• BIST 82.465
  • Altın 147,626
  • Dolar 3,7852
  • Euro 4,0442

    İyi müezzin olamam

    23.08.2010 13:30
    İyi müezzin olamam
    Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu, ezan tartışmaları konusuna açıklık getirdi.
    İyi müezzin olamam İyi müezzin olamam İyi müezzin olamam

    Ezanın güzel okunmasını sağlamanın kolay olmadığını söyleyen Bardakoğlu, 'Bunun için musiki, makam, ses eğitimi gerekiyor. Bu eğitimi alacakların da bu kabiliyette olması gerekiyor. Biz KPSS sistemiyle müezzin alıyoruz. Müezzinleri incitmek için demiyorum ama gerçek bu' diyor.

    Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu, ezanın iyi okunmaması ve hoparlörün sesisin yüksek olması konularında şunları söyledi; 'Ezanın güzel okunmasını sağlamak kolay bir konu değil. Bunun için musiki, makam, ses eğitimi gerekiyor. Bu eğitimi alacakların da bu kabiliyette olması gerekiyor. Biz KPSS'yle müezzin alıyoruz. Dünyadaki bütün konservatuvarlar kabiliyetle öğrenci alır. Müezzinleri incitmek için demiyorum bunu. Benden de iyi müezzin olmaz. Bu yüzden eksikliğimiz var. Eğitimler verdiriyoruz. Korolar kurduk. Yavaş yavaş çark dönmeye başladı. Ezan, güzel okunduğu vakit, rahatsız olacak bir tek Allah'ın kulu yoktur benim ülkemde. Ne insan sesinin güzelliği, mikrofonun ve hoparlörün mekanikliğine kurban gitmeli ne desibeli çok yüksek camları titreten ezan okumalıyız ne de ezan sesini kısmalıyız.'

    -EZAN SESİNE MİMARİ AYAR: 'Kocatepe Camii'nden okunan ezanın desibeliyle yüksek evlerin arasında kalmış bir minareden okunan ezanın desibeli aynı olmamalı. Kocatepe'de okunan ezan, bütün semaya yayılıyor. Küçücük mahalle camiinin etrafına 10-15 kat evler yapıldı. Minareler 5-6. katlar hizasında kaldı ve etrafı apartmanlarla çevrildi. Burada ses binalar arasında boğuluyor ve çok yakın evler ne kadar dindar olursa olsun rahatsız olduklarını ifade ediyor. İnsanımız ezana, Kur'an'a, camiye saygılı olduğu için de çoğu zaman bu açıkça ifade edilmiyor. İhtiyaca göre, minarenin yapısına göre, yüksekliğine göre, civardaki evlere göre her bir yerde o yere mahsus tedbirler alacağız. Genelge ile ölçüt şu olacak derseniz işin içinden çıkamayız.'

    - OTONOM KURUM DEĞİLİZ: 'İnançlara, mezheplere göre yapılar oluşturmaya başlarsak, bunun getireceğini, götüreceğini tartışmalıyız. Diyanet'in bir özelliği var. Açık yüreklilikle tartışırız. Kamuoyu ile paylaşırız. Söylediğimiz sözü insanlar mutlu olsun, ortalık şenlensin diye söylemiyoruz. Konu bir teolojik açıdan ele alınır bir de idari siyasi açıdan ele alınır. Biz teolojik açıdan açıklama yaparız. Din bilimi açısından, din hizmetleri açısından, dini hayat açısından ele alırız. İdare ve siyaset ayrı bir konudur. İdari olarak bir 657'ye tabiyiz. Anayasal sistem içerisindeyiz. Otonom bir kurum değiliz. Ancak bu bizim din konusunda bağımsız olmamızı engellemiyor.'

    - DİN DEĞİŞTİRMEK ZORLAŞTI: 'Dinler kurumsallaştı, kimliğin bir parçası oldu. Böyle olunca da insanların din değiştirmesi zor. Çünkü insanlar bağımsız yaşamıyor. Az veya çok herkes bir birini tanısın, sevsin böyle idare edelim anlayışı ortaya çıkıyor. Teolojik tartışma artık yapılmıyor. Eski dönemlerde İslam dünyasında Hıristiyanlığa yönelik çok ciddi eleştirel kitaplar yazılırdı. Günah çıkarma sorgulanır, din adamlarının Hıristiyanlık tarihinde oynadığı roller tartışılırdı. Artık bu diyalog fikrinin ağır basması bu tartışmaları da önlüyor. Dinler arası diyalog, dinleri önemsizleştiren bir anlayışı da beslemiyor değil. Din özgürlüklerini destekliyoruz ama 'birey açısından din özgürlüğü var mı' sorusu ilahiyatçıların tartışması gereken bir sorudur.'

    SAINT PAUL, KİLİSE OLMALI

    Tarsus'takİ Saint Paul Kilisesi'nin müze olmak yerine artık kilise olarak hizmet vermesini daha doğru buluyorum. Hıristiyanların da bu yönde talepleri var. Batı'da gittiğimiz her yerde Saint Paul Kilisesi'nin neden müze olduğunu izahta zorlanıyoruz. Bir yer Hıristiyanlar açısından kutsalsa ve orada ayin yapmak istiyorlarsa bunu engellemenin hiçbir izahı olmaz. Elbette Batı Trakya ve Avrupa'daki Müslümanların din özgürlüğünü de sonuna kadar savunmalıyız. Avrupa'da bugün 3 binden fazla cami var. Avrupa bir minareyi yasakladığında fevkalade rahatsız oluyoruz. Aynı şekilde kendi coğrafyamızda farklı inanç mensuplarının özgürlüklerini korumalıyız. Dinleri sadece güvenlik penceresinden ele alırsak işin içinden çıkamayız. Bu gerilimi tırmandırıyor. Sümela, Akdamar, Saint Paul gibi Hıristiyanların din özgürlüğü adına atılan adımları dinimiz ve tarihi geleneğimiz açısından son derece gerekli olduğunu düşünüyorum.'

    Akşam

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • O manzaralar içimizi sızlatıyordu06 Ekim 2012 Cumartesi 12:50
  • Sucuk ve Salamı karıştıramayacaklar06 Ekim 2012 Cumartesi 12:48
  • 56 yaşındaki ev hanımının yaptığı pes dedirtti!06 Ekim 2012 Cumartesi 12:47
  • Şehit yakınlarına internet indirimi06 Ekim 2012 Cumartesi 12:39
  • Bir top mermisi daha düştü!06 Ekim 2012 Cumartesi 11:51
  • Bisküvi kutusundan tarih çıktı06 Ekim 2012 Cumartesi 10:58
  • Nevşin Mengü rövanşı böyle aldı!..06 Ekim 2012 Cumartesi 10:56
  • Bu haberi okumadan yola çıkmayın06 Ekim 2012 Cumartesi 10:40
  • 4+4+4ün gerekçeli kararı Resmi Gazetede!06 Ekim 2012 Cumartesi 10:39
  • Başbakan Erdoğanın arıyla imtihanı!06 Ekim 2012 Cumartesi 10:37
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim