• BIST 107.041
  • Altın 143,619
  • Dolar 3,5635
  • Euro 4,1526

    Podyuma veda ediyor

    09.05.2009 19:15
    15 Mayıs’ta vizyona girecek olan “Adab-ı Muaşeret” filminin oyuncusu Meral Kaplan, gelin oluyor.
    Podyuma veda ediyor
    Podyuma veda ediyor Podyuma veda ediyor Podyuma veda ediyor

    Haziranda Erhan Kanioğlu ile nikah masasına oturacak olan Kaplan, “Kararımı verdim, evlendikten sonra sadece çok özel defilelere çıkacağım. Bu kararımda Erhan"ın herhangi bir etkisi yok. Tercihimi kendim yaptım. Artık oyunculuğa ağırlık vermek istiyorum çünkü” diyor.

    Öncelikle biraz filmden bahsedelim... Teklif size kimden geldi?
    - “Adab-ı Muaşeret”in yapım ortaklarından Zafer Bey aradı ve “Çok güzel bir gençlik filmi çekeceğiz ve filmde tam da sana göre bir rol var” dedi. Senaryoyu istedim, okur okumaz da bu filmde rol almak istediğimi söyledim.

    Neydi size bu kadar cazip gelen...
    - “Adab-ı Muaşeret” hem gençlik hem de komedi filmi... Yani “Hababam Sınıfı” serisi tadında... Bu yüzden çok cazip geldi. Ayrıca kadro da çok güçlüydü. Haliyle bu fırsatı kaçırmak istemedim.

    Konu ve kendi rolünüz hakında da biraz bilgi verir misiniz?
    - Film bir lisede geçiyor. Adab-ı Muaşeret adlı kızlar çetesi ile Mokoko adlı erkekler çetesinin okul içindeki çekişmeleri çok komik bir şekilde işleniyor. Ben de 29 şubat Lisesi"nde görev yapan, hem öğrenci hem de öğretmenlerin hayran olduğu Yeliz adlı coğrafya hocasını oynuyorum.

    Ne dersiniz, iyi gişe yapar mı bu film?
    - Ben çok güzel olduğuna inanıyorum. Gerisine seyirci karar verecek.

    GEREKİRSE SAÇLARIMI KAZITIRIM

    Neden lisenin adı 29 şubat... Özel bir anlamı var mı bunun?
    - Özel bir anlamı yok... Sadece çok esprili ve dikkat çeken bir isim olduğu için seçilmiş... Mesela her sene yapılması gereken geleneksel pilav günü, bu okulda ancak dört yılda bir düzenlenebiliyor.

    Film için imaj değişikliği de yaptınız, sarı saçlara veda edip esmer oldunuz. Hangi saç rengini kendinize daha çok yakıştırıyorsunuz peki?
    - Rol ne gerektiriyorsa yapmak gerek. Dolayısıyla saçımı koyu renge boyatmam gerektiğinde hiç tereddüt etmedim. Değil boyatmak, kazıtmamı isterseler bile kazıtırdım. Ancak doğrusunu söylemek gerekirse ben kendime sarı saçı daha çok yakıştırıyorum. Zaten çekimler biter bitmez yine eski renge dönüş yaptım.

    Dünyaca ünlü oyuncu Cameron Diaz"a benzetildiğiniz için mi sarıdan vazgeçmiyorsunuz yoksa?
    - Ünlü bir Hollywood yıldızına benzetilmek elbette çok hoş, ama ben ona benzemek için ekstra hiçbir şey yapmadım. Zaten bebeklik fotoğraflarımda da saçlarım sapsarıdır. Arada değişiklik için saç rengimi değiştrebilirim projelere göre, ama benim tercihim ten ve göz rengime uyduğu için sarıdan yana...

    SULTANA"LI PARTİDE ÇOK EĞLENDİK

    Yeniden filme dönersek... Çekimler nasıl geçti?
    - İnanılmaz keyifliydi. Deneyimli oyunların yanında çok genç, yaşı birbirine yakın ve enerjisi yüksek isimler de vardı. Çok güzel geçti çekimler, çok eğlendik yani... Bazen gülme krizine girip çekimi aksattığımız bile oldu. En eğlendiğimiz sahne ise parti sahnesiydi. Sultana"nın parçaları eşliğinde rap yapmaya çalıştık. Herkes kendi tarzını yarattı, çok komiktik.

    Film nerede çekildi?
    - İstanbul Erkek Lisesi"nde... Binası büyüleyici... ılk kez bu film için kapısından içeri adım attım ve çok etkilendim. Yüksek tavanlar, mimari... Her yer tarih kokuyor resmen...

    “Adab-ı Muaşeret”e gidecekleri nasıl bir film bekliyor?
    - Bir kere, çok gülecekleri kesin... Bir lisede yaşanabilecek tüm komik olaylar kullanıldı. Bir de bu okuldakiler esktra fırlama olduğundan, kahkaha kaçınılmaz. Diğer yandan Salih Kalyon ile Tarık Ündüz"ün canlandırdığı baba-oğulun ilişkisi birçok kişiyi duygulandıracaktır. Gülmek ve güzel vakit geçirmek isteyenler bu filme gitsin. Hiçbiri pişman olmaz...

    Hasibe Eren ve Salih Kalyon ile çalışmak nasıldı?
    - Çok güzel bir deneyim oldu benim için. Çok profesyoneller... Hangisinden ne kapıp neler öğrenebilirim diye etraflarında dört döndüm. Her zaman böyle fırsat ele geçmez. Ama bu yolda ustalaşmam için daha kırk fırın ekmek yemem gerek.

    EN AZINDAN İKİ ÇOCUĞUM OLMALI

    Gelecek ay nikah masasına oturacaksınız. Mankenlik evlendikten sonra da devam edecek mi?
    - Evet, Erhan Kanioğlu ile haziranda evleniyoruz. Kararımı verdim, evlendikten sonra sadece çok özel defilelere çıkacağım. Podyumda daha az görüneceğim. Ama bu kararımda Erhan"ın herhangi bir etkisi yok. Tercihimi kendim yaptım. Artık oyunculuğa daha fazla ağırlık vermek, eğitimini almak istiyorum. Ayrıca çocukları çok sevdiğim için fazla beklemeden anne olmak niyetindeyim.

    Kaç çocuk düşünüyorsunuz?
    - Ben kalabalık ailede büyüdüğüm için en az iki çocuğum olsun istiyorum. Ayrıca onlarla kendim ilgileneceğim.

    Hem iş hem çocuklar... Nasıl yetişeceksiniz?
    - Her şeye aynı ölçüde vakit ve imkan ayırmak zor. O nedenle öncelik ailemde olacak.

    Müstakbel eşiniz sizi destekliyor mu?
    - Evet, bu filmde rol almamı o da istedi. Oyunculuk eğitimi almam için Amerika"ya gitmeyi düşünüyoruz.

    FİLM SETİNİN BÜYÜSÜNE KAPILDIM

    Mankenlik mi, oyunculuk mu?
    - Mankenliği çok seviyorum, keyif alarak yapıyorum. Ama sette de sanki bir büyü var. Onu bir kez tadınca, bir daha bırakamıyorsunuz. Yani setler ağır basmaya başladı.

    Kendinizi bu yönde geliştirmek için neler yapıyorsunuz peki?
    - Oyunculuğumu geliştirmek, kamera karşısında daha iyi bir performans sergileyebilmek için Plato"nun oyunculuk okuluna gittim. Ayrıca Ayla Algan"dan özel dersler aldım.

    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim