Gazeteci Ahmet Nesin, borsa ve tefecilik soruşturmasında Erkan Çerçioğlu üzerinden dikkat çekici bir senaryoyu gündeme taşıdı. Aile içi hisse dağılımı ve gözaltı sürecine dair sessizlik, “kontrollü bir feda mı yapıldı?” sorusunu beraberinde getirdi.
Gazeteci Ahmet Nesin, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlarda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen geniş kapsamlı bir soruşturma kapsamında çarpıcı iddiaları gündeme taşıdı. Nesin’e göre, Q Yatırım Bankası üzerinden yürütüldüğü belirtilen “tefecilik” ve “suçtan elde edilen gelirlerin aklanması” soruşturmasında 54 firma hakkında işlem yapıldı, şu ana kadar 21 kişi gözaltına alındı. Ancak gözaltına alınan isimlerin kamuoyundan gizlendiği ileri sürüldü.
Başsavcılık tarafından yapılan resmi açıklamada; Q Yatırım Bankası yetkililerinin, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nda tanımlanan yetkiler dışında hareket ederek, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından belirlenen faiz oranlarının üzerinde faiz uyguladığı, mali zorluk içindeki şirketlere kredi adı altında borç para verildiği ve bu yolla haksız kazanç sağlandığı belirtildi.
Soruşturma kapsamında banka yetkilisi Ali Ercan ile birlikte Yasef Mitrani ve Mehmet Aydoğdu’nun 7 Kasım 2025 tarihinde gözaltına alındığı, arama ve el koyma işlemlerinin sürdüğü bildirildi. Ahmet Nesin ise, “bütün sürecin Ali Ercan üzerinden başladığını” ve gözaltına alınan 21 kişiden birinin itirafçı olduğu yönünde iddialar bulunduğunu dile getirdi.
Paylaşımlarda, Özlem Çerçioğlu’nun ailesine ilişkin iddialar da yer aldı. Nesin, Özlem Çerçioğlu’nun kayınpederinin bazı şirketlerde ciddi oranda hisse sahibi olduğunu, eşi Ercan Çerçioğlu’nun ise yüzde 1,60 oranında hissesi bulunduğunu ileri sürdü. Buna karşın Erkan Çerçioğlu’nun hissedar olmamasının “bilinçli bir taktik” olabileceği iddia edildi.
Şikâyetler üzerine İstanbul merkezli olarak 8 ilde borsa operasyonu başlatıldığı, aralarında Egean ve Jantsa’nın da bulunduğu 44 firmaya yönelik “piyasa dolandırıcılığı” iddiasıyla 21 kişi hakkında gözaltı kararı verildiği aktarıldı.
Öte yandan Borsa İstanbul’da işlem gören Jantsa hisseleriyle ilgili manipülatif paylaşımlar nedeniyle başlatılan soruşturmada, yaklaşık bir aydır kamuoyuna gözaltı veya tutuklama isimlerinin açıklanmadığına dikkat çekildi. Jantsa yönetiminden yapılan açıklamada ise gözaltına alınan kişilerin şirket tüzel kişiliğiyle doğrudan ya da dolaylı bir ilgisinin bulunmadığı savunuldu.
Ahmet Nesin, sürece ilişkin “olağanüstü bir gizlilik” uygulandığını öne sürerken, soruşturmanın siyasi ya da ekonomik baskılarla yönlendirilmiş olabileceği iddialarını da gündeme getirdi.




