Diğer taraftan 2022’de Anayasa Mahkemesi Başkanı olan Zühtü Arslan yasayla ilgili "Üç yıla kadar hapis cezası öngören kuralın ifade özgürlüğünü kullananlar üzerinde caydırıcı bir etki doğuracağı da açıktır. Bu haliyle kuralın zorunlu bir toplumsal ihtiyaca karşılık geldiği, dolayısıyla demokratik toplum düzeninde gerekli olduğu söylenemez" ifadelerini kullanmıştı.

Anayasa Mahkemesi Başkan Vekili Hasan Tahsin Gökcan ise özellikle "gerçeğe aykırı bir bilgi" bulunup bulunmadığının teyidi yönünden detaylı ve zaman gerektiren bir muhakeme süreci yürütülmesi gerekeceğini kaydetmişti. Yasanın 3 yıl hapis cezası öngörmesi nedeniyle tutuklama tedbirinin uygulanabilecek olmasının, düşünceyi açıklama özgürlüğü yönünden ölçülülük ilkesine aykırı bir müdahale oluşturduğu ve ciddi bir caydırıcı etki yaratacağını aktaran Gökcan, "Suçun değinilen yapısı ve niteliği dikkate alındığında korunmak istenen hukuki değerin soruşturma ve kovuşturma sürecindeki daha hafif koruma tedbirleriyle garanti altına alınabileceği açık olduğundan bu durum düşünceyi açıklama özgürlüğü yönünden açıkça ölçüsüz bir müdahale oluşturmaktadır" ifadesini kullanmıştı.

Yelis Ayaz’a destek büyüyor: Gazetecilerden tutuklama tepkisi
Yelis Ayaz’a destek büyüyor: Gazetecilerden tutuklama tepkisi
İçeriği Görüntüle

Anayasa Mahkemesi Üyesi Engin Yıldırım da Sansür Yasasının ifade özgürlüğünü kullanmak isteyen kişi ve kuruluşlar üzerinde ciddi bir caydırıcı etki ortaya çıkacağını kaydederek, böyle bir durumun da demokratik toplum düzeninin oluşmasına ve gelişmesine olumsuz etki yapacağını vurgulamıştı.

Hükümet kanadından ise “Sansür Yasası” gazetecileri ve ifade özgürlüğünü hedef almıyor açıklamaları yapılmıştı.

Gazeteci Yelis Ayaz’ın CİMER şikayetleri üzerinden kaleme aldığı haber neticesinde tutuklanması, demokrasi, gazetecilik ve ifade özgürlüğü tartışmalarını yeniden alevlendirdi.

Dilek Gappi: Yargı çıldırdı!
Dilek Gappi: Yargı çıldırdı!
İçeriği Görüntüle