• BIST 82.363
  • Altın 147,033
  • Dolar 3,7764
  • Euro 4,0385

    HIV pozitif olduğumu nasıl öğrendim

    12.08.2012 07:21
    HIV pozitif olduğumu nasıl öğrendim
    60 yaşındaki C.T. üç çocuk ve iki torun sahibi. Çeşitli şirketlerde üst düzey yöneticilik yaptı, üniversitede öğretim görevlisi.
    HIV pozitif olduğumu nasıl öğrendim  HIV pozitif olduğumu nasıl öğrendim  HIV pozitif olduğumu nasıl öğrendim

     

     

    Meme büyümesi rahatsızlığından şikayetçi. Hastaneye gidiyor, bayıltılıyor, ameliyata alınıyor ve tam o sırada gelen kan testi sonuçları herkesi şoke ediyor: HIV Pozitif! Apar topar dışarı çıkarılıyor, iddiasına göre, ameliyatı da yarım bırakılıyor. Kendine geldiğinde ne olduğunu anlamaya çalışıyor. O hariç herkes hastalığını öğrenmiş durumda


    C.T.'nin yaşamı iyi bir eitim, kariyer ve başarılarla dolu. Bir bankada üst düzey yöneticilik, menkul kıymetler ve sigorta şirketlerinde yöneticilik ve vakıf genel müdürlüğü yaptı. Halen de bir üniversitede öğretim görevlisi.
    Geçen mayıs ayında jinekomasti (erkekte meme büyümesi) nedeniyle ameliyat olmaya karar verdi. Bir arkadaşı vasıtasıyla plastik cerrah Doç. Dr. H.T.S.’ye ulaştı. Ameliyatınİstanbul Avrupa yakasındaki bir vakıf hastanesinde olmasına karar verildi. Ancak doktor C.T.’ye hastaneye girişte yine bir plastik cerrah olan S.A.’nın adını vererek kayıt yaptırmasını istedi. C.T., doktorun bu isteğini kabul etti. Ancak o doktoru hiç görmedi. 
    Rutin prosedürler tamamlandı ve C.T. 25 Mayıs’ta saat 08.05’te ameliyata alındı. Ameliyat başladıktan kısa süre sonra kan testi sonuçları geldi: HIV pozitif. Tekrar kan testi yapıldı; bir saat sonra yenilenen kan testinin sonucu da aynıydı. C.T. uyutulduğu için olan bitenden habersizdi; ameliyatın bitiş saati 12.35 olarak rapor edildi.

     

    MEVZUAT NE DİYOR?

    SONUÇ SADECE HASTAYA BİLDİRİLİR
    Mevzuata göre, hastanın kan tetkikinde HIV pozitif saptayan sağlık kuruluşu hastadan yeni bir kan numunesi alarak bu tetkiki tekrarlar. İkinci tetkik de pozitif çıkarsa kan örneği resmi yazıyla ilgili ilin halk sağlık müdürlüğüne gönderilir. Tüp üzerine sadece hastanın isimsiz kodu yazılır. Resmi tetkik sonuçları gelinceye kadar hiçbir şekilde hastaya ve yakınlarına açıklama yapılmaz. Hasta mahremiyeti, veri güvenliği ve mevzuat gereği hiçbir şekilde telefonla bilgi verilmez. Gelen sonuç hastayı gören veya testi yapan hekim tarafından sadece hastanın kendisine bildirilir ve hasta dışında eşi, yakını gibi bir başka kişiye sonuç hakkında asla bilgi verilmez.
    DOKTOR HESAP SORDU

     


    C.T. hastanedeki odasında kendine geldiğinde saat 13.00’ü gösteriyordu. Göğsünde bandaj ve drenler vardı. Eski eşi başucundaydı. Doktor geldi, eski eşe görüşmek istediğini söyledi. Uzunca bir süre sonra eski eş, yanında kardeşiyle geri döndü. C.T. etrafında yaşana tuhaf telaşa bir türlü anlam veremiyordu. 

    ŞOKE EDEN TAVIR


    Daha önceki görüşmede aynı gün taburcu olabileceği söyleyen doktor da birkaç gün hastanede kalması gerektiğini söyledi. Ortada hayıra yorulabilecek bir durum olmadığını anlayan C.T. o günü ve sonrasını şöyle anlatıyor: 
    “Daha sonra doktorum yine odaya geldi ve ‘Her şeyi konuştunuz mu?’ dedi. Eski eşim bunun üzerine doktoru çekip dışarı çıkardı. Derken ‘Enfeksiyon riski var’ deyip odamı değiştirdiler. Ortamın gerginliği artıyordu. İyice işkillenmeye başladım. Kanser oldum ve bana söyleyemiyorlar diye düşünmeye başladım. Akşama doğru eski eşim ‘Kanında HIV pozitif hareketliliği görülmüş’ dedi. O gece öyle geçti, durumu idrak etmekte zorlanıyordum. Ertesi gün doktorum yanıma geldi, suçlayan, azarlayan bir ses tonu ve tavırla ‘Ne diyorsunuz bu işe? Hepimizi riske attınız, yakışıyor mu size! Başkalarına bulaştırabileceğinizi düşünmediniz mi’ dedi. Doktorum bilerek ve isteyerek hastalığımla ilgili özel bilgilerimi hasta mahremiyet haklarımı gözetmeden, yasal olmayan şekilde başkalarıyla paylaşmıştı. Doktorun tanıdığı arkadaşımın, eski eşimin, eski kayınbiraderimin, eski kız arkadaşımın ve başkalarının daha hastalığımdan haberi oldu. Bu ciddi hak ihlali. Kan örneklerim mevzuata aykırı şekilde kodlanmadan, adım gizlenmeden dışarıda bir laboratuvara gönderildi. Yineİstanbul Halk Sağlığı Müdürlüğü’ne ‘özel’ kodla gönderilmesi gereken kan örneği, haklarım ihlâl edilerek mevzuata aykırı bir uygulamayla ismim açık yazılı ve belgesiz olarak Ankara’ya Sağlık Bakanlığı’na gönderildi. Doktor tarafından Ankara’da kanın teslim edileceği kişinin bilgisi eski eşime SMS’le bildirilip kan doğrudan eski eşimin eline verildi ve kuryelik yapması sağlandı. Daha sonra yine kendisine telefonla doğrulama testi sonuçları aktarıldı.”

