Diğer illerin vekilleri bakanlıkların kapısını hizmet üretecek bürokratı müdür yapmak için aşındırır bizimkiler çalışan bürokratı ileride rakip olur düşüncesiyle ya da gücünü denemek için görevden aldırmak için aşındırır.
Son üç yıl kişi başı milli gelir(GSYH) değerlerine bakıldığında 2022 Türkiye ortalaması yaklaşık10 bin 600-10 bin 700 USD(Amerikan Doları,2023 yaklaşık 13 bin-13 bin 100 USD,2024 Türkiye Ortalaması da 15 bin 300-15 bin 500 USD’ dır.
Değerlerin yaklaşık verilmesi yapay zekâdan elde edilmesi, onun da TÜİK, Dünya Bankası gibi kurumların günün Dolar kuruna göre ortalamasını alması nedeniyledir.
Aydın’da son üç yıl kişi başı milli gelir ortalaması nedir, bir de ona bakalım mı?
Yine yaklaşık 2022 9 bin-9 bin 500 USD..,2023 9 bin-9 bin 300 USD..,2024 ise 10 bin-11 bin aralığında gerçekleşmiştir.
Görünen o ki, Aydın kişi başı milli gelirde üst düzey Marmara ve Ege illerinin her yıl yaklaşık 3 bin Dolar gerisinde seyrediyor.İller sıralamasında ise ortada 39.sırada..

Metropol kent İzmir’i dışarıda bırakarak benzeşen komşu iller Muğla, Manisa ve Denizli ile Aydın’ı kişi başı milli gelirde karşılaştırdığımızda durum nedir?
2024 verilerine göre Muğla 16 bin 040 USD ile 11.sırada...Manisa 13 bin 852 USD ile 19.sırada... Denizli 12 bin 522 Amerikan Doları(USD) ile 25.sıradadır.Yani fakirlikte Aydın komşuları arasında da birinci sıradadır.
Pekiyi, neden?
Aydın’ın kişi başı milli gelirde gerek demografik gerek coğrafya gerek diğer yapısal özellikleriyle aynı kategoride olan Denizli, Muğla ve Manisa’dan daha fakir olmasının sebebi nedir?
BİR: Bu soruya ilk verilecek cevap Denizli ve Manisa’nın sanayi kenti olmasıdır. ama onun da ötesinde başka bir şey vardır, kültür...
Bir zamanlar Aydın’ın bir Denizli bir Manisa gibi sanayileşememesinin önündeki engel nedir soruma, bir dostum bir soruyla cevap vermişti:
Tavas Platosundan Denizli’ye göç eden bir şahıs neden girişimci olur,aynı şahıs Aydın’a geldiğinde neden rantçı olur,sorusunun cevabını bulman gerekir,demişti.
Ben de bu soruyu AYTO Meclis Başkanlığı da yapan iş insanı Mahmut Çağlayan’a sorduğumda kısa ve öz bir cevap vermişti.
Kültür...
Bir şeyin kültürü örnek girişimcilik ve kurulan işletmenin süreklilik kazanması öyle bir kuşakla oluşmaz. En azından o işletmenin kuruluşunun üzerinden üç kuşak geçmesi gerekir.
Diğer yandan Aydın yabancısı için “gurbet elidir”, gelen para kazanmak ve biriktim yapmak için gelir ki, rant kültürünün bir nedeni budur.
O nedenle rantın geçer akçe olduğu yerlerde yüksek teknolojiye dayalı sanayi değil genelde tacirlik yani yerli düşük katma değerli işlenmemiş ürün ticareti yaygındır.
Ama oluşan bu gelenek Coğrafya’nın dayattığı bir kader değildir.Aksine Coğrafya’da kalkınmak için her şey vardır.İşin acıklı yanı iktidarların bölgenin imkanları milli gelir artışında fırsata çevirmek yerine bölgenin fakirleşmesine zemin hazırlamalarıdır.
Aydın tarım havzasıdır ama sanayiye entegre olamamanın bir sonucu ürettiklerinin marka değeri bulunmadığı için dış piyasa ile rekabet edememektedir.. .
Örnek TÜİK verilerine göre 118 milyon 642 bin 486 USD olan Aydın’ın Haziran 2024 ihracatında hammadde ya da yarı işlenmiş(düşük teknoloji) ürünün oranı yüzde 53,4 dür.
Bu durumda Aydın’da Organize Sanayi Bölgesi olsa ne yazar, gelecek yatırımcıyı engellemek için araba yarış pisti yapılır, yüzme havuzu yapılır.Geri kalan parseller yüksek teknolojiye sahip fabrikalar gelir de ucuz işçi kaynağını kurutur düşüncesiyle tacirler tarafından kapatılır.
Daron Acamoğlu sanki “Sömürücü siyasal kurumlar sömürücü ekonomik kurumlara yol açar ve onları güçlendirir.Ekonomik döngü de yeniden siyasal kurumları besler ki,bu bir kısır döngüdür,” tespitini Aydın için yapmıştır.
İKİ: Muğla’nın Marmaris, Bodrum ve Fethiye gibi marka turizm bölgelerine karşılık Aydın’ın da Kuşadası ve Didim’i var. Bunlar yanında tarihte bir düzine milletin ürünü medeniyet kalıntıları da var.
Ama ne var ki,bunlarla uğraşacak Aydın Kültür Müdürlüğü günümüzde siyaset atına binek taşı görevi görüyor,Aydın kimin umurunda...
ÜÇ: Tarımsal üretimde güçlü olan Aydın’ın temel sorunu sanayi entegrasyonunun zayıflığından yetiştirdiği ürünün katma değerinin de düşük olmasıdır. Bunu aşmada milletvekillerine, belediye başkanlarına hatta partilerin il ve ilçe başkanlarına büyük görevler düşer.
Aydın’da ise bu olgu tersine işler.
Diğer illerin vekilleri bakanlıkların kapısını hizmet üretecek bürokratı müdür yapmak için aşındırır bizimkiler çalışan bürokratı ileride rakip olur düşüncesiyle ya da gücünü denemek için görevden aldırmak için aşındırır.
Örnek entegre tarımı Aydın’da yaygınlaştırmak için çabalayan bir tek KOSGEB Müdürü vardı,çalışmaları göze battı ve Denizli’ye tayin edildi. Denizlililer bayram ederken Aydın o müdürün enerjisinden mahrum edildi.
Bu da Aydın’ın niye fakirleştiğinin başka bir göstergesi...
DÖRT: Daha da kötüsü İleri teknoloji üretecek Aydın’ın özçocukları başarılı olmaları halinde birilerinin husumetini çekeceklerini bile bile bu atmosferdeki memleketine gelmek ister mi?
Hal böyle olunca bilgisiyle,görgüsüyle,tecrübesiyle Aydın kalkınmasına katkı sunacak kendi çocukları mecburen çareyi Kocaeli, İstanbul, Manisa gibi sanayisi kentlerinde gurbetçi olmada buluyorlar.
Sonuçta meydan da “Aydın değişmesin, az olsun bizim olsun kulübünün üyeleri” kifayetsiz muhterislere kalıyor.