Et fiyatlarındaki artış devam ederken, ithal et çözümü ile ilgili ateş de sönmüyor. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın Et ve Süt Kurumu’na ithal et konusunda yetki vermesinin ardından hem sektörden hem de tarım uzmanlarından eleştiriler gelmeye devam ediyor.

ET TÜKETİMİNDE ÇÖKÜŞ

Türkiye'nin son yıllarda et tüketimindeki gerilemeyi dikkat çeken uzmanlar, verilerin ‘çöküş’ anlamına geldiğini belirtiyor. Tarım yazarı Gazi Kutlu, et tüketimindeki rakamları değerlendirdi, Rusya’nın et üretiminde en diplerden nasıl dünyanın ilk 5 ihracatçısı olduğu örneğini kaleme aldı. Yazısında yıllık kişi başı et tüketiminin 47 kiloya gerilediğini dikkat çeken Kutlu, bunun 5 yıl içinde 43 kiloya kadar düşeceği uyarısında bulundu.

DİKKAT ÇEKEN TÜRKİYE- RUSYA ÖRNEĞİ

Türkiye ve Rusya'nın et tüketimini karşılaştırıldığı yazıda, çarpıcı verilerde ortaya konuldu. Buna göre, Rusya'da 2022'de kişi başı et tüketimi 79 kilo olurken, Türkiye'de ise aynı yıl kişi başı et tüketiminin 47 kiloda kaldı. Et üretimindeki azalma ve fiyat artışlarının devam etmesi halinde ise 5 yılda kişi başına et tüketimi 43 kiloya düşeceği tahmin ediliyor.

RUSYA ET ÜRETİMİNE NASIL ÇÖZÜM BULDU?

90’lı yıllarda Rusya’da et üretimi ve tüketimi büyük bir darbe aldı. Ancak 2003 yılından itibaren Rusya, et ithalatını kısıtlayarak ve besicilere destek vererek iç pazarını canlandırmaya başladı. 2006 yılında hayata geçirdiği “Tarımsal Sanayi Kompleksinin Geliştirilmesi” projesi ile hayvancılık sektörüne yatırım yaptı. Bu proje sayesinde yeni hayvancılık tesisleri kuruldu ve eskiler modernize edildi. Damızlık hayvan, makine ve ekipman alımı ve kiralama gibi sübvansiyonlar sağlandı.

Bu politikaların etkisiyle 2006 yılından itibaren Rusya et sektörü her yıl en az yüzde 4 büyüdü. 2011 yılında et üretimi Sovyetler Birliği sonrası dönemin rekorunu kırarak 10,9 milyon ton oldu. Rusya 2000-2022 yılları arasında domuz eti üretimini 2,8 katına, kümes hayvanı üretimini 6,9 katına çıkardı.

Nusret’te soğuk rüzgarlar esiyor! Isıtıcı kapandı, altın kaplı biftek menüden kalktı Nusret’te soğuk rüzgarlar esiyor! Isıtıcı kapandı, altın kaplı biftek menüden kalktı

RUSYA’NIN HAYVANCILIĞA YAPTIĞI YATIRIMLAR SONUÇ VERDİ

Ayrıca et üretimi içinde sadece yüzde 2 payı olan sığır eti üretimini de artırmak için kalite ve verimlilik odaklı yeni uygulamalar geliştirdi. Bu sayede 2023 yılında sığır etinin et üretimi içindeki payı yüzde 20’ye yükseldi. Rusya’nın hayvancılığa yaptığı yatırımların sonucu olarak, 2022 yılında yüzde 100,8’lik yeterlilik oranıyla Rusya, tahininde ilk kez ette “kendine yeterlilik” oranına ulaştı. Rusya’da kişi başına et tüketimi de 79 kiloyu buldu.

ET İHRACATINDA DÜNYADA İLK 5’İN İÇİNE GİRDİ

Rusya’nın et üretimindeki başarısı ihracat rakamlarına da yansıdı. Kanatlı eti ihracatı 2002 yılında 0,9 bin ton iken, 2022 yılında 355 kat artarak 320 bin tonu aştı. 2018 yılı ise Rusya’nın domuz eti üretiminde bir dönüm noktası oldu. Rusya 2012 yılında dünyanın en büyük domuz eti ithalatçısıyken, 2018 yılında kendi kendine yeten ve ilk 5 küresel üretici arasına giren bir ülke haline geldi. 2012-2022 yılları arasında Rusya’nın domuz eti ihracatı 7 bin tondan 175 bin tona çıkarak 25 kat arttı. Rusya’da domuz eti üretiminin ve ihracatının artması, besicilerin ve ihracatçıların hedeflerini büyüttü. 2020-2022 yılları arasında küresel domuz eti ihracatçıları arasında yer alan Rusya, önümüzdeki 10 yıl içinde ilk 5 küresel domuz eti ihracatçısı olmayı planlıyor. Rusya et üretiminde yaşadığı sıkıntıyı ithalat yaparak değil üretimi artırarak çözmeyi tercih etti.

TÜRKİYE’DE NASIL BİR POLİTİKA İZLENİYOR?

1990’lı yıllarda 12 milyon olan büyükbaş hayvan sayımız, 2000’li yıllarda 10 milyona gerileyip, 2011 yılına kadar da 11 milyon civarında kaldı. Küçükbaş hayvan sayımız ise 1990’lı yıllarda 50 milyon iken, 2000’li yıllarda 34 milyona, 2011 yılında da 32 milyona indi.

En son Haziran 2023 verilerinde büyükbaş hayvan varlığımız 16,7 milyon baş, küçükbaş hayvan varlığımız 53 milyon baş olarak açıklandı.

2010 yılında başlayan et krizi, Türkiye’yi canlı hayvan ve et ithalatına itti. Bu tarihten itibaren 6,5 milyon büyükbaş ve 3,2 milyon küçükbaş hayvanın yanı sıra 337 bin ton et ithal ederek 10,7 milyar dolar ödedi. Burada Rusya ile tamamen farklı yollara gittiğimizi görüyoruz. Rusya iç pazarı güçlendirip üretimi artırmayı seçerken, ne yazık ki bizim ülkemiz ithalatı seçti. Hepsinin amacı vatandaşa ucuz et yedirmek olsa da, ülke hayvancılığında ne büyükbaş ne de küçükbaş hayvan sayısında önemli bir artış sağlanamadı.

İşte iki ülkenin izlediği farklı politikaların sonucu olarak, Rusya et üretiminde kendine yeten bir ülke haline gelirken ve halkına bize kıyasla kişi başına 32 kilo daha fazla et yedirirken, bizde ithalat politikası her geçen yıl ülke hayvancılığına zarar veriyor.

SEKTÖR: ET İÇİN İTHALAT ÇÖZÜM DEĞİL

Geçtiğimiz haftalarda da et ithalatına yönelik sektör düşüncelerini Cumhurbaşkanı Erdoğan’a iletti. Bu konuda sesler yükselmeye devam ederken Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Hayvancılık Meclisi Başkanı Mehmet Şahbaz da hayvan ithalatında büyük işletmeler açısından ciddi yanlışlık yapıldığını söylemişti.

Mehmet Şahbaz, 2 Ocak’ta SETBİR (Türkiye Süt, Et, Gıda Sanayicileri ve Üreticileri Birliği Derneği) Yönetim Kurulu olarak Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile yaptıkları görüşmede hayvancılığın sorunlarını tek tek anlattığını söyledi.

Şahbaz: “Cumhurbaşkanımıza anlattığım için size de açıkça söyleyebilirim ki yapılan iş yanlış. Ben üreticiyim, ticaret yapıyorum bu işe yıllarımı verdim. ESK benim adıma nasıl hayvan alabilir? Benim kadar pazarlık yapabilir mi? İndirim alabilir mi? Doğru hayvanı seçebilir mi? Şimdi tombaladan ne çıkarsa onu alacağız. Yapılan iş çok yanlış ve bunun zararını hepimiz çekeceğiz.” dedi.