     

    ESKİ EŞ: BANA EŞCİNSEL OLUP OLMADIĞINI SORDULAR

     

    Yanına gittiğimde ameliyattan çıkmış, yatağındaydı.  Bir süre sonra doktoru geldi,  “Biraz görüşebilir miyiz?” diyerek beni dışarıya çıkardı. Ameliyatın nasıl geçtiğini anlatacak sandım ama, “Çok büyük bir sorunumuz var. Ameliyat sırasında HIV pozitif olduğunu öğrendik” dedi. Sonra bu bilginin ameliyatın ortasında geldiğini, bu yüzden panik yaşadıklarını, ekibin ve kendisinin çoraplarına kadar bütün giysilerini ameliyathanede bırakıp çıktıklarını ve hemen koruyucu önlemler aldıklarını anlattı. Gerçekten de ayakkabılarını çorapsız giymişti, çok şaşırdım. Derdi hasta değil, kendi riskleriydi. Sonra bana eski eşimin eşçinsel olup olmadığını, virüsü nereden kapmış olabileceğini, şüpheli bir ilişkisi bulunup bulunmadığını sordu. Kendisi ve ekibini nasıl koruyacağını bilmediğini, belki de koruyucu tedavi gerekeceğini, ancak ilaçların yan etkileri olduğunu ve bundan da çekindiğini anlattı. Başından beri tavrı ne profesyonel ne de insalcıldı... Şefkatten eser yoktu. Sonra yine aynı panikle, “Birinin ona hastalığını söyleyip ilişkide olduğu kişilere haber vermesi lazım” dedi. Ben de bir doktorum, doğrulama testi sonuçları gelmeden ve hastaya söylenmeden önce yapılması gerekenleri ona ben hatırlattım.

    “Hangisi kötü? Virüslü olduğunu öğrenmek mi? Sevdiğin birinin virüslü olduğunu öğrenmek mi? Sanırım ikincisi daha kötü. Belki de birincisi. Neden kötü? Virüs öldürücü olduğu için mi? Virüs bir utanç kimliği taşır mı? Anlaşılmaz duygular içinde girdaba yakalanmış gibiyim. Neresi alt, neresi üst bilmiyorum. Zombiden kötüyüm”


    SÜRECİ YÖNETME HAKKIM GASP EDİLDİ


    Türkiye’de insanı insan yerine koymamanın en tipik ve vahim örneklerinden birini yaşadım. HIV pozitifli yaşam benim için yepyeni bir dönem. Süreci yönetme, düzenleme hakkı benden gaspedildi. Hastalığımı ilk öğrenmesi gereken yakın çevrem değil bendim. Bu bilgiyi kimlerle paylaşıp paylaşmayacağımı seçme hakkım elimden alındı.


    Kendi yetkim, onayım, kontrolüm dışında bir süreç başladı. Tedirginim, eski faaliyetlerimi yönetemez haldeyim. Cesaretim kırıldı. Eskiden yaptığım pek çok şeyi yapamıyorum.
    Şimdi hayatımdaki herkesle ilişkilerimi bu yeni duruma göre yapılandırıyorum. HIV pozitif olduğum bilgisinin ne kadar yayıldığını bilemiyorum. Haftada iki saat psikolojik destek alıyorum. İki buçuk saatten fazla uyuyamıyorum; ilaçların etkilerini saymıyorum bile

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • Stresi, yiyerek atlatamazsınız!05 Ekim 2012 Cuma 09:39
  • Kafeinli kahvenin bir zararı daha04 Ekim 2012 Perşembe 13:33
  • Erkeklerin kurtarıcısı 5 yalan03 Ekim 2012 Çarşamba 21:03
  • Erciyese kar yağdı03 Ekim 2012 Çarşamba 11:03
  • Sevgi zinciri bir yuvayı dağıttı03 Ekim 2012 Çarşamba 07:29
  • Türkiyede aşkın ömrü bakın ne kadar çıktı?02 Ekim 2012 Salı 16:22
  • El arabalı trafik eğitimi02 Ekim 2012 Salı 16:21
  • Zayıflama ilaçlarına ceza yağdı02 Ekim 2012 Salı 13:28
  • Yolcu otobüsü TIRa çarptı02 Ekim 2012 Salı 12:20
  • Böylesi görülmedi! +1302 Ekim 2012 Salı 09:18
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim