• BIST 82.166
  • Altın 147,844
  • Dolar 3,8195
  • Euro 4,0719

    ‘Karadayı bizi uyuttu’

    17.03.2009 08:06
    ‘Karadayı bizi uyuttu’
    Notlarda, Genelkurmay Adli Müşaviri Tümgeneral Erdal Şenel’e atfen, “Yav biz bu işi 28 Şubat’ta bitirecektik.
    ‘Karadayı bizi uyuttu’ ‘Karadayı bizi uyuttu’ ‘Karadayı bizi uyuttu’

    Bunu o gün üç kişi planladık, Bir, Fevzi, ben. Her şeyi hazırladık. Karadayı bizi uyuttu” sözleri yer alıyor

    Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanan Cumhuriyet gazetesi Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay"ın bilgisayarından sildiği notları, soruşturmayı sürdüren polis teknik birimleri tarafından “harddisk”ten kurtarıldı. İkinci iddianamenin dayanaklarından olması beklenen ve Balbay"a ait olduğu öne sürülen notlarda, dönemin Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Şener Eruygur başta olmak üzere birçok askeri yetkiliyle yapılmış görüşmelerin kayıtları bulunuyor.
    Tempo24 internet sitesinde yayımlanan notlarda, Eruygur, Balbay"ın da aralarında bulunduğu birkaç gazeteciyle yaptığı sohbette hükümete karşı enerjiyi birleştirmek gerektiğini söylüyor. Gazetecilerden biri dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök"ü kastederek “Sizin bir numara ile kafanızdakileri yapmak çok zor” diyor.
    Eruygur da “Yüzde 1, yüzde 99"a uymak zorunda” yanıtını veriyor. Notlarda, Genelkurmay Adli Müşaviri Tümgeneral Erdal Şenel"e atfen, “Yav biz bu işi 28 Şubatta bitirecektik. Karadayı bizi uyuttu” cümleleri yer alıyor.

    "Sizin bir numara ile zor"
    Balbay"ın olduğu öne sürülen notlardan bölümler şöyle:
    Etimesgut Jandarma Eğitim ve Spor Tesisleri"nde (JEST) sohbet.
    Saat 17.15-20.00 arası.
    Ş.E.- Arkadaşlar şöyle bir araya gelelim, ne oluyor, ne yapabiliriz, enerjimizi nasıl birleştirebiliriz, bir konuşalım dedim...
    (...)
    - Paşam sizi çok iyi anlıyoruz. Belki bizimle her şeyi bütün açıklığıyla paylaşamayacaksınız, ama şöyle bir gerçek var ortada: Sizin bir numara (dönemin Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök) ile sizin kafanızdakileri yapmak çok zor.
    Ş.E.- Öyle mi görüyorsunuz.
    - Evet. Bu bir tek bizim görüşümüz değil. İnanın buna. Sokakta her yerde insanlar böyle konuşuyor.
    Ş.E.- Nasıl konuşuyor
    - Yani sizin de kulağınıza gelen şeyler... İşte cumhurbaşkanlığı adaylığıyla tavladılar deniyor. "Hükümetle anlaştı" deniyor.

    "Yüzde 99"a uymak zorunda"
    Ş.E.- Bütün bunlar söyleniyor öyle mi?
    - Evet, her yerde. Burada bizim gördüğümüz bir şey var. Siz tamam, bütün kuvvet komutanları tamam, bloksunuz, ama üstünüz olmayınca olmuyor.
    Ş.E.- İşte dediğiniz gibi, kuvvet komutanı arkadaşlar bakımından bir sorun yok. Aynı düşünüyoruz.
    (...)

    "KK komutanı olursunuz"
    Ş.E.- Benim sizi çağırdığımdan, şu andaki sohbetimizden öteki arkadaşların haberi var. Türk Silahlı Kuvvetleri sizin kafanızdaki şeyleri düşünüyor. İnanın buna. Öte yandan şu da var: Yüzde 1, yüzde 99"a uymak zorunda. Uyar... Öyledir. O yüzde bir. Kalan yüzde 99. Uymak zorunda..
    - Olur, olmaz ayrı konu, şöyle bir senaryo düşünüyorum. Şimdi siz de söylediniz kuvvet komutanları blok, 4 kişi. Altında ordu komutanları, orgeneraller, korgeneraller blok, onun altında tümler, tuğlar blok, hepsi bir araya gelse ve dese ki: “Sizinle olmuyor.” İşte Kara, Genelkurmay olur, siz Kara"ya geçersiniz, İzmir"deki Jandarma olur, İstanbul"dakini de artık ne yaparsanız.
    Ş.E.- Ya o, siz gidin derse.
    - Diyemez. Tümünüzü karşısına nasıl alır
    Ş.E.- Evet, diyemez, ama... (uzun süre sustu, düşündü)



    "Başbuğ nasıl biri?"
    - Siz şimdi yüzde 1 diyorsunuz, yüzde 99"a uyar diyorsunuz ama 4 yılı var. Kadrosunu yapar. Mesela biz fazla tanımıyoruz, İlker Başbuğ nasıl biridir?
    Ş.E.- O... O karargahta, Genelkurmay"da artık. (Gülümseyerek) Başka bir söze gerek var mı?
    - Siz Ağustos"ta emekli oluyor musunuz?
    Ş.E.- Evet, (iç çekerek) benim görev sürem doluyor. Aytaç Paşa"nın da doluyor. Bir şeyler yapmamız lazım arkadaşlar.
    Bu medya çok önemli.
    - Paşam bu konuda sizi anlıyoruz ama, inanın bu iş yazarlardan çok gazete politikalarının işi. Mesela genel yayın yönetmenleriyle de konuşun, patronlarla konuşun.
    Ş.E.- Doğru da mesela bu Ertuğrul Özkök"le ne konuşulur, konuşulur mu?
    - Haklısınız.
    Ş.E.- (Gülerek, Özkök soyadını kastederek) Soyadlarda bir sakatlık var.
    - Patronlarla zaman zaman görüştüğünüzü biliyoruz, onlar etkili oluyor bilesiniz.
    (Yetkililerin değerlendirme bölümünde, görüşmenin Jandarma Genel Komutanı Şener Eruygur ile Mustafa Balbay"ın da aralarında olduğu bir/birkaç gazeteci arasında 10 Şubat 2004"te yapıldığı belirtiliyor)

    "İşi 28 Şubat"ta bitirecektik"
    23 Nisan Çarşamba
    Fatih ve Şenel"le Sheraton"da sohbet.
    - Yav biz bu işi 28 Şubatta bitirecektik. Bunu o gün üç kişi planladık, Bir, Fevzi, ben. Her şeyi hazırladık. Bakanlar Kurulu"nu dahi. Müsteşarları bulmak zordu onları da tamamladık. Karadayı bizi uyuttu. “Az sonra” dedi, “Hemen” dedi. "Hükümet devrilsin, ondan sonra" dedi.
    Artık gelip 10-15 yıl gitmeden işleri hallettmek gerekiyor. Üstelik o ara AB de yoktu. Kopenhag olmamıştı. Şimdi her şey çok daha zor. Bugün durum çok kötü. Çok. Bir numara teslim olmuş durumda. Bunu lami cimi yok.
    Onunla Recep arasında hat var. Bunlar AB yasalarını tümüyle kendi çıkarları için uygulayacak. İşte imar yasası. Apartmanların altına mescit yapmanın yolunu açacak değişiklik planlıyorlar.
    (Soruşturma makamlarının notu: Diğer notlardaki görüşme akışından tarihin 2003 yılı olduğu ve netice olarak görüşmenin 23 Nisan 2003 tarihinde yapıldığı, açık kaynaklarda yapılan araştırmada ve incelemenin genelinden “Şenel”in belirtilen tarihte Genelkurmay Adli Müşaviri Tümgeneral Erdal Şenel , “Recep” in Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve “Karadayı”nın Genelkurmay eski Başkanı İsmail Hakkı Karadayı olduğu değerlendirilmiştir)

    "SBF mezunu subaylar var"
    Memet İlhan"la sohbet...
    Tümüyle bir temizlik. SBF mezunu, yerel yönetimleri bilen, eğitim almış subaylar var bu son şans olabilir. Yoksa daha kötü. Tümüyle bir yenilik. her konuda. AB sürecini de engellemeyecek bir süreç. Böyle olmalı.
    Medyanın durumu bizi çok düşündürülyor. Çoğu satımlı
    ABD ne yapar bizim harekete o belli değil. Acaba... “Bir numara” en çok ona mı güveniyor. Olabilir.
    (Değerlerdirmede Memet İlhan"ın üst düzey bir askeri personel olduğu belirtiliyor)

    "AKP"yi parçalamak lazım"
    Eruygur: AKP"yi vakit kaybetmeden parçalamak lazım
    27.1.0 Pazartesi, Saat 18.00"de Şener Eruygur"la görüşme.
    Komutanlık kapısından, Meclis"in karşısından giriş. Jandarma heykelleri... Döner merdivenden çıkış. Görüşme..
    ABD: Görüşmelerde çok açık konuşuyorum. Bize bir türlü operasyon sonrası planlarını söylemiyorlar. Yazılı verip diyoruz yapmıyorlar. Ben onlara Türkiye"nin nasıl kurulduğunu anlatıyorum. Dikkatle dinliyorlar. Bu ülkeyi böldürmeyiz diyorum.. Büyükelçi geldi ona dedim ki “Biz eğer çok zorda kalırsak delilik de yaparız. Ne yapacağımız belli olmaz. Eğer bülünürsek, siz de altında kalırsınız?” Gerçekten söylüyorum. Türkiye parçalanırsa, ABD altında kalır. Bunların niyeti petrol. Bu belli oldu.
    AKP: Bunların kafalarının bir bölümü çürümüş. Bu yüzden bunlardan sağlam fikir çıkmaz. Arada bir iyi fikir gibi görünse bile mutlaka sapıtırlar. Mümkün değil. Bunları orta vadedede, hatta çok vakit kaybetmeden parçalamak lazım. Şimdi bazı emareler var ama, doğrusu onlara kesin gözüyle bakamıyorum. Biraz zaman tanımak lazım görüşü var. İyi güzel de bu zaman içinde ne tür kadrolaşma yapacaklar, devleti nasıl yıpratacaklar, bunu bilmiyoruz. Bu kadrolaşmanın önüne mutlaka geçmek gerekiyor.
    (Değerlendirmede, söz konusu görüşmenin 27 Ocak 2003 tarihinde yapıldığı, söz konusu sohbette Balbay ile birlikte İlhan Selçuk"un da olduğu belirtiliyor)

    "Biz denedik olmadı"
    “Aynı gün akşamüstü Şener"e gitti..
    Şene (İsim notlarda aynen böyle)
    - Biz artık yaralı bir kuşuz
    - Bir şey denedik, olmadı. Belki hayal gördük
    - Toplum bizim düşündüğümüz noktada değil
    - Yine de yapılabilir, ona bakmak gerekir
    - İnsan çok üzülüyor, bunca çaba harcadık bir şey yapamadık
    - Yine de ateşi söndürmemek gerek
    - Acaba cumhurbaşkanı biraz daha aktif olamaz mı
    - Bunların kafalarının ardındaki niyet hiç değişmedi. Bunu görüyoruz
    - ADD çok pasif, eylem kuruluşu değil. Her şey iteklemeyle gidiyor
    - Görev süremiz içinde bir şeyler yapalım dedik, olmadı”
    (Değerlendirmede, görüşmenin Mustafa Balbay ile İlhan Selçuk arasında olduğu ve Şene olarak belirtilen kişinin Eruygur olduğu belirtiliyor)

    Balbay"ın tahliye talebi reddedildi
    Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanan Cumhuriyet gazetesi Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay"ın tahliye talebi mahkemece reddedildi. Balbay"ın avukatı Bülent Utku"nun, bir süre önce müvekkilinin tahliye edilmesi amacıyla mahkemeye sunduğu dilekçe, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi heyetince değerlendirildi. Talep reddedildi.

    MİLLİYET

    Diğer Haberler
  • O manzaralar içimizi sızlatıyordu06 Ekim 2012 Cumartesi 12:50
  • Sucuk ve Salamı karıştıramayacaklar06 Ekim 2012 Cumartesi 12:48
  • 56 yaşındaki ev hanımının yaptığı pes dedirtti!06 Ekim 2012 Cumartesi 12:47
  • Şehit yakınlarına internet indirimi06 Ekim 2012 Cumartesi 12:39
  • Bir top mermisi daha düştü!06 Ekim 2012 Cumartesi 11:51
  • Bisküvi kutusundan tarih çıktı06 Ekim 2012 Cumartesi 10:58
  • Nevşin Mengü rövanşı böyle aldı!..06 Ekim 2012 Cumartesi 10:56
  • Bu haberi okumadan yola çıkmayın06 Ekim 2012 Cumartesi 10:40
  • 4+4+4ün gerekçeli kararı Resmi Gazetede!06 Ekim 2012 Cumartesi 10:39
  • Başbakan Erdoğanın arıyla imtihanı!06 Ekim 2012 Cumartesi 10:37
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim