• BIST 97.713
  • Altın 144,261
  • Dolar 3,5669
  • Euro 4,0007

    MHP: Türbanda golü biz attık

    08.02.2008 14:52
    MHP: Türbanda golü biz attık
    Ne sadece dünün ne de bugünün sorunu. Görünen o ki, daha yarınlarımızın da sorunu olmaya devam edecek.
    MHP: Türbanda golü biz attık MHP: Türbanda golü biz attık MHP: Türbanda golü biz attık

    Ne sadece dünün ne de bugünün sorunu. Görünen o ki, daha yarınlarımızın da sorunu olmaya devam edecek. Türban siyasetin bazen silahı, bazen de kurşunu. Siyasi partilerin zaman zaman sarıldığı, zaman zaman da dolanıp içinden çıkamadığı bir gerçek. Şimdi de çözüm için TBMM'de. Son dönemin türban tartışmalarının merkezine oturan MHP'nin politikasını, MHP'nin Grup Başkanvekili Oktay Vural'a sorduk. Vural, türbanın bir siyasi simge olduğunu ve partisinin AK Parti'nin bu konudaki oyununu bozduğunu ileri sürdü.

    22 Temmuz seçimlerinden sonra MHP kendine farklı bir perspektif çizdi. Kimilerine göre kimliğini kaybetti. Hükümet ortağı gibi, hatta AK Parti'nin peşine takıldı gidiyor. Siz gerçekten gizli koalisyon ortağı mısınız?
    Daha önce CHP-MHP koalisyonu deniyordu. AK Parti politikalarına mahkûm, CHP politikalarına mecburi olmayan kutuplaşmış siyasetin dışında yepyeni bir siyaset anlayışını ortaya koyabilen bir siyaseti ancak ve ancak tebrik etmek lazım. Yani ben ne AK Parti'ye ne de CHP'ye mahkûmum ama ben bu konuda oluşturulan oyunu bozuyorum.

    Seçim öncesi Türkiye'de bir grup da Meclis'i 4 partili hayal ediyordu.
    Türkiye bunlara mahkûm değil yani bir farklı dünyanın olduğunu gösterir bir farklı uzlaşma alanı olduğunu gösteriyor. Cumhurbaşkanlığı seçiminden önce biz MHP olarak ne dedik, seçimden önce bir genel seçim yapılsın, yenilenmiş bir Meclis seçer dedik. 367'nin mahkeme kararlarına gitmemesi gerektiğini ifade ettik. MHP bundan sonraki tutumuyla bundan önceki tutumuna paralel hareket etmiştir. Demokrasinin kuralını çalıştırmıştır. Ne demişlerdi bize, "Dayatma yapıyorlar" demişlerdi değil mi? O bir yandan diyordu ki, "Bana dayatma yapmayın", diğer taraftan da "Ben fedakârlık yaptım mağdur oldum." MHP ne yaptı, bir taraftan dedi ki, mağduriyet, fedakârlık edebiyatlarına gitme. Ben Meclis'e giriyorum dedi. Ve bunu söylerken de neyi söyledi, sana hiçbir dayatma da yok, uzlaşma arıyorsan gel dedi. Bakın hem CHP politikalarını dışlayan hem AK Parti'nin yaklaşımını dışlayan farklı bir perspektif ortaya koydu.

    Bu Abdullah Gül'e MHP'nin bir jesti miydi? Tayip Erdoğan da olsa tutumunuz aynı mı olacaktı?
    Hayır efendim. Başbakanımız genel başkanımıza söyledi. Dedi ki, "Kendisi de aday olmak istiyorsa olsun" dedi. Fedakârlık yok, kuralı çalıştıracağız ama bir kimse kendi sorununu başkasının üzerine atmasın. Milleti kandırma yöntemine gitmesinler dedik. Bu amaçla biz bu politikamızı tatbik ettik. Bir taraftan CHP'nin oluşturduğu kutuplaşmayı ortadan kaldırdık diğer taraftan bunların fedakârlık edebiyatının bir laf salatası olduğunu ortaya koyduk. Ortada çelik çomak oynarken birdenbire kalelerinde gol gördüler.

    Bazı kesimler AK Parti'nin "son kale" olarak gördükleri Çankaya'yı ele geçirdikleri, MHP'nin de buna omuz verdiği görüşünde.
    Asıl sorulması gereken şudur: Yanlış yerde sorular soruyorlar. Yüzde 34 oy yüzde 47'ye nasıl çıkartıldı. Hangi politikalar çıkarttı. Bence sorunun cevabını oradan bulmamız gerekiyor.

    Nasıl çıkartıldı?
    Bir tarafta seçmenin yarısına yakınının oyunu alan bir parti olacak, ondan sonra bu partinin yaptıklarını dışlayacak bir politika olacak. Milleti demokrasiye göre çoğunluk iradesi yönetir. Demokrasinin kuralı budur. Türkiye'de cumhurbaşkanı eksenine dayalı tartışma 22 Temmuz'un ana omurgası olmadı mı?

    Evet 27 Nisan e-bildirisi vardı.
    Bunlar oldu. Yani toplumun kendi derdini unutmak yerine bu tartışmayı çözmek için sandığa gittiğini düşünüyoruz. Gerçek anlamda AK Parti'nin milli kimlikle ve milli kültür ve cumhuriyetimizin temellerini sarsacak politikalarını topluma yansıtamadık. Böyle olunca da toplum bu eksenli bir tercihte bulundu. Şimdi yüzde 47'ye kim çıkartı bunları? Asıl bunları sormak lazım.

    Kim çıkarttı size göre
    CHP'nin ya da YÖK'de bazılarının yaptıkları tartışmalar bunlara destek olmadı mı? Oldu. Şimdi dolayısıyla biz şu tartışmayı çok yanlış buluyoruz. Laikliği din karşıtı göstermek, dinle ilgili bir konuyu da laikliğe karşıt göstermek öyle bir şey olabilir mi? Benim insanlarım Müslüman Türk milleti temel olarak budur. Ben onların ne olduğunu tartmam, bu değer ekseninde çatıştırmaya da sokmam. İşte bütün mesele budur. MHP olarak da milli iradeye saygılı olmamız lazım. Biz 3 Kasım 2002 seçimlerinde seçim isteyen bir partiydik. Baraj altında kaldık. Hiç milli iradeyi suçladık mı? Ben ne yapmak durumundayım. Milli iradenin beni tercih etmesini sağlayacak politikaları üretmeye çalışıyorum. Şimdi başı açık bir insanı din dışı göstermeye kimin hakkı var. Bunu İslamiyet'e karşı ya da başı örtülü bir kimsenin laik devletle problemi olduğunu, irtica ile problemi olduğunu söylemeye kimin hakkı var. AK Parti'yi eleştirdiğimiz konu merkezin dışındaki marjinal değerleri merkeze taşıyarak merkezin dengesini bozuyorlar. Biz şimdi merkezin değerlerini yüceltmeye çalışıyoruz.

    Türban bu merkezin dengesini bozan bir unsur mu?
    Siyasi bir simge olarak kullanılması bozuyor. Biz buna başörtüsü olarak bakıyoruz. Bunun siyasi simge ya da bir kimsenin dindar olup olmadığını belirleyen bir araç olmadığını söylüyoruz. Tamamen dini inancından dolayı yaptığı bir tercih olarak düşünüyoruz. Ben onun hakkında hüküm ifade edemem diyorum.

    Türbanın anayasayla belirlenmesi noktası bizi bir İslam cumhuriyeti yapar mı?
    Bakın burada tamamen sivil toplumda ifrat ve tefridi dışlayarak bir uzlaşma alanı oluşturuluyor. Eğer bu uzlaşma alanını oluşturmazsanız ve birtakım kimselere hayat hakkı tanımazsanız, o da size hayat hakkı tanımayacak bir yaklaşımla tartışmanın Türk siyasetini derin bir bunalıma götüreceğini düşünüyoruz.

    Hizmet alan ve hizmet vereni nasıl ayıracaksınız?
    Hizmet verirken takmayacak.

    İşte Fatma Şahin gibi, bazı milletvekillerinin "adım adım ilerleyeceğiz" şeklinde açıklamaları var.
    Bunların yanlış olduğunu kendi partileri de biliyor. Biz bunun makul olmadığını topluma ileteceğiz. Önemli olan o büyük merkez. Yoksa bu toplumda marjinaller, radikaller vardır, istekleri olacaktır. Biz MHP olarak diyoruz ki, bu radikalleri, bu merkezde buluşan toplumun kullanmasına izin vermeyelim.

    Türban sürecinde bütün görüşmelerde siz vardınız. O süreçte neler oldu?
    Bir uzlaşmaya gittik. Bu uzlaşmada birbirimizin pozisyonunu değerlendirmekten ziyade uzlaştığımız noktayı güçlendirmek için çabaladık. Yani inanmak lazım yaptığımıza inanmıyorsanız bunu başka noktalara taşırsınız. Yükseköğrenimde başörtüsü sorunu vardır. Bu başörtüsü eksenli eğitim hakkından yoksun bırakılmayı sağlamaktadır. Dolayısıyla bu sorunun bu seviyede çözülmesi gerektiğini ve Türkiye'nin kabul etmediği kıyafet şekillenmelerinde dışlayan yaklaşım tarzı olması gerektiğini söyledik.

    Peki siz türbanın anayasayla tanımlanmasını doğru buluyor musunuz?
    Hayır. Kamuoyunu çok yanlış yönlendiren bilgiler içindeyiz. Biz başörtüsüyle ilgili bir tercihi anayasaya koymadık. Kanunda yazılı olmayan hiçbir sebep eğitim hakkından yoksun bırakamaz. Bunu niye yapıyoruz, eşitliği hukuki hale getiriyoruz. Hukuk dışında sen eşitliği bozamazsın diye söylüyoruz. Başörtüsünün anayasaya girmesi gibi bir şey söz konusu değil.

    Başörtüsü diye tanımlıyorsunuz. Başörtüsünü inancın bir gereği olarak mı görüyorsunuz?
    Efendim şimdi bunu inancın gereği olarak takanlar olabilir. Bazıları şunu düşünebilir. İnancımın gereğidir diye düşünür ama takmaz yani der ki, "inancın gereğidir ama ben takmıyorum" diyebilir. Ben bunun bu tercihine de saygı gösteririm, başı açık olanların bunun inancın gereği olmadığını iddia etmesi de mümkün değil. Onların inançsız olduğunu da göstermez, dolayısıyla ben din hakkında fetva verecek değilim.

    TBMM'nin dini bir motif ile ilgili bir durumu anayasayla tescillemesini yetkisi ve hakkı olarak görüyor musunuz?
    Mesela şöyle diyelim; yani şimdi bir kere şunu ortaya koyalım: Toplumda başı örtülü bir şekilde eğitim almak isteyenler var mı? Var. Sorun yok diyebilir miyiz? Bu sorunu biz doğurmadık herhalde Türkiye'de siyasete müdahalelerin büyük ekseni bu sorun etrafında oluştu. Bu sorun var şimdi biz bu sorunu nasıl çözeceğiz. CHP'ye söylüyorum; benim anamın, teyzemin başörtüsüne diyeceğim yok. Diyeceğin yoksa bunun eğitimine niye hayır diyorsun. Yani dolayısıyla geleneksel olarak kabullenilmiş bir örtünmeyle bir talebin kullanılabileceğini ifade ediyor. Bu bir siyasi simgedir, bu bir sembol değil. Bizim için böyle, böyle bakıyoruz.

    Yarın geleneksel örtünme dediğiniz ve tanımını yaptığınız şekil yetmezse, "ben farklı şekilde örtüneceğim" karşımıza çıkarsa?
    Bu çok önemli bir nokta. Biz dini hükmünden dolayı vermiyoruz, biz tanım yapıyoruz. Bunun dışındakiler hukuk sistemi içerisinde bu konudan yararlanamayacaklar diyoruz. Bu kadar açık ve seçik. Yani ben konuda fetva verecek değilim. Siyasetçilerin bu konuda fetva veren bir makam olmaması gerekiyor.

    Türbanı AK Parti'nin istismar ettiğini siz de herkes de söylüyor. Bu açılımdan sonra ajandasında başka şeyler olabilir mi sizce?
    Onlarla ilgili bir değerlendirme yapmam ama siyaseti istismar ettiği bir vaka. Sadece AK Parti değil, CHP de dini istismar ediyor. Başı açık olanların da açık olmamasını dini referans göstererek iddia ediyor. Bugün Türkiye'nin devlet yönetiminin milletleşme sürecine vaki tehditleri görmek ve bunlara karşı tedbir almak lazım. Türkiye'yi alt türlere bölmek isteyen, Türkiye'yi cemaat eksenli bütünleşme ve ayrışmaya götüren bir yaklaşım tarzının getireceği tehlikelere bakmak lazım.

    301 İÇİN KAPIMIZA BİLE GELMESİNLER
    301 için kapımıza bile gelmesin, yanımızdan bile geçmesinler. Avrupa Birliği'nin ısmarlamasıyla Türk milletinin milli ve manevi değerlerine hakaretin önünü açacağız. Bunu da düşünce ve ifade hürriyeti ekseninde Türkiye'ye yutturacaklar, bu safsatadan vazgeçsinler. Siyasi partiler her konuda çatışmaz.

    DTP HUKUK İÇİNDE YARGILANAMIYOR
    Dokunulmazlıkların kaldırılmasını gündeme getirdik. "Biz hepsinin kaldırılmasını istiyoruz" diyor CHP, AK Parti de "Yok efendim biz de kaldırılmasını istemiyoruz" diyor. O zaman ne oluyor siyasileşen bir DTP, bölücülük olan şey hukuk sistemi içerisinde yargılanamıyor. Bunu yapmaya hakları var mı?

    ASKER EŞLERİNDEN DE KAPALI OLANLAR VAR
    Bir sosyal uzlaşma bu noktada temin edilirse, hangi kuruluş silahlı çatışma ister, gerilim ister böyle bir şey olur mu? Şimdi bakıldığı zaman asker eşlerinin başı örtülü olanlar yok mu var. Erlerden olsun faydalanan yok mu ordu evlerinden? Var. Bunu siyasetçiler malzeme yapmasın tehlike odur, simgeleştirirseniz tehlike olur.

    OKTAY VURAL KİMDİR
    1956 Diyarbakır doğumlu. İstanbul Hukuk Fakültesi mezunu. Dokuz Eylül Üniversitesi İktisat Fakültesi'nde yüksek lisansın ardından BM bursu ile ABD Pennsylvania Üniversitesi'nde doktora eğitimi aldı. BOTAŞ Genel Müdür Yardımcısı, Genel Müdürlük, Enerji Bakanlığı Müşavirliği, Cumhurbaşkanı Devlet Denetleme Kurulu Üyeliği, TÜGSAŞ Genel Müdürlüğü görevlerinde bulundu. 21'inci dönemde Meclis'e girdi.
    MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, türbanın bugüne kadar siyasi bir simge olarak kullanıldığını, partisinin bu oyunu bozduğunu ileri sürdü. Vural, AK ...

    Referans

    Diğer Haberler
  • Demirtaştan Akla Ziyan İddia!05 Ekim 2012 Cuma 08:37
  • Vekilin İsteği Başka!05 Ekim 2012 Cuma 08:36
  • Hüseyin Çelik: Panik yapmayın!04 Ekim 2012 Perşembe 20:18
  • Hüseyin Aygünden ilginç iddia04 Ekim 2012 Perşembe 20:07
  • MHPnin Neden Evet Dediği Belli Oldu04 Ekim 2012 Perşembe 14:46
  • Muharrem İnce Meclisi birbirine kattı04 Ekim 2012 Perşembe 14:44
  • CHPli heyetten ilk açıklama03 Ekim 2012 Çarşamba 22:45
  • Seçim teklifi komisyondan geçti03 Ekim 2012 Çarşamba 21:00
  • CHPden sağduyu çağrısı03 Ekim 2012 Çarşamba 20:55
  • BDPden ilk yorum Kaplandan03 Ekim 2012 Çarşamba 20:52
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim