• BIST 83.048
  • Altın 146,881
  • Dolar 3,7605
  • Euro 4,0391

    Yazıcıoğlu, başkanlık sistemini 12 yıl önce savunmuş

    09.05.2012 11:55
    Yazıcıoğlu, başkanlık sistemini 12 yıl önce savunmuş
    Türkiye’nin yakın tarihine ‘Süper Vali’ olarak geçen ve elim bir kaza sonucu hayatını kaybeden Türkiye’nin sevgilisi Merhum Vali Recep Yazıcıoğlu ölümünden 3 yıl önce yaptığı açıklamalarda...
    Yazıcıoğlu, başkanlık sistemini 12 yıl önce savunmuş Yazıcıoğlu, başkanlık sistemini 12 yıl önce savunmuş Yazıcıoğlu, başkanlık sistemini 12 yıl önce savunmuş

    Türkiye’nin yakın tarihine ‘Süper Vali’ olarak geçen ve elim bir kaza sonucu hayatını kaybeden Türkiye’nin sevgilisi Merhum Vali Recep Yazıcıoğlu ölümünden 3 yıl önce yaptığı açıklamalarda, 12 yıl sonra gündemin en önemli maddesi haline gelen Sivil Anayasa, Yargının Bağımsızlığı ve Başkanlık Sistemi konusunu açıklamıştı. Merhum Vali Yazıcıoğlu’nun 12 yıl önce verdiği röportajda “Türkiye’de ilk sivil anayasa Padişahlık döneminde yapılmış. Sonra 21 anayasası oluşturulmuş, ondan sonra da sivil bir anayasa görmedik” ifadelerine yer veriyor.

    14 Ağustos 1989'dan 19 Ağustos 1991 tarihine kadar Aydın Valiliği yapan ve Denizli Valiliği sırasında 2 Eylül 2003 günü Eskişehir-Ankara Yolu üzerinde geçirdiği trafik kazası sonucu 8 Eylül 2003'te vefat eden Süper Vali Recep Yazıcıoğlu, merkeziyetçiliği eleştirir, yerelleşmeye önem verirdi. Bunun tek çıkış yolunun da Başkanlık sistemi olduğuna vurgu yapardı. 15 Ocak tarihinde denize girip su kayağı yapan ve kendisini takip eden gazetecilere de bol bol haber malzemesi veren Merhum Vali Recep Yazıcıoğlu’nun açıklamaları ölümünden 12 yıl sonra bile haber oldu.

    İTE YAZICIOĞLU’NUN 12 YIL ÖNCEKİ AÇIKLAMALARI
    Merhum Vali Recep Yazıcıoğlu, 12 yıl önce Aydınlı Gazetecilerden Yılmaz Ölmez’e verdiği röportajında “Türkiye ilk anayasayı Padişahlık döneminde gördü. Türkiye’de ilk sivil anayasa maalesef padişahlık döneminde yapılmış, sonra 21 anayasa sı yapılmış. Ondan sonrada sivil bir anayasa görmedik. Türkiye’nin bir sivil anayasaya, sivil yönetime ve sivil topluma ve Atatürk’ün bize hedef gösterdiği batı standartlarına biran önce ulaşmamış gerekir. Ben şahsen Başkanlık sistemini savunuyorum. Çünkü Türkiye’de kuvvetler birliği var. Yasama, yürütme, yargı iç içe girmiş ve bunun sakıncalarını hep yaşıyoruz. Maalesef bir bakanlık enflasyonu var. 30,40’a Yakın bakanlık var. Politik kişiler, milletvekilleri bakan oluyor. Bürokrasinin en başında siyasi bir kişi olunca bu sefer yasama ile yürütme iç içe giriyor. Etkili ve verimli bir idare kurulamıyor. Yargıya müdahale söz konusu, yargı bağımsızlığı yok. O zaman ne yapacağız, kuvvetler ayrılığının gerçekleşmesi için parlamenter sistem yeterli olmadı. Onun için ben Başkanlık sistemini savunuyorum. Bu demek değildir ki, sadece Cumhurbaşkanı’nı seçelim. Projeyi bir bütün olarak uygulamaya sokmak gerekir. Bunun için de 7-8 kişilik teknik siyenlerden ibaret bir kabine, halkın seçtiği bir başkan.7 Yıllık, bir dönem için. Birde yasama organı. Yasama organı artık yürütmeyle bağımsız olacak, yürütmeyi denetleyecek. Bir de yasama ile meşgul olacak. Böylece yargı bağımsız olacak. Böylece çeteler, vurgunun, soygunun, yağmanın önüne geçecek bir ceza sistemi ortaya çıkacak. Yalnız böyle baklava çalana ceza verip de, çeteleri dışarıda gezdiren bir ceza sistemi değil. Devleti koruyan, halkın hukukunu korumayan sistem olmalı. Faşist İtalya’dan alınan ceza sistemi yerine çağdaş ceza sistemi gelecek. Böylece taşlar yerine konulacak. Halk sorumluluğa, yönetime katılacak. Çoğulcu bir yapı ortaya çıkacak”

    BAŞKANLIK SİSTEMİ DİKTATÖRLÜK DEĞİLDİR!
    Başkanlık sisteminin diktatörlük olmadığını, aksine Başbakanlık modelinin padişahlıktan öte daha katı bir yönetim şekli olduğunu vurgulayan Yazıcıoğlu, “Başkanlık sistemi ile birlikte Ankara’nın idari, siyasi ve ekonomik yetkileri, özelleştirmeyle, ekonomik yetkiler özel sektöre, yerelleşmeyle yerel meclislere verildiği zaman Ankara yalnız Ulusal ölçekte hizmet görecek, dış politikayı yapacak. 

    Dolaysıyla bir diktatörlük söz konusu değil. Diktatörlük eğer varsa şimdi var. Bugünkü Başbakanlık modeli aslında padişahlıktan da öteye idari, siyasi ve ekonomik yetkileri kendisinde topladığı için çok daha katı, otoriter ve padişahlığa daha yakın bir rejimdir. Kuvvetler ayrılığı sisteminde böyle bir tehlike söz konusu olmayacak. Çünkü kuvvetler ayrılacak ve Türkiye’nin altyapısı da yap, işlet devret modeli ile yerli ve yabancı özel sektöre yaptırılacak, iç borçlarda tasfiye edilmesi suretiyle, Türkiye yeniden iktisadi, siyasi ve ekonomik anlamda yeniden yapılandırılacak” ifadelerini 12 yıl önce kullanmıştı.

    aydinpost-facebook.20120414234532.jpg

    aydinpost-twitter.jpg

     

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim