Ege’nin incisi, "Gökyüzünün altındaki en güzel yer" olarak tasvir edilen Aydın ilimiz için swot-analiz içeren bir köşe yazısı yazmak istedim... Herodot’un "Gökyüzünün altındaki en güzel yer" dediği, Evliya Çelebi’nin "Dağlarından yağ, ovalarından bal akar" diye tarif ettiği Aydın, bugün sadece bu güzel sözlerle yetinemeyecek kadar büyük bir potansiyele sahip. Ancak küreselleşen dünyada "bereket" tek başına yetmiyor; bu bereketi bilimsel verilerle ve doğru stratejilerle yönetmek gerekiyor...

Aydın; tarımıyla, jeotermal enerjisiyle ve turizmiyle gelişmekte olan sanayi tesisleriyle farklı dinamiklere sahip ancak, stratejik planlama açısından eksikleri, ihtiyaçları olan bir şehrimiz.

1. Aydın’ın Güçlü Yönleri

Aydın, Türkiye ekonomisine doğrudan katkı sunan çok güçlü bir temel üzerine kurulu.

· Dünya Lideri Üretim: İncir ve kestane üretiminde dünya liderliği, zeytin ve pamukta ise Türkiye’nin öncü illerinden biriyiz.

· Jeotermal Potansiyel: Türkiye’nin jeotermal enerji potansiyelinin yaklaşık %80’ine ev sahipliği yapıyoruz. Bu, hem enerji hem de termal turizm için devasa bir güç.

· Turizm Çeşitliliği: Kuşadası ve Didim gibi kıyı turizmi merkezlerinin yanı sıra, Afrodisias ve Tralleis gibi paha biçilemez antik kentlere sahibiz.

"Aydın’ın tarımsal gücü sadece bir söylemden ibaret değil, soğuk rakamların tescillediği bir başarı hikayesidir. Bugün sofralarımıza gelen her 10 incirden 9’u, her 3 kestaneden biri Aydın topraklarında filizleniyor. Pamuk ve zeytinde Türkiye’nin zirvesini zorlayan ilimiz, yılda ortalama 1,5 milyar doların üzerinde tarımsal üretim değeri oluşturuyor. Ancak burada kendimize sormamız gereken soru şu: Bu kadar büyük bir hammadde gücüne sahipken, neden hala sanayi ve markalaşma rakamlarında aynı zirvede değiliz? Rakamlar bize 'üretiyorsun ama yeterince işlemiyorsun' diyor."

Aydın, son yıllarda sadece tarımla değil, 'Sultanlar Ligi'ndeki temsilcimiz Aydın Büyükşehir Belediyespor Kadın Voleybol Takımı ile de bir marka haline geldi. Avrupa kupalarında mücadele eden takımımız, ilimizin genç kızları için dev bir motivasyon kaynağı oldu. Bunun yanı sıra, atletizm ve yüzmede altyapıdan yetişen gençlerimiz, Aydın’ın dinamizmini ulusal kürsülere taşıyor. Tarımdaki 'bereket' vizyonumuzu, spor salonlarındaki 'disiplin' ile birleştirdiğimizde, Aydın’ın gençliği şehrin en büyük katma değeri olacaktır.

2. Aydın’ın Zayıf Yönleri

Güçlü taraflarımıza rağmen, bazı kronik sorunlar gelişimimizi yavaşlatıyor:

· Sanayi-Tarım Entegrasyonu: Ürettiğimiz inciri, zeytini hâlâ büyük oranda "dökme" veya hammadde olarak satıyoruz. Kendi markalarımızı dünya rafına çıkarmakta zorlanıyoruz.

· Lojistik Altyapı: Liman bağlantıları ve demiryolu taşımacılığının ihracat kapasitemizin gerisinde kalması, maliyetleri artırıyor.

· Tanıtım Eksikliği: Turizmimiz hala büyük oranda "deniz-kum-güneş" üçgenine sıkışmış durumda; kültür ve termal turizm potansiyeli yeterince pazarlanamıyor.

3. Fırsatlar

Önümüzde, Aydın’ı bir üst lige taşıyacak açık kapılar var:

· Jeotermal Sera Yatırımları: Enerjimizi sadece elektrik üretiminde değil, modern seracılıkta kullanırsak 12 ay kesintisiz ve ucuz üretim yapabiliriz.

· Agro-Turizm (Tarım Turizmi): Dünyada yükselen "doğal yaşam" trendiyle zeytin hasadı turizmi veya bağ rotaları Aydın için yeni bir gelir kapısı olabilir.

· İzmir-Aydın-Denizli Otobanı: Tamamlanan ulaşım projeleri, lojistik maliyetleri düşürerek yatırımcı çekme şansımızı artırıyor.

4. Tehditler

Riskleri görmezden gelmek, geleceği tehlikeye atmaktır:

· Çevresel Riskler: Kontrolsüz jeotermal deşarjı ve sanayi atıkları, birinci sınıf tarım arazilerimizi ve hava kalitemizi tehdit ediyor.

· İklim Krizi ve Kuraklık: Büyük Menderes Havzası'ndaki su azalması, pamuk ve incir üretimi için en büyük tehlikedir.

· Nitelikli Göç: Üniversite mezunu gençlerimizin istihdam yetersizliği nedeniyle İzmir veya İstanbul’a kaçması, şehrin entelektüel sermayesini eritiyor.

Sonuç ve Çözüm Önerileri: Aydın İçin Ne Yapmalı?

Aydın’ın geleceği "Sanayileşmiş Tarım" ve "Sürdürülebilir Turizm" ekseninde şekillenmelidir.

1. Markalaşma Seferberliği: Aydın İnciri ve Zeytinyağı sadece birer "coğrafi işaretli ürün" olarak kalmamalı; New York’tan Tokyo’ya kadar lüks marketlerin raflarında "Aydın" etiketiyle yer almalıdır.

2. Jeotermalde Denetim ve Verimlilik: Jeotermal enerji, tarımla kavga eden değil, tarımı (seracılık yoluyla) besleyen bir modele dönüştürülmelidir. Çevre denetimleri tavizsiz uygulanmalıdır.

3. Kültür ve Sağlık Turizmi: Kuşadası limanına inen turisti sadece çarşıya değil, antik kentlerimize ve termal tesislerimize çekecek entegre turlar düzenlenmelidir.

Aydın, sadece geçmişiyle övünen değil, ürettiği katma değerle geleceğe yön veren bir şehir olmayı hak ediyor. Bu vizyonu gerçekleştirecek olan ise yerel yönetimlerin, üniversitenin ve sivil toplumun ortak akıl ile hareket etmesidir.

Aydın, Türkiye'nin tarımsal ekonomisinde sadece bir oyuncu değil, birçok üründe oyun kurucu pozisyonunda olmalıdır... Aydın, uyuyan bir devdir. Bu devi uyandıracak olan ise gerçekçi bir planlama ve bu şehre gönül vermiş insanların el birliğidir. Yarının Aydın’ı, bugünkü analizlerimizin doğruluğu ve atacağımız cesur adımlarla şekillenecektir.

2026 Hem dünyaya, hem de ülkemize sağlık, huzur ve mutluluklar getirsin inşallah...

Selam ve dua ile...