• BIST 82.252
  • Altın 148,354
  • Dolar 3,8176
  • Euro 4,0790

    'İmamın Ordusu' AB raporunda

    13.10.2011 00:33
    İmamın Ordusu AB raporunda
    Raporda Ergenekon soruşturmasının yürütülmesiyle ilgili endişeler de dile getirildi.
    'İmamın Ordusu' AB raporunda 'İmamın Ordusu' AB raporunda 'İmamın Ordusu' AB raporunda

    AB ilerleme raporunda Türkiye'nin ordu üzerinde sivil denetim konusunda ''iyi ilerleme kaydettiği'' vurgulandı.

    AB Komisyonu'nun yayımladığı raporda, önceki Genelkurmay Başkanı Orgeneral Işık Koşaner ve kuvvet komutanlarının emekliliklerini istemeleri üzerine yeni atamaların hızla yapılması övgü aldı.

    Raporda, ''Ağustos 2011'deki YAŞ toplantısı öncesinde Genelkurmay Başkanı, kuvvet komutanlarıyla birlikte emekliliğini istedi. YAŞ toplantısında yeni komutanlarının geciktirilmeden atanmaları, hükümetin üst düzey komutanların atanmasını kontrol ettiğini doğruladı'' ifadesi kullanıldı.

    AB raporunda, sivillerin ordu üzerindeki kontrolünde müspet ilerlemeler sıralanırken, ''Genel olarak güvenlik güçleri üzerindeki sivil denetim prensibinin güçlendirilmesinde iyi ilerleme sağlandı. Ağustos 2011 YAŞ toplantısı, silahlı kuvvetler üzerinde daha güçlü sivil denetim yönünde atılmış bir adımdır. Askeri harcamalar üzerinde sivil gözetim güçlendirildi ve Milli Güvenlik Stratejisi gözden geçirildi. Buna ilaveten YAŞ kararları sivil yargının incelemesine açıldı'' denildi.

    İlerleme raporunda, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yetkilerini aşan siyasi konulara doğrudan ya da dolaylı müdahale girişimi vakalarının azaldığı da ifade edildi.

    Raporda ordunun sivil kontrol kapsamında Türkiye'ye yönelik eleştiriler arasında ise YAŞ'ın yapısı ve yetkilerinin değiştirilmemesi, terfi ve atamalarda sivil kontrolün sınırlı kalması, İçişleri ve Milli Savunma bakanlıklarının jandarma üzerindeki yetkisinin sınırlı kalması, askeri yargının yapısı ve görev alanının gözden geçirilmemesi, YAŞ kararlarının ve diğer askeri makamların kariyer yönetimiyle ilgili kararlarının yargı denetimine yeterince açılmaması, TSK Güçlendirme Vakfı'nın Sayıştay denetimine açılmaması, orduya siyasete müdahale alanı bırakan TSK İç Hizmet Kanunu'nun değiştirilmemesi, Genelkurmay'ın Milli Savunma Bakanlığı'na bağlanmaması, orta öğrenimde milli güvenlik derslerinin subaylar tarafından verilmesi ve TSK'nın medya kuruluşlarına seçici akreditasyon uygulamasını sürdürmesi sıralandı.

    -Yeni anayasa çağrısı-

    İlerleme raporunda, 12 Eylül referandumuyla kabul edilen anayasa paketinin özellikle yargıda standartları yükselttiği belirtilerek, ''Yeni anayasa, demokrasi, hukukun üstünlüğü, insan hakları ve azınlık haklarına saygıyı güvence altına alan kurumların istikrarını güçlendirecek ve aralarında Kürt meselesinin de bulunduğu köklü sorunların çözülmesini sağlayacaktır. Hükümet ve muhalefet, özgürlükleri merkezine alan yeni anayasa için çalışma konusunda taahhütte bulundular. Anayasanın hazırlanması sürecinde tüm siyasi partiler ve sivil toplum dahil en geniş istişarelerin gerçekleştirilmesinin güvence altına alınmasına azami dikkat edilmelidir'' ifadesi kullanıldı.

    Raporda Ergenekon davası ve darbe planlarına yönelik diğer soruşturmaların ''Türkiye açısından demokrasiye karşı işlendiği iddia edilen suçlara ışık tutmak ve hukukun üstünlüğüyle demokratik kurumların uygun işleyişine güveni artırmak için fırsat kalmaya devam ettiği'' kaydedildi.

    Bununla birlikte raporda sözkonusu soruşturmaların yürütülmesiyle ilgili endişelerin bulunduğu, savunma hakkının riske edildiği, savcıların ve mahkemelerin kamuoyunu bilgilendirme mekanizmalarına sahip olmadığı gibi sorunlar nedeniyle kamoyunda süren davaların meşruiyetiyle ilgili endişelere neden olduğu dile getirildi.

    -Cumhurbaşkanı Gül'e övgü-

    AB Komisyonu'nca hazırlanan raporda Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, ülkedeki belirgin kutuplaşma atmosferinde ''uzlaştırıcı rolünü sürdürmesi'' nedeniyle övgü aldı.

    Raporda Gül'ün Türkiye'nin gündemindeki bazı kilit meseleleri ''yapıcı açıklamalar ve müdahalelerde çözdüğü'' kayda geçirildi.

    AB raporunda Cumhurbaşkanı Gül'ün görev süresinin gelecek yıl mı yoksa 2014 yılında mı sona ereceğinin hala müphem olduğu ifade edildi.

    12 Haziran seçimlerinin ardından ilk kez müstakil yapıda AB Bakanlığı oluşturulması ve hükümetten gelen AB katılım sürecine bağlılık yönündeki açıklamaların Türkiye'nin AB kararlılığını teyit ettiği kaydedilen raporda, AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış da ''bakanlıklar arası çalışmaları daha etkin hale getirmek ve sivil toplumu sürece dahil etmek için çaba göstermesi'' nedeniyle övüldü.

    -İfade ve basın hürriyeti-

    Raporda, hassas olarak nitelendirilen meselelerin kamuoyunda açıkça tartışılabilmesine rağmen yüksek sayıda ifade özgürlüğü ihlallerinin ve basın özgürlüğünün pratikte kısıtlanmasının endişe doğurduğu bildirildi.

    Gazetecilerin hapse atılmasının ve Ergenekon soruşturması kapsamında yayımlanmamış bir kitap taslağına el konulmasının bu endişeleri güçlendirdiği savunulan raporda, Türkiye'nin ifade ve basın özgürlüğünde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarıyla uyum sağlayabilmek için yasal düzenlemeler yapması gerektiği belirtildi.

    İlerleme raporunda ''Türkiye'de ceza yasaları büyük ölçüde sorunlu ve ifade özgürlüğünü orantısız şekilde kısıtlamaya açık. Basın kanunu ve Atatürk'ü koruma kanunu da ifade özgürlüğünü kısıtlamada kullanılıyor'' denilerek Türk Ceza Kanunu'nun 125, 214, 215, 216, 220, 226, 285, 288, 314 ve 318'inci maddeleriyle Terörle Mücadele Kanunu'nun 6'ncı ve 7'nci maddelerinin değiştirilmesi talep edildi.

    AB ilerleme raporunda, medya kuruluşlarına birçok kez yüksek para cezası uygulanması eleştirildi.

    -HSYK daha bağımsız-

    Raporda Türkiye'nin yargı alanında özellikle geçen yılki Anayasa paketinin uygulanmasıyla ilerleme sağlamaya devam ettiği belirtilerek Adalet Bakanlığı'nın HSYK üzerindeki etkisinin azaldığı kaydedildi.

    Raporda, daha önce sadece toplantılara katılmayarak karar alınmasını engelleyebilen Adalet Bakanı ve müsteşarının HSYK'daki yeni yapılanmanın ardından artık bu gücünü yitirdiği dile getirildi.

    AB Komisyonu, Türkiye'nin katılım müzakerelerinin tıkanmasından üzüntü duyduğunu bildirerek, ilişkilerin tamiri ve sürecin tekrar rayına oturtulması için vize, terörle mücadele, Gümrük Birliği, enerji ve dış politikada yoğunlaştırılmış siyasi diyalog gibi ortak çıkarı ilgilendiren konularda işbirliği önerisinde bulundu.

    AB Komisyonu'nun ilerleme raporuyla eşzamanlı olarak yayımladığı genişleme stratejisi belgesinde, ''Türkiye'de AB ile ilgili reformların teşvikinde, dış politika ve güvenliği ilgilendiren konularda diyaloğu ilerletmedi, ekonomik rekabet gücünü kuvvetlendirmede ve enerji arz kaynaklarının çeşitlendirilmesinde katılım müzakereleri en etkin çerçeve olarak kalmaya devam ediyor. Katılım müzakerelerinde ne yazık ki bir yılı aşkın süredir yeni fasıl açılamadı. Türkiye ile ilişkilerde ortak çıkarı ilgilendiren alanlarda somut adımlara dayalı yeni bir yapıcı dönemin tetiklenmesine ihtiyaç duyuluyor'' denildi.

    Belgede bu kapsamda Türkiye ile daha yapıcı ve müspet ilişki tesisi için vize, siyasi reformlar konusunda daha yoğun diyalog ve işbirliği, vize sorununu hafifletecek adımlar, terörle mücadelede işbirliğinin ilerletilmesi, Gümrük Birliği'nin daha da ileri götürülerek üçüncü ülkelerle serbest ticaret anlaşmalarında Türkiye'yle yakın koordinasyon sağlanması ve enerji alanında işbirliği gibi önerilere yer verildi.

    -Enerji gerginliğinde Uluslararası Adalet Divanı önerisi-

    AB Komisyonu'nun üye ülkelere Avrupa Parlamentosu'na gönderdiği genişleme sratejisi belgesinde, Doğu Akdeniz'de Türkiye ve Kıbrıs Rum kesimi arasında yükselen tansiyondan endişe duyulduğu belirtilerek iyi komşuluk ilişkilerini ve sınır anlaşmazlıklarının barışçıl çözümünü olumsuz etkileyecek her türlü tehdit, sürtüşme ve eylemden kaçınılması çağrısı yapıldı.

    Belgede, tüm AB üyelerinin uluslararası sözleşmelere ve AB müktesebatına uygun olması koşuluyla ikili anlaşmalar imzalamaya muktedir olduğu savunuldu.

    Türkiye'ye limanlarını açması ve Kıbrıs Rum kesimiyle ilişkilerin normalleştirilmesine dönük adımlar atması çağrısı yapılan belgede, AB Komisyonu'nun Türkiye'nin bu yükümlülüklerinin takipçisi olmayı sürdüreceği ifade edildi.

    Genişleme stratejisinin tavsiyeler bölümünde üye ülkelerden, ikili sorunları hızla çözerek katılım sürecinin tıkamasına izin vermemelerini talep eden AB Komisyonu, ikili anlaşmazlıklar nedeniyle katılım sürecinin kilitlenmesinin genişleme sürecinin aday ülkeleri dönüştürme gücüne zarar vereceği uyarısında bulundu.

    Belgede isim verilmeden Doğu Akdeniz'deki enerji geriliminde Uluslararası Adalet Divanı'nın çözüm kapısı olabileceği belirtildi.

    Genişleme stratejisinin tavsiyeler bölümünde ''AB Komisyonu, ilgili taraflara mevcut sınır anlaşmazlıklarını daha önce oluşturulmuş ilkeler ve yöntemlere dayalı olarak çözmeleri ve gerekirse bu sorunları Uluslararası Adalet Divanı'na götürmeleri çağrısı yapıyor'' denildi.

    Kıbrıs sorununun çözümü için yoğunlaştırılmış diyalog sürecinde adadaki her iki toplum liderinin uzlaşmak için gerekli adımlar atmaları istenen belgede, ''yoğunlaştırılmış görüşmeler döneminde tüm tarafların teenniyle hareket ederek sürecin başarılı sonuçlanmasını sağlayacak müspet atmosferi güvence altına alabilmek için ellerinden gelen çabayı göstermeleri ve kapsamlı çözüme somut katkı yapmaları elzemdir'' ifadesi kullanıldı.

    Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu Eşbaşkanı Helene Flautre, ''Fransa, Almanya ve Kıbrıs Rum kesimi üçlüsünü Türkiye'nin katılım sürecinde her olumlu çabayı engelleyerek AB'nin uzun vadeli çıkarlarına zarar verdiğini'' söyledi.

    AB Komisyonu'nun Türkiye yanında diğer aday ve potansiyel aday ülkeler hakkında yayımladığı ilerleme raporları ve genişleme stratejisi belgesi, Avrupa Parlamentosu (AP) Dış İlişkiler Komitesi'nde tartışıldı.
    KPK Eşbaşkanı Flautre, burada yaptığı konuşmada ve yayımladığı yazılı açıklamada kendi ülkesi Fransa'yla birlikte Almanya ve Kıbrıs Rum kesimine sert suçlamalarda bulundu.

    Türkiye'nin yeni anayasa tartışmasına girdiği bir dönemde yargı ve temel haklar faslının müzakerelere açılamamasını eleştiren Flautre, ''Bu durum, Türkiye'deki demokratik reform çabalarına ve AB'nin bunu olumlu etkileme yeteneğine gerçek bir tehdittir'' dedi.

    Flatre, ''Fransa, Almanya ve Kıbrıs Rum kesimi olmak üzere bir grup AB üyesi hangi konuda olursa olsun Türkiye'nin katılım sürecinde her müspet gelişmeyi engelliyor ve bu nedenle AB Türkiye'deki reform sürecini olumlu etkileme yeteneğini kaybetti. Bu durum AB'nin uzun vadeli çıkarlarına zarar veriyor'' dedi.

    AP Liberal Grup eski Başkanı Graham Watson ise değişim sürecindeki Arap ülkelerini olumlu etkilemek isteyen AB'nin aynı dönemde Türkiye'nin katılım müzakerelerini tıkayarak bu amacına nasıl ulaşacağını anlamakta zorlandığını dile getirdi.

    AP Türkiye Raportörü Ria Oomen-Ruijten, aday ülke statüsü bile almamış komşularına vize serbestisi getiren AB'nin Türkiye'ye uyguladığı vize rejiminin kabul edilemeyeceğini vurguladı.

    Eleştirileri cevaplandıran AB Komisyonu'nun genişleme ve komşuluk politikasından sorumlu Üyesi Stefan Füle, Kıbrıs sorunu ortada dururken katılım müzakerelerini ilerletmenin zorluğundan yakındı.

    Katılım müzakerelerine bağlılıktan vazgeçmediklerini vurgulayarak, süreci mevcut sorunlara kurban etmek yerine bazı alanlarda Türkiye ile işbirliğini derinleştirerek olumlu atmosfer oluşturma ve ilişkileri tekrar rayına oturtma önerisinde bulunan Füle, bu kapsamda Türkiye'de yeni anayasa süreci dahil siyasi reformlara daha fazla destek verebileceklerini, dış politika konularında diyaloğu artırabileceklerini, vize serbestisi hedefine bağlı kalarak vize sorununu hafifletecek bazı pratik adımlar atabileceklerini ve ekonomik işbirliğini Gümrük Birliği'nin ötesine taşıyabileceklerini söyledi.

    Füle, ''Türkiye dinamik ekonomisiyle ve önemli bölgesel rolüyle AB için kilit ülke olmayı sürdürüyor'' dedi.

    A.A.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • Tayvan’da bir kişinin kulağından böcek çıktı06 Ekim 2012 Cumartesi 09:38
  • Sınıra yaklaşmayın uyarısı06 Ekim 2012 Cumartesi 08:27
  • Suriye: Özür dilemedik06 Ekim 2012 Cumartesi 07:40
  • Köylüler bu kulübe için seferber oldu05 Ekim 2012 Cuma 19:30
  • Mescid-i Aksa karıştı05 Ekim 2012 Cuma 18:02
  • İşte Suriyenin zayiatı05 Ekim 2012 Cuma 17:12
  • Gerçek işsizlik yüzde 1105 Ekim 2012 Cuma 17:10
  • Büyük tehdit: O esirler idam edilebilir!05 Ekim 2012 Cuma 17:08
  • İtalya: Esed provokasyonlara son vermeli05 Ekim 2012 Cuma 16:28
  • 11 Yaşındaki Çocuk Buldu05 Ekim 2012 Cuma 16:15
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim