İnsan sevmeyi unutursa yaşamayı unutur, yaşadığını unutur.
Her gün bir cinnet haberi geliyor memleketin her yerinden, sanki birileri düğmeye basmış gibi her yerden başka bir feryat yükseliyor.
Bir kadın hayatında bir şeyleri yoluna koymaya yeniden hayata sarılmaya çalışırken, adının veya sıfatının önünde eski ola birisi tarafından önce şiddete uğrayıp sonra da öldürülüyor. Oysa biraz önce nasıl mutlu olacağı ile ilgili planlar yaparken ve geçmişini geçmişin derinliklerine göndermek isterken o geçmiş onu geleceğinden koparıyor.
Bir öğrenci hayalleri var hedefleri var ‘ileri de diye başlıyor’ sözlerine aklında onu sinsice bekleyen tehlikelerden korunmaya dua ederken, geleceğini şekillendirmeye çalışıyor. Çünkü o okusun diye bir şeylerde fedakârlık edenleri düşünüyor. Gelecekte istediği o hedefte olmayı ve o gün geldiğinde tüm yaşadıklarını unutacağını ve belki de düzelteceğini düşünüyor. Aklına getirmemeye çalışıyor zihnini meşgul edenleri
Bir asker kaç gün kaldığını düşünürken her gün teskerenin gelmesine, görevini kutsal saydığı tüm değerler için sürdürmeye gayret ederken, bütün o kutsal değerlerini hiçe sayan zihniyetin karşısında henüz görmediği evladı içi dururken, hain bir kurşun geliyor ve alıyor onu benliğinden ve geleceğinden koparıyor.
Herkesin sorduğu ve cevabı olmayan asla bir mantığa ve vicdana koyulmayan bir soruya kilitleniyor bütün kayıplardan sonra herkes ne için?
Toplum hızla tükenen ve asla yeşermesine izin verilmeyen bir umutsuzluk ve korku ağına çekiliyor hızla ve birbirini sevmek, hoşgörülü olmak sanki hiç yokmuş gibi toplumsal yaşam baltalanıyor.
Toplum olarak sevmeyi unutuyoruz her gün korkmaktan ve korkuyu yaşamaktan korkmayı öğretiyorlar bir gizli el. Sadece sloganlar ve yüksek ahlaki değer denilen sözde değerlerle gözlerimiz kapatılmaya çalışılıyor.
Toplum olarak sevmeyi unutuyoruz ve unutturuluyor nasıl bir şeydi evde, işyerinde, sokakta minibüste karşındakine sevgiyle bakmak. Ne zamandır ısrarla etrafıma bakıyorum bir kişi görebilecek miyim diye. Göremiyorum.
Herkesin dilinde bir şikayet ve yakınma bir şeylerden yakınıyor ve işin en korkunç tarafı kimse bir şey yapmak istemiyor. Çalışırsa gayret ederse olacağına inanmıyor. Gizli bir gücün kontrol ettiğini düşünüyor herkes.
Sonuç bu SEVGİSİZLİK
Şaka değil bu
Kendinize bir sorun en son neye sevgi gösterisinde bulundunuz şehirde
Sadece kader kurbanı psikolojisinde bir toplum yaratılıyor farkında mısınız?
Sadece ona söylenen yapacak bir kimlik yaratılıyor
Sadece onun istediği yönde karar verecek birey profili çizmeye çalışıyor birileri
Ne yaparsa yapsın gidişe dur diyemeyeceğini fısıldıyor kulağına ve inanç haline getiriyor
Sığındığı hiçbir gerçek onu hedefe ulaştıramayacak gibi hissediyor herkes
ve içinden bir ses oraya itiyor herkesi mutluluğu, başarıyı, hedeflerini görmek istiyorsan bu tarafa gel diyor.
Sevmeyi unutursa bir toplum çocuğunun sadece ders başarısı ile ilgilenmeye başlar
Sevmeyi unutursa bir toplum sadece başarıya ulaşmayı düşünür. Nasıl ve hangi yoldan ulaştığına bakmaz
Sevmeyi unutursa bir toplum evlilik gibi kutsal müesseseler sadece gelir kayıtları ve ekonomik göstergeler ile kurulmaya başlar.
Sevmeyi unutursa bir toplum en fazla bütçeyi sağlık sektöründe harcar çünkü hastadır. Bir de talih oyunlarına yatırır parasını çünkü başarı hikâyeleri artık farklı şekillerde yazılmaktadır.
Sevmeyi unutursa toplum bir arada farklı değerlerle yaşamayı unutur.
Sevmeyi ve tüm kaslarımızla karşımızdakine sarıldığımız günleri hatırlamamız ve yeniden yaşamaya başlamamız dileğiyle .