlerinin hem de sessizce enerji boşaltan bu yavaş kayma süreçlerinin birlikte ele alınması gerektiğinin altını çizdi.

Bu Açıklama Büyük Marmara Depremi Olmayacağı Anlamına mı Geliyor?

Prof. Dr. Osman Bektaş’ın Çınarcık Havzası’na yönelik bu bilimsel yaklaşımı, Marmara genelinde 7 ve üzeri büyüklükte bir deprem olasılığına dair geleneksel teorileri sorgulatsa da bölgede hiçbir şekilde büyük deprem olmayacağı anlamına gelmiyor.

Uzmanlar, bu ezber bozan teorinin Marmara faylarının karmaşık yapısını ve davranış biçimlerini daha doğru anlamak adına araştırılması gereken son derece güçlü ve yeni bir bilimsel ihtimal olduğunu vurguluyor.