• BIST 89.764
  • Altın 145,514
  • Dolar 3,6255
  • Euro 3,9111

    'Kitaptan bomba olmaz!'

    17.06.2011 00:01
    Kitaptan bomba olmaz!
    Sınır Tanımayan Gazeteciler, Türkiye'deki medya özgürlüğü raporuna bu başlığı attı.
    'Kitaptan bomba olmaz!' 'Kitaptan bomba olmaz!' 'Kitaptan bomba olmaz!'

    Merkezi Paris'te bulunan Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütünün ''Türkiye'de Medya ve Yargı: Güvensizlik ve Güvenlik Refleksi arasında'' adını taşıyan raporu, ''Kitaptan bomba olmaz'' başlığıyla kamuoyuna açıklandı.

    Johann Bihr ve Jean-Francois Julliard'ın Türkiye'ye yaptıkları görev ziyareti sonrası kaleme aldıkları raporun sonuç kısmında, ''Son 10 yılda reformlar gerçekleştirildiyse ve medya üzerinde askeri etki hissedilir derecede azalma gösterdiyse de birçok temel yasa gazetecileri sınırlandırmayı sürdürüyor'' yorumu yapıldı.

    Terörle Mücadele Kanunu, Türk Ceza Kanunu'nun 20'nin üzerinde maddesi, Atatürk Aleyhinde İşlenen Suçlara İlişkin Kanun, İnternet Kanunu'ndan örnekler verilen raporda, yargının, bazı konularla ilgili haber takibini sistemli şekilde baskı altında tutamaya devam ettiği savunuldu.

    Raporda, ''Görevlerini yapan veya düşüncelerini açıklayan gazetecilerin tutuklanması, yargılanması, haber kaynaklarına kadar gidilmesi, haber malzemelerine el konulması bir hayli kolay'' ifadesi kullanıldı.

    Raporun ''tavsiyeler'' bölümünde, ''yasalar uygulanırken gazetecilik ilkelerine dair statünün güçlendirilmesi gerektiği'' belirtilirken, ''soruşturmanın gizliliği, devletin güvenliği ve özel yaşamın gizliliğine dair zorunlulukların dengelemesi amacıyla yasalarda kamu yararına dair konularda haber alma hakkına açıkça işaret edilmelidir''denildi.

    Raporda ayrıca, gazetecilerin haber kaynaklarını gizlemelerine getirilen güvenceler güçlendirilmesi istendi.

    Terörle Mücadele Kanunu'nun, demokratik normlarla uyumlu hale gelmesi için yürürlükten kaldırılması veya esaslı bir şekilde gözden geçirilmesi tavsiye edilen raporda, özellikle, ''örgüt propagandası yapma''ya dair düzenleme ve terör faaliyetlerinin haberleştirilmesini cezalandıran maddenin yürürlükten kaldırılması istendi.

    ''Türk Ceza Kanunu'nda (TCK) ifade özgürlüğüne zarar veren maddeler ya yürürlükten kaldırılmalı ya da derinlemesine gözden geçirilmeli'' denilen raporda, ''devlet temsilcilerine hakaret, adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs, halkı askerlikten soğutma'' suçları dışında, ''Atatürk aleyhinde işlenen suçlara ilişkin yasanın kaldırılması ya da gözden geçirilmesi'' istendi.

    Raporda ayrıca şu görüşlere yer verildi:

    ''Basın özgürlüğünü kısıtlamamaları için yürürlükteki düzenlemelerin gazeteciler için nasıl uygulanıp uygulanmayacağı açık şekilde belirtilmeli. Hapis cezaları ortadan kaldırılmalı, yerini medya organının mali varlığının tehdit etmeyecek, yol açılan zarara göre orantılı para cezalarına bırakmalı. TMK ve TCK?da fiilin basın yoluyla işlenmesi halinde öngörülen sistemli ceza artırımları ortadan kaldırılmalı. Basın suçlarına hapis tehdidi kaldırılmalı. Gazetecilerle ilgili arama ve el koyma işlemleri Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin içtihatlarına uygun şekilde gerçekleştirilmeli. Bu işlemlere hangi genel şartlar ve hangi istisnalar altında izin verildiği açık şekilde belirlenmeli. Yargı bağımsızlığının ve özellikle soruşturmaların güçlendirilmesi için Anayasa reformu çalışmalarına devam edilmeli. Genel anlamda meslek otoregülasyonu güçlendirilmeli, yargı kurumları da yaklaşımını değiştirmeli. Soruşturma ve daha ziyade gazetecilerin gözaltına alınmaları veya tutuklanmaları kural değil istisnai bir uygulama olmalı. Siyasi eylemlerle gazeteciler, teröristler, eylemciler, siyasi kişilikler birbiriyle karıştırılmamalı; topluma örnek olunmalı''

    -YARGI KURUMLARINDAN TALEPLER-

    Raporun ''yargı kurumlarından beklentiler'' başlıklı bölümünde, ''Gazetecilere Özgürlük Platformunun ve Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatınca oluşturulan hapisteki gazeteciler listeleri en kısa zamanda değerlendirilmeli' 'denilerek, ''Ahmet Şık, Nedim Şener, Vedat Kurşun, Ozan Kılınç ve Bedri Adanır gibi, mesleki faaliyetleri nedeniyle cezaevinde tutulanların derhal ve karşı şart ileri sürülmeden tahliye edilmesi'' çağrısı yapıldı.

    ''Türkiye'nin de imzacısı olduğu uluslararası sözleşmelerce de güvence altına alınan uluslararası normlara saygı gösterilmeli'' denilen raporda, ''Tedbir amaçlı tutuklamaların süreleri anlamlı şekilde kısaltılmalı, dava süreleri kısaltılmalı, 'özel yetkili mahkemeler' düzeyinde reform yapılmalı. Yargı, gerçek bir iletişim politikası başlatmalı. Şeffaflık ve hesap verilebilirlik kültürü geliştirilmeli, kamu yararının olduğu durumlarda bilgi edinmeye dair ihtiyaçlar dikkate almalı, yasadışı sızdırmaların önüne geçmek amacıyla adli haberlerle ilgili 'çıkış kapıları' öngörülmeli'' görüşleri yer aldı.

    A.A.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • O manzaralar içimizi sızlatıyordu06 Ekim 2012 Cumartesi 12:50
  • Sucuk ve Salamı karıştıramayacaklar06 Ekim 2012 Cumartesi 12:48
  • 56 yaşındaki ev hanımının yaptığı pes dedirtti!06 Ekim 2012 Cumartesi 12:47
  • Şehit yakınlarına internet indirimi06 Ekim 2012 Cumartesi 12:39
  • Bir top mermisi daha düştü!06 Ekim 2012 Cumartesi 11:51
  • Bisküvi kutusundan tarih çıktı06 Ekim 2012 Cumartesi 10:58
  • Nevşin Mengü rövanşı böyle aldı!..06 Ekim 2012 Cumartesi 10:56
  • Bu haberi okumadan yola çıkmayın06 Ekim 2012 Cumartesi 10:40
  • 4+4+4ün gerekçeli kararı Resmi Gazetede!06 Ekim 2012 Cumartesi 10:39
  • Başbakan Erdoğanın arıyla imtihanı!06 Ekim 2012 Cumartesi 10:37
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim