• BIST 75.727
  • Altın 129,876
  • Dolar 3,4745
  • Euro 3,6641

    Neden sarışınlıktan vazgeçti?

    05.03.2009 01:50
    Neden sarışınlıktan vazgeçti?
    'Sarışın bomba'lıktan kumrallığa...
    Neden sarışınlıktan vazgeçti? Neden sarışınlıktan vazgeçti? Neden sarışınlıktan vazgeçti?

    Çok defa sarışın görmeye alışık olduğumuz Hollywood'un genç yaşta kariyerine pek çok başarılı film sığdıran oyuncusu Scarlett Johansson, kumrallığının nedenini açıklayıp 'karanlık tarafını' anlattı.

    'Nanny' (Dadı' filminde kumral saçlarıyla izleyenleri kıyaslamaya götürdü. Hangi Scarlett daha güzeldi?

    Ona uzun süre bakmak, erkek seyircinin kalp atışlarının gitgide hızlanmasına neden oluyor. Hele Dolce & Gabbana'nın yeni makyaj serisi için kamera karşısına geçip beyazperdenin 'en sarışın bombası' Marilyn Monroe kıvamında verdiği pozlarla kalpler yerlerinden çıktı çıkacaktı ama o, tüm bunlara sırt çevirip 'koyu' bir karar aldı.

    Scarlett, kusursuz güzelliğini destekleyen sarışınlığından vazgeçip geçtiğimiz aylarda saçını kahverengiye boyattı. Kimi bu ani değişikliğin nedenini yeni bir film için yapılan imaj değişikliğine bağlasa da, Scarlett konuya son noktayı koydu.

    "Çok uzun zamandan beri sarışın bir kadınım. Neredeyse beyaza çalan platin renginde saçlarım vardı. Babam Danimarkalı olduğu için kendi saç rengim de açık sarı. Bu benim doğal halimdi aslında. Lauren Bacall, Grace Kelly, Marilyn Monroe gibi pek çok sarışın ikonu oynamayı çok istedim. Ancak üzerime yapışan 'sarışın bomba'lık da bir yere kadar."

    VE SAÇLAR DEĞİŞİR...
    Neden kahverengi? Belki de artık bu 'sarışın bomba' sıfatı, tazecik gelin için uygun değildi. Geçtiğimiz Eylül ayında aktör Ryan Reynolds'la evliliğinden sonra saç rengi değişikliğine gitmesi bunu doğruluyor gibi.

    "Koyu kırmızı gibi aslında. Bir gün sıkıldım. Yağmur yağıyordu. Kuaför arkadaşıma gittim ve şu saçı değiştirelim artık dedim. Başta birkaç koyu gölgeyle yola çıktık. Sonra bir baktık, kahverengi saçlarım var!"

    SİNEMA ONU KAZANDI, O KALPLERİ
    Genç aktrisin kamera karşısına geçip yüzünü ilk defa gösterdiği film, 'The Horse Whisperer' (Atlara Fısıldayan Adam) Daha sonra bir kara komediyle Scarlett Johannson isminden bahsedilmesini sağladı. 'Lost in Translation' onu starlaştırdı ve kariyerinde önemli bir adım oldu. Bu film sayesinde iki Altın Küre adaylığı kazandı, ardından Venedik Film Festivali'nde ve BAFTA'da 'en iyi aktris' ödülünü havada kaptı.

    Kırmızı halının en aranan sarışını, modacıların da giydirmek istediği başlıca artistler arasında gösterildi.

    Ve şimdi... Tüm kumrallığıyla yeni imajını sunuyor. Koca bir gülümseme, şeftali rengi teni ve rengarenk bakan gözleriyle...

    GAZETEPORT

    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim