Karar yazarı Taşgetiren, "Türkiye için İsrail tehdidi arttı mı azaldı mı?" başlıklı bugünkü yazısında, "Başlıktaki soru acaba tam da bugün, bizim devlet yetkililerinin masasına geldi mi? Malum, Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1 Ekim’de Meclis’in açılışındaki konuşmasında, ardından, yaşanan süreçteki etkinliği bilinen Devlet Bahçeli, “İsrail’in Türkiye’ye yönelik tehdit olduğu”nu ısrarla belirttiler. “İç cephe tahkimi” yaklaşımı da o günlerde dillendirilmişti. O günlerde İsrail, Gazze vahşetiyle ve Suriye’deki aktivitesi ile gündemdeydi. Ve şimdi İran vuruldu. Aslında bu son vuruş değildi, Haziran’da 12 gün savaşı diye nitelenen olayda da yine ABD – İsrail iş birliği ile İran’ın birçok yöneticisi katledilmişti. Son saldırıda dini diler Hameney ve Trump’ın ifadesiyle 35 İran’lı yönetici katledildi. Savaş İran’ın bölgedeki ABD – İsrail müttefiki Arapları da içine alan karşı hamleleriyle sürüyor." diye yazdı."Malum, ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee, “Nil Nehri'den Fırat Nehri’ne uzanan bölgede "İsrail’in Tevrat'a dayalı hakkı olduğunu" iddia ederek, "Hepsini alsalardı iyi olurdu" dedi. Yine malum, işaret edilen yerlerin bir kısmı Türkiye sınırları içinde." ifadelerini kullanan Taşgetiren, "Acaba Huckabee’nin sözleri Ankara’da densiz bir evanjelistin haddi aşan çıkışı olarak mı okundu, yoksa “İsrail tehdidi” konseptinin uzantısı olarak mı kayda geçti?" diye sordu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Amerikan – İsrail saldırısının “kabul edilemez” olduğunu söyledi öncellikle. İran halkının acılarını paylaştı, sonra Körfez ülkelerine yönelik İran saldırısını eleştirdi, onların da acılarını paylaştı. Bu arada Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Trump’ın telefon görüşmesi yaptığı açıkladı.




