• BIST 90.182
  • Altın 147,216
  • Dolar 3,6478
  • Euro 3,9515

    İlk kez konuştu: İntihar etmedi cinayete kurban gitti

    02.06.2012 07:29
    İlk kez konuştu: İntihar etmedi cinayete kurban gitti
    Yassıada'da bileklerini keserek intihar ettiği öne sürülen dönemin Konya Valisi Cemil Keleşoğlu'nun oğlu Erhan Keleşoğlu ile kızı Sema Erdem, yarım asırlık sessizliğini bozdu.
    İlk kez konuştu: İntihar etmedi cinayete kurban gitti İlk kez konuştu: İntihar etmedi cinayete kurban gitti İlk kez konuştu: İntihar etmedi cinayete kurban gitti

    İki kardeş, cuntanın intihar iddiasına inanmazken, babalarının tek suçunun 'Menderes'i karşılamak' olduğunu belirtiyor.

    27 Mayıs cuntası, dönemin Konya Valisi Cemil Keleşoğlu'nu sorgusuz sualsiz alıp götürdüğünde Erhan 18, küçük kardeşi Semra ise henüz 13 yaşındaydı. İki kardeş, babalarını bir daha göremediler. Aradan 52 yıl geçtiği halde acıları ilk günkü gibi taptaze... Babasının akıl almaz iftiralara kurban gittiğini ifade eden Erhan Keleşoğlu, "Babamın en büyük suçu, o gün Konya ziyareti gerçekleştirecek olan Başbakan Adnan Menderes'i karşılamak için hazırlık yapmasıydı." diyor. Yassıada'da hayatını kaybeden babasının intihar ettiği iddiasına hiçbir zaman inanmadığını belirtiyor ve soruyor: "Babamın iki bileğini de keserek intihar ettiğini söylediler. Bir insan, tek bileğini kesebilir ama bileğini birden nasıl kesecek?" Erhan Keleşoğlu, Yassıada'da babasının birçok işkenceye maruz kaldığını dile getiriyor. Bunları koğuş arkadaşlarından dinlediğini belirterek, "Babama sık sık 'aileni aç bırakacağız, sefil edeceğiz, çocuklarına tahsillerini yaptırmayacağız' tehditleri yapıldığını biliyoruz." ifadelerini kullanıyor. 13 yaşında yetim kalan Semra Keleşoğlu ise babasının ölümünden sonra bir süre okula gidemediğini ve üzüntüden saçlarının döküldüğünü söylüyor.

    Darbenin ardından yaşadıklarını Zaman'a anlatan iki kardeşten Erhan Keleşoğlu, babası Cemil Keleşoğlu'nun, akıl almaz iftiralara kurban gittiğini ifade ediyor. İftiraların kaynağının ise o dönemde Konya valisi olan Keleşoğlu'nun yardımcısı İhsan Tekin olduğunu kaydediyor. Tekin'in babası hakkında birçok iftira üreterek bunu askerî makamlara ilettiğini anlatan Keleşoğlu, bu ihanetin de valilik makamıyla ödüllendirildiğini vurguluyor: "Babam, çok sevdiği ve Denizli'de valilik yaptığı dönemde yardımcısı olan Tekin'i Konya'ya vali yardımcısı olarak aldırmıştı. Ancak o, babamın makamından boşalacak koltuğa göz dikerek, halkın silahlandırıldığı, vatandaşa polis ve asker kıyafetleri giydirilerek katliamlar yapıldığı, üniversite öğrencilerinin makinelerde kıyıldığı ve öldürülenlerin toplu mezarlara gömüldüğü gibi iftiralar atarak bunları askerî makamlara bildirdi. Darbe sonrası da bu davranışlarından dolayı ödüllendirilerek Konya valisi yapıldı. Bir süre sonra da askerî idareye yaptığı yardımlardan ve yakınlıklarından dolayı kısa bir sürede İstanbul valiliğine getirildi."

    Keleşoğlu, babasının Yassıada'ya götürülüşünün en büyük nedeni ve suçunun Başbakan Adnan Menderes'in Konya ziyareti için hazırlık yapması olarak gösterildiğini aktarıyor. Menderes'in 27 Mayıs günü Kütahya'dan Konya'ya geçmeyi planladığını ifade eden Keleşoğlu, "Bir valinin en tabii görevidir başbakanı karşılaması. Babam, her zaman 'Ben devletin valisiyim, hiçbir partinin ve iktidarın elemanı değilim.' diye ifade ettiğine ben şahidim." diyor.

    Semra Erdem: Üzüntüden saçlarım döküldü

    Babasının tutuklanması ve ölümünün ardından ekonomik sıkıntılar yaşadıklarını anlatan Semra Erdem işportacılık yaparak, simit ve gazete gibi günü idare edecek şeyleri satarak geçinmeye çalıştıklarını anlatıyor. 13 yaşında yetim kalan Semra Erdem, üzüntüsünü içine atmaktan saçlarının döküldüğünü, tırnaklarının dolama olduğunu söylüyor. Bir süre okula da gidemediğini ifade eden Erdem, büyük abisi merhum Orhan Keleşoğlu'nun üniversiteyi son sınıfta bırakmak zorunda kaldığını dile getiriyor. Erdem, bir süre İstanbul'da zengin bir Konyalının evlerinde kaldıklarını, daha sonra Ankara'da zemin katta kiralık bir evde yaşadıklarını aktarıyor.

    Tutuklanışına şahit olan 103 yaşındaki emniyet amiri Doğaner: Hanımına verecek 5 kuruş parası yoktu

    27 Mayıs 1960'ta Konya Emniyeti 1. Şube amirliği görevinde bulunan 103 yaşındaki Mehmet Ali Doğaner, Konya Valisi Cemil Keleşoğlu'nun cunta tarafından tutuklandığı ana şahit olduğunu söylüyor. Doğaner, Keleşoğlu'nun cunta tarafından tutuklanışını anlatırken gözyaşlarına hakim olamıyor: "Uzun boylu, çok sevilen bir valiydi, kıymetli bir adamdı. Daireye geldim, bir de baktım ki askerler istila etmiş. Topluyorlar bütün ileri gelenleri. Aşağı indirmişler valiyi. Ben de oradayım, bizzat şahit oldum. Vali muavinine dedi ki: 'Benim evime git, hanımıma söyle, cebimde 5 kuruşum yok, evde kıymetli bir halım var, satsın yesin.' Vali diyor bunu. Niğdeli Vali Keleşoğlu. O adamın lafı içimden hiç çıkmıyor. Bir valinin cebinde 5 kuruş parası olmasın, karısına verecek 3 kuruşu olmasın, halıyı satıp da yesin desin, olur mu?"

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • O manzaralar içimizi sızlatıyordu06 Ekim 2012 Cumartesi 12:50
  • Sucuk ve Salamı karıştıramayacaklar06 Ekim 2012 Cumartesi 12:48
  • 56 yaşındaki ev hanımının yaptığı pes dedirtti!06 Ekim 2012 Cumartesi 12:47
  • Şehit yakınlarına internet indirimi06 Ekim 2012 Cumartesi 12:39
  • Bir top mermisi daha düştü!06 Ekim 2012 Cumartesi 11:51
  • Bisküvi kutusundan tarih çıktı06 Ekim 2012 Cumartesi 10:58
  • Nevşin Mengü rövanşı böyle aldı!..06 Ekim 2012 Cumartesi 10:56
  • Bu haberi okumadan yola çıkmayın06 Ekim 2012 Cumartesi 10:40
  • 4+4+4ün gerekçeli kararı Resmi Gazetede!06 Ekim 2012 Cumartesi 10:39
  • Başbakan Erdoğanın arıyla imtihanı!06 Ekim 2012 Cumartesi 10:37
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim