• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209

    Yıldız doktorun iki farklı yüzü

    02.07.2011 11:30
    Ülkemizde Home TV'de yayınlanan 'The Dr. Oz Show' ile 'En İyi Talk Show Sunucusu' ve 'En İyi Bilgilendirici Talk Show' dallarında Emmy kazanan Dr. Mehmet Öz'le kanser tehlikesi geçiren Mehmet Öz'ü ve TV'de parlayan Dr. Oz'u konuştuk
    Yıldız doktorun iki farklı yüzü
    Yıldız doktorun iki farklı yüzü Yıldız doktorun iki farklı yüzü Yıldız doktorun iki farklı yüzü

     

    Hekim kimliğinizi bir kenara bırakacak olursak, sonuçta bir programınız var ve sunucusunuz. Televizyon da görselliğe dayanan bir araç. Bu açıdan bakıldığında insanların sizi beğenmelerinin ve sevmelerinin nedeni nedir? 
     
    Birincisi benzetmeleri güzel kullanıyorum. İnsanlar, benzetmeler ve kendilerine yakın buldukları şeyler sayesinde daha rahat öğrenirler. Bu sayede korktuğun, anlamadığın şeyleri bile anlayabilirsin. İkincisi animasyonlar. Bu çok pahalı. Animasyonlara aşağı yukarı neredeyse en az 1000 dolar yatırmak zorundasınız; ama bence buna değer. Oprah’yla beraber ortak olduğumuz için animasyonlar konusunda rahatlıkla parayı gözden çıkarıyoruz. Sonuçta televizyon dediğiniz gibi görsel bir araç. Biz de anlatmak istediklerimizi açık bir şekilde göstermeliyiz. Eğer insanlar bahsettiğimiz hadiseyi göremezlerse anlayamazlar. Üçüncü en önemli nokta ise insanların sizi sevmesi. Oprah, şovunu bitirmeden önce bana şöyle bir soru sormuştu: “Arkadaşların seni niye seviyorlar?”. İzleyenlerin sizi olduğunuz gibi görmeleri gerekiyor. Ekranda normal hayatınızdaki gibi eğlenebilmeli, izleyenlere yeri geldiğinde tavsiye vermeli ve onlarla barışık bir şekilde iletişim kurabilmelisiniz. Bunları sağlayabilirseniz halk sizi sever ve her gün evine davet eder. Çünkü hatırlamamız gerekir ki bizler, izleyenlerin evinde misafiriz.
     
    Time Dergisi’nin kapağında Dr. Öz ile hasta Mehmet Öz’ü bir arada görüyoruz. Olayların en başına gidecek olursak; kolonoskopinin sonucunu öğrendiğinizde ilk ne hissettiniz? 
     
    “Şanslıyım!”. Çünkü kendi şovum ve bu öneri olmasaydı ben 50. doğum günümü kutladığım akşam herkese kolonoskopi yaptıracağıma dair söz vermezdim ve bu kolonoskopiyi olmazdım. Herkese bunu yaptırmanın ne kadar kolay olacağını göstermek için yanımda kameraları da getirdim. Kolonoskopi sonucunda polip bulundu. Hiç beklemiyordum, şaşırdım. Alındıktan sonra tekrar şanslı olduğuma inandım. 
    İlk defa hayatımda hassas bir durumla karşı karşıya geldim. En zor kısım beklemekti ve herkes de bunu söyler. Ama ben büyük bir sabırla bekledim. Sonuç netleştiğinde programda bu konuda bana soru soran insanlarla empati kurmuş oldum. Bir sunucu hekim olarak insanlar sizden, kendileriyle empati kurmanızı bekliyorlar. “Evet, anlayabiliyorum” demeye başladım. Bu nedenle hasta olan hekim daha iyi bir doktordur.
     
    Kolon kanseri olduğunuzu açıkladığınızda izleyenlerin size karşı güvenlerinin sarsılacağını düşündünüz mü? Sonuçta her gün bir televizyon programı yapıyorsunuz ve kitlelere hitap ediyorsunuz. 
     
    Evet, düşündüm ve bunu açık bir şekilde herkesle konuştuk. Kalabalık bir ekibim var. Onlara, kolon kanseri olduğumu televizyonda açıklamak istediğimi dile getirdim. Hepsi bunun doğru bir davranış olduğunu söyledi. Birine güvenirken iki şeye bakıyorsunuz. Biri o kişinin becerikli, bilgili olması; diğeri ise namuslu olması. Eğer söylemeseydim bir yerde haksızlık etmiş olurdum. Çünkü halk, benim kolonoskopi olduğumu öğrenince onlar da olmaya başladılar. Bu problem Türkiye’de pek yayılmadı; ama yüzlerce kişide polip bulundu ve alındı. Esasında baktığımızda hayat kurtarma kudretine televizyon sayesinde sahip oluyoruz. Ameliyathanede teker teker hayat kurtarıyorum; ama bu sayede yüzlerce kişinin hayatını kurtarabildim.
    Hekimler kuvvetli, altyapı zayıf 
     
    Türkiye’deki sağlık endüstrisi hakkında neler söyleyebilirsiniz?
     
    Hekimler çok kuvvetli; ama altyapı zayıf. Daha da güçlendirmek gerekiyor. Halkın sigortası var; ama onların yeni cihazlardan faydalanabilmeleri için para lazım. Paranın olup olmadığını bilemem; ama Amerika’yla karşılaştıracak olursak altyapısı gevşek.
     
    Peki, bu altyapı sizce nasıl güçlendirilir?
     
    Aslında maddi geliri iyi olan insanlar açısından baktığımızda altyapı biraz kuvvetlendirildi. Yeni birçok hastane açıldı. Umarım ileride SSK hastaları ve diğer bu tür hastalar için de bu durum geçerli olur. Aslında en yeni kalp cihazlarını kullanmanız şart değil; ama en yeni tedavileri herkese temin etmeniz gerekiyor.
    Forbes Dergisi 2011 yılının “En Etkili İsimleri” listesinde sizi üçüncü sırada gösterdi. Genelde siyaset ve sanat dünyasından isimler olur. Bir hekim olarak bu konuda ne düşünüyorsunuz? 
    Açıkçası ben de şaşırdım (Gülüyor). Etkili bir isim olmak için güvenilir biri olmanız gerekiyor. Oprah’yla beraber çok yakın çalıştım, namuslu olarak programımı yaptım. Halk, kendi hayatlarını iyileştirmek için benim sözlerimi dinledi. Etkili bir isim olmak için insanlar, bir harekette bulunmadan önce bu konu hakkında sizin fikrinizi duymak istiyorlarsa o zaman siz etkili bir kişi haline gelmişsinizdir. Oprah böyle biri. Kendisi pek konuşmaz; fakat konuştuğu an da herkes dinler. Bir doktorun böyle bir listede olması çok güzel bir şey. Kendi adıma değil, hekimler adına bununla gurur duyuyorum.
     
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim