• BIST 89.955
  • Altın 145,546
  • Dolar 3,5984
  • Euro 3,9105

    Önce onlara danışıyor

    29.06.2009 11:05
    Önce onlara danışıyor
    Başbakan'ın 7 kişilik A takımı
    Önce onlara danışıyor Önce onlara danışıyor Önce onlara danışıyor

    Yedi kişilik A takımı, Başbakan'a en yakın ekip olarak tanımlanıyor.

    Yakın takip ekibi, Başbakanlık Basın Merkezi üyelerinden oluşuyor ve tüm basın toplantılarında hazır bulunuyor. Üye sayısı dört. Bir de Başbakan'ın yurt içi ve yurt dışı temaslarında yanından ayırmadığı beş isim var. Danışmanlar arasında aktif olmayan dört kişi ise Başbakanlık Basın Merkezi'nde Başbakan'ın verdiği idari işleri yürütüyor.

    İRAN HAYRANI BASIN DANIŞMANI

    19 kişilik danışman ekibinde 'A takımı'na dikkat çekiliyor. Başbakan'ı etkileyebilen isimlerden oluşuyor. Bu ekipte '1 Numara' Başbakanlık Basın Sözcüsü Akif Beki'nin yerine atanan eski Başdanışman Kemal Öztürk. 2003'te TBMM Başkanlığı döneminde Bülent Arınç'ın iletişim danışmanıydı. Gazeteciliğe Kanal 7de başladı. Iran islam Devrimi'ni savunan Girişim dergisinde laiklik karşıtı ve Atatürk'e hakaret eden yazılar kaleme almakla suçlandı. 1994'te, Mir Mahmut Rıza mahlasıyla 'Bir Garip Oğlanın Hikâyesi' adlı kitapta eski Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'e hakaret ettiği gerekçesiyle bir yıl hapis cezası aldı; kitabı toplatıldı. Mahkûmiyeti ertelendi, ama bu nedenle sarı basın kartı alamadı. 1999da 'İlk Meclis' adlı bir belgesel hazırladı. Gösterimi RTÜK (Radyo Televizyon Üst Kurulu) tarafından yasaklandı. Öztürk, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Özenle hazırladığımız belgesel, Milli Eğitim Bakanlığı'nın öğrettiği tarih tezine aykırıymış. Bu yüzden de 'Türk milli eğitiminin genel amaçlarına, temel ilkelerine ve milli kültütün geliştirilmesi ilkesine uygun olmak' maddesini ihlal etmişiz" dedi. Belgeseli, aynı adla kitap olarak yayımladı. Marmara Üniversitesi iletişim Fakültesi mezunu Kemal Öztürk, 1998'de Sarıkamış belgeseli de yaptı.

    Öztürk, toplatılan kitabı ile ilgili yaptığı açıklamada, -popüler biçimde olmasa da- değiştiğini ileri sürdü. Ayrıca, memnu haklarının iadesi kararını aldırarak, basın kartı taşımaya hak kazandığının altını çizdi.

    TAKMA İSİMLİ DANIŞMANLAR

    Kemal Öztürk'ten sonra Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 'A takımı'nda yer alan diğer isim Mücahit Arslan. Mali işlere bakıyor. Gerçek adının İhsan olduğu ileri sürülüyor. Babası, AKP Diyarbakır Milletvekili M. İhsan Arslan. Baba-oğul müteahhitlik yapıyor. Mücahit (İhsan) Arslan için, Erdoğan'ın sessiz, derinden çalışan danışmam tanımı yapılıyor. AKP'nin kurucularından. Başbakan'ın makam aracına binen ender isimlerden. 10 Aralık 2002'de Erdoğan, henüz başbakan değilken, ABD Başkanı George Bush ile görüşmeyi ayarlayanlardan biri. Baba Arslan'm 1996'da PKK kampını ziyaret ettiği, Hizbullah'ın iki kanadı arasında arabuluculuk yaptığı basında yer almıştı. Mücahit Arslan hakkında, CHP Milletvekili Atilla Kart, Başbakan'ın yanıtlaması istemiyle Ocak 2007'de TBMM'ye soru önergesi verdi. Arslan ile Erdoğan'ın aynı cezaevinde kalıp kalmadıklarını ve Mücahit Arslan'ın hangi suçtan hüküm giydiğini sorarak şu noktalara da dikkat çekti: "Mücahit Arslan'ın gerçek adı Ali ihsan Arslan mıdır? ihsan Arslan ve Mücahit Arslan'ın ortak olduğu şirketler hangileridir? Bu şirketler bakanlıklardan, belediyelerden, kamu kurum ve kuruluşlarından hangi ihaleleri almışlardır?" CHP'nin soru önergesi çoğu kez olduğu gibi yanıtsız kaldı.

    Müstear isim kullanan diğer danışman ise Yeni Şafak Gazetesi'nin fotoğrafsız yazarı Yasin Doğan, yani Yalçın Akdoğan. AKP'nin fikri kurucularının başında geliyor. Partiyi 'muhafazakâr demokrat' söylemiyle tanımlıyor. Başbakan Erdoğan'ın topluluk karşısında 'prompter' denen cihazdan okuduğu konuşma metinlerini yazdığı ileri sürülüyor. Akdoğan, Abdullah Gül'ün cumhurbaşkanı adayı olduğu dönemde çok tartışılmıştı. Köşesinde Gül'ün neden aday olmaması gerektiğini kaleme almış, yazısı Hürriyet ve Milliyet gazetelerine manşet olmuştu. O yazı, 'Erdoğan, Gül'ün cumhurbaşkanı olmasını istemiyor' şeklinde yorumlanmıştı. Son Bakanlar Kurulu değişikliğini değerlendirdiği yazısı da ilgi gördü. Yazısında, tek tek yeni bakanları değerlendiren Doğan'a göre Milli Görüşçü tek bakan Bülent Arınç. Diğerlerini muhafazakâr demokrat diye niteledi.

    DAVUTOĞLU'NUN YERİNE ÖĞRENCİSİ

    Başbakan'ın dış politikada danıştığı isim sayısı dört. Baş danışman ibrahim Kalın ve Dr. Savaş Barkçin 'A takımı'nda. Ali Yakıtal ve Prof. Dr. Emrullah İşler, Başbakanlık Basın Merkezi'nin idari işlerinde. Ahmet Davutoğlu'nun Dışişleri
    Bakanlığı'na atanmasının ardından yerine bir zamanlar üniversitede kendi öğrencisi olan, Siyaset Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) Koordinatörü, Ortadoğu Uzmanı Sttatejist Dr. İbrahim Kalın getirildi. Sabah gazetesinde dış politikaya ilişkin köşe yazmaya başlayan Dr. Kalın, daha önce Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün strateji kurumları yöneticileri ile birlikte Çankaya Köşkü'ne davet edilmişti. Hazırladığı raporlarla AKP hükümetinin dış politikasına destek verdiği ileri sürülüyordu. Başbakan Erdoğan'ın bazı yurt dışı gezilerine katılmasıyla da dikkat çekmişti. Dr. Kalın, Ortadoğu, İslam dünyası hakkındaki çalışmalarının yanı sıra Batı paradigmalarına da hâkim bir isim olarak biliniyor.

    Dr. Savaş Barkçin,

    Başbakan'ın özellikle Kafkaslar konusunda danıştığı isim. Daha önce TİKA (Türk işbirliği ve Kalkınma idaresi Başkanlığı) ve TÜBİTAK'ta görev yapan Barkçin, Devlet Planlama Teşkilatı'nda Müsteşar Danışmanı, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu Başkan Danışmanlığı görevlerinde bulundu. İstanbul'da faaliyet gösteren Ekonomi ve Sosyal Araştırmalar Derneği'nin internet sitesinde, ekonomik ve politik analizlerin yanı sıra dünya basınından tercümeler yaptı. 'Gelenekçilik'i savunan bir isim olarak biliniyor. Çeşitli platformlarda yaptığı konuşmalarda, gelenek kelimesinin 'gelene ek' kökeninden geldiğini, dolayısıyla statik olmadığını, medeniyetin mihverinin sabit ama çevresinin değişime tabi olduğunu anlattı. Ayrıca, medeniyetlerin bir kurucu akla sahip olduğunu ileri sürerek, Osmanlı'nın aşk, şevk ve meşk mihveri üzerinde yükselmiş bir medeniyet olduğunu savundu. Başbakan, Prof. Dr. Emrullah İşler'e de özellikle Ortadoğu konusunda danışıyor. Ama işler, Erdoğan'a asıl Arapça ve ingilizce'den tercümanlık konusunda yardım ediyor.
    Ali Yakıtal ise eski büyükelçi. Bir dönem Fenerbahçe'de lisanslı basketbol oynayan Yakıtal, Hartum Büyükelçiliği'nde Türkiye-Sudan ekonomik ilişkilerine katkısı ile dikkat çekmiş; bu süreçte Türk yatırımcılar. Sudan'da önemli miktarlarda yatırım gerçekleştirmişti.

    BAŞBAKAN ADINA

    A takımının en önemli isimlerinden biri, koordinatör gözüyle bakılan Prof. Nabi Avcı. Basın danışmanı Kemal Öztürk'ün de bağlı olduğu iletişim danışmanı Prof. Avcı, Başbakan adına açıklama yapma yetüsine sahip. Erdoğan'ın saygı gösterdiği stratejisderden. Kimi çevrelere göre, bir iki yıl önce Başbakan'ı en çok etkileyen isimlerden biriydi. Başbakan'ın hemen tüm temaslarında bulunuyor. İletişim profesörü Avcı, Anadolu ve istanbul Bilgi Üniversitesi'nde iletişim felsefesi ve iletişim sosyolojisi üzerine dersler verdi. Aynı zamanda Zaman gazetesinin kurucularından. 1987- 1988'de gazetenin yayın danışmanlığını ve yazarlığını yaptı. Geçici görevle Başbakanlık Müşavirliği'nde çalıştı. Uzaktan Eğitimde Yazılı Malzeme, Düşünce ve Uygarlık Tarihi (S.Hayri Bolay ile birlikte), iletişim Düşüncesinin Gelişimi, Bombacı Parmanides, Enformatik Cehalet adlı kitapları var. Başbakan ile tanışması, 1990'lara uzanıyor. 1994 yerel yönetim seçimlerinde Erdoğan'ın seçim kampanyasını yürüten ekipten. ODTÜ mezunu. Kimilerine göre İslamcı dünyanın sosyetik kesiminden.

    A takımındaki son isim Müsteşar Yardımcısı Hakan Fidan. Eski Türk İşbirliği ve Kalkınma Dairesi (TİKA) Başkanı. Başbakanlık'ta özellikle 'uluslararası yardım ve kalkınma yardımı' konularında çalışıyor. TİKA'daki çalışmaları sonucu Türkiye'nin Türk dünyası ve Afrika'ya açılım yaptığı ileri sürülüyor. 'Dış Politikada istihbaratın Rolü' başlıklı teziyle yüksek lisansını, 'Bilgi Çağında Diplomasi: Enformasyon Teknolojilerinin Uluslararası Antlaşmaların Doğrulanmasında Rolü' teziyle doktorasını tamamladı. Hacettepe Üniversitesi'nde 2002-2004 yılları arasında uluslararası ilişkiler dersi verdi. O

    YAKIN TAKİP EKİBİ

    Hacı Ünal (Basın Danışmanı)
    Süha Bacanakgil (Basın Danışmanı)
    Zafer Demez (Basın Danışmanı)

    Tüm basın toplantılarında Başbakan'ın yanında
    olurlar.

    SÜREKLİ BAŞBAKAN'IN YANINDA OLANLAR

    Mücahit (İhsan) Arslan, Nabi Avcı , Yalçın Akdoğan, Kemal Öztürk , İbrahim Kalın (Yurt dışı seyahatlerinde)

    AKTİF OLMAYANLAR

    Dr. Ömer Fatih Sayan
    Dr. Ali Berat Cankar (Prof. Dr. Abdullah Canberk)
    Mehmet Atalay
    Başbakanlık Basın Merkezi'nde Başbakan'ın
    verdiği idari isleri yürütüyorlar.

    "BAŞBAKAN BİR DANIŞMANA SORARAK HAREKET ETMEZ"

    Akif Beki I Eski Başbakanlık Basın Sözcüsü, Radikal gazeten köse yazarı

    BAŞBAKAN'IN, DANIŞMANLARINA DANIŞMADIĞI, BAZILARININ YANLIŞ YÖNLENDİRDİĞİNİ İLERİ SÜRENLER OLDU. SİZ NASIL DEĞERLENDİRİYORSUNUZ?

    Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bu kadar rutin, disiplinli haftalık bakanlar kurulunu, partisinin MYK'sını toplayan; sivil toplum örgütleri, Ekonomik Sosyal Konsey, Sanayi ve Ticaret Odası üyeleriyle bir araya gelen başka bir başbakan oldu mu? Başbakan'a bir şeyin söylenmeme ihtimali yok. Diyelim ki, söylemeyen/söyleyemeyen bazı danışmanlar var. Ama onun söyleyemediğini sokaktaki vatandaş, işadamı, bir bakan, genel başkan yardımcısı, milletvekilleri iletiyor. Medya haber veriyor. Danışmanları dinlemediği, yanlış yönlendirildiği bir şehir efsanesi. Başbakan bir kaynaktan beslenmez. Tek görüşten hareketle yola çıkmaz.

    BAŞBAKAN İÇİN DANIŞMANLAR NE KADAR ÖNEMLİ?

    Danışman kadar önemli. Başbakan dinleyen biri. Ama karar sahibi o.

    BAŞBAKAN DANIŞMANLARINI HANGİ KRİTERE GÖRE BELİRLİYOR?

    Kimden nasıl yararlanacağını düşünerek seçiyor.

    BAŞBAKAN'IN GÜNCEL BİR KONUYA İLİŞKİN, SORUMLU DANIŞMANI ÇAĞIRIP 'NE YAPACAĞIZ?' DİYE SORDUĞU OLUYOR MU?

    Bir konu hakkında, Başbakan açısından birçok taraf vardır. Bölge milletvekilleri, o alandan sorumlu bakan, genel başkan yardımcısı gibi. Uluslararası bir konu ise dışişleri bakanlığı, bürokrasi devreye girer. Askeri bir konuda ise Genelkurmay ile görüşülür. Başbakan hepsini dikkate alır. Ayrıca danışmanlarını da çalıştırır; 'Şu konuda hazırlanın, bana bilgi verin, görüş bildirin' der. Başbakan sadece bir danışmana sorarak hareket etmez.

    DANIŞMANLIK YORUCU BİR İŞ MİDİR?

    Başbakan'ın temposu yoğun. Ona sürekli refakat eden danışman heyeti açısından performans gerektiren bir istir.

    SİZ DE YORULDUĞUNUZ İÇİN Mİ AYRILMAK İSTEMİŞTİNİZ?

    Yenilenmenin, değişimin iyi olacağını söyleyerek ayrılmıştım. Tabii ki çok yorucuydu. Bugün eskiye göre çok daha rahat bir tempom var.

    BAŞBAKANLIK BASIN SÖZCÜLÜĞÜ GÖREVİNDEYKEN BAZI UYGULAMALARINIZ ELEŞTİRİLDİ. BUGÜN 'ASLINDA HAKLILARMIŞ' DEDİĞİNİZ OLDU MU?

    O görevdeyken bir gün yeniden medyaya döneceğimi biliyordum. Her şeyi bilerek yaptım. Benim de hatalarım olmuştur, ama hepsi doğruluğuna inandığım şeylerdi.

    ((TEMPO)

    Diğer Haberler
  • Demirtaştan Akla Ziyan İddia!05 Ekim 2012 Cuma 08:37
  • Vekilin İsteği Başka!05 Ekim 2012 Cuma 08:36
  • Hüseyin Çelik: Panik yapmayın!04 Ekim 2012 Perşembe 20:18
  • Hüseyin Aygünden ilginç iddia04 Ekim 2012 Perşembe 20:07
  • MHPnin Neden Evet Dediği Belli Oldu04 Ekim 2012 Perşembe 14:46
  • Muharrem İnce Meclisi birbirine kattı04 Ekim 2012 Perşembe 14:44
  • CHPli heyetten ilk açıklama03 Ekim 2012 Çarşamba 22:45
  • Seçim teklifi komisyondan geçti03 Ekim 2012 Çarşamba 21:00
  • CHPden sağduyu çağrısı03 Ekim 2012 Çarşamba 20:55
  • BDPden ilk yorum Kaplandan03 Ekim 2012 Çarşamba 20:52
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim