Bugün itibarıyla fiziki gram altın, Kapalıçarşı ve serbest piyasada 7.045 TL barajını aşarak tüm zamanların en yüksek seviyesini kaydetti. "Güvenli liman" arayışındaki yatırımcıların altına hücum etmesiyle birlikte, kuyumcuların önünde uzun kuyruklar oluşurken, dünya genelindeki dev bankalar 2026 yılı için fiyat tahminlerini bir kez daha yukarı yönlü revize etmek zorunda kaldı.
Piyasalardaki bu "Trump Ateşi" ve Grönland üzerinden tırmanan ABD-AB gerilimi, ons altını 5.000 dolar sınırına kadar getirdi. Küresel enflasyonun kontrol edilememesi ve Amerika Birleşik Devletleri’nde Fed üzerindeki siyasi baskıların artması, dolar gibi rezerv para birimlerine olan güveni sarsarken; yatırımcılar nakit paradan kaçarak fiziksel varlıklara yöneldi. Özellikle Donald Trump’ın Avrupa’ya yönelik ek gümrük tarifesi tehditleri ve küresel ticaret savaşlarının yeniden alevlenmesi, altındaki bu sansasyonel yükselişin en büyük tetikleyicisi olarak görülüyor.
İç piyasada gram altındaki bu tarihi zirve, çeyrek ve Cumhuriyet altını fiyatlarını da daha önce görülmemiş seviyelere ulaştırdı. 23 Ocak 2026 itibarıyla çeyrek altın 11.410 TL seviyelerinden alıcı bulurken, Cumhuriyet altını 45.945 TL bandını aşarak yatırımcısının yüzünü güldürdü. Uzmanlar, fiziki altına olan talebin dijital altın hesaplarından çok daha hızlı arttığını, vatandaşların "yastık altı" geleneğine geri dönerek somut varlık biriktirme eğilimine girdiğini belirtiyor. Kapalıçarşı esnafı, gelen yoğun talep nedeniyle stoklarda zaman zaman zorluklar yaşandığını ifade ediyor.
Finans dünyasının devleri Goldman Sachs ve UBS, altındaki bu yükseliş momentumunun 2026 yılı boyunca devam edeceğini öngörüyor. Goldman Sachs, daha önce 4.900 dolar olarak açıkladığı ons altın tahminini 5.400 dolara çıkarırken; bazı analistler yıl sonunda gram altının 8.500 TL seviyelerini görebileceğini iddia ediyor. Yaşanan bu tarihi kırılma, sadece bir yatırım aracı olarak değil, küresel finans sistemindeki yapısal bir değişimin de habercisi olarak nitelendiriliyor. Piyasalar şimdi, merkez bankalarının bu devasa yükseliş karşısında atacağı adımları ve Şubat ayındaki Fed faiz kararını bekliyor.





