• BIST 98.314
  • Altın 144,066
  • Dolar 3,5732
  • Euro 3,9941

    Hayatım Leyla oldu

    21.04.2009 03:20
    Hayatım Leyla oldu
    'Yaprak Dökümü'nün Leyla'sı insanların kafasını karıştırıyor...
    Hayatım Leyla oldu Hayatım Leyla oldu Hayatım Leyla oldu

    Yaprak Dökümü, döküle döküle bitemiyor. Ailenin her bir ferdi ayrı ayrı yıkılıyor, Tekin ailesi darbe üstüne darbe yiyor. Ancak dizide yanlış kararların dozunu
    kaçıran, işlerin raydan çıkmasına ortam yaratan bir karakter var ki, o da istikrarlı mutsuzluk abidesi Leyla!

    Leyla"yı oynayan Gökçe Bahadır"la buluşuyoruz. Rolünün hakkını nefis vermiş,
    aslında kahkahalarla gülen, küçükken elinde deodorant kutusuyla nasıl şarkı
    söylediğini anlatan bir kadın var karşımızda... “Her Çarşamba severek ağlıyoruz” diyorum, gülüyor.

    Dizidekinin aksine, bir ailenin bir kızısınız... Nasıl bir aile sizinki?
    Kendi halinde bir aileyiz. Annem, babam, ben beraber yaşıyoruz. Kardeşim
    olmadığı için, nasıl bir duygu olduğunu tam bilemiyorum. Tek çocuk olmaktan çok mutluyum. “Keşke kardeşim olsaydı” demedim hiç. Küçüklüğümde yalnızlık çekmedim. Şansıma, "Yaprak Dökümü"nde kardeşim var.

    Kararlarınızı alırken karışırlar mı size?
    Hayatta en güvendiğim insanlar, annemle babam. Her zaman da söyledikleri doğru çıkmıştır. Mutlaka fikirlerini sorarım. Ama onlar benim kadar işin içinde
    olmadıklarından, son kararı bana bırakırlar.

    Anneniz, babanız dizidekiler gibi olsaydı, tahammül edebilir miydiniz?
    Ayyyyy... İnsanın en büyük şansı ya da şanssızlığı aile. Çünkü seçme, değiştirme şansın yok. Öyle bir aileye sahip olup, kurban da olabilirsin. Beş
    çocuk doğurmak kolay, ama bak ne oldu; hepsinin hayatı bir yere savruldu. Umarım bizim diziden bu mesajlar geçiyordur insanlara. Anne, baba öyle
    olursa, beş çocuk da böyle oluyor işte...

    En küçüğün pek bir numarası yok daha... O da gelecek sezon elinde bıçakla
    koşmasın?
    (Kahkahalar) Ona da çok yazık. Ne suçu var, çok üzülüyorum ona.

    Leyla, mağdur mu, hain mi sizce?
    İnsanlar beni görünce, “Nasıl Oğuz"a dönersin” diyor. Ne adamlara döndük, kendi hayatımızda ne hatalar yaptık diye düşünmek lazım. Bence, Leyla"nın
    hiçbir davranışı anormal değil. Aşırı duygusal bir kız ve duygularına yenik düşüyor. Belki kendi karakterim olduğu için, Leyla"yı çok suçlu görmüyorum. Yaşadıklarının hep bir nedeni var. Bence en son yaptığı, yani Oğuz"a dönmesi, en akıllıca davranış.
    LEYLA TAKTİK DEĞİŞTİRDİ

    Bugüne kadar masumken, o kızın içinden birden vamp bir kadın çıkardınız, acayip acayip konuşan...
    (Kahkahalar atıyor) Baktı ki kullanılıyor, taktik değiştirdi. Baba, anne, Necla, Şevket, Oğuz, Ferhunde herkes çok hata yaptı. Ama bir şekilde herkes kendini sıyırmayı başardı. Leyla hep ezilen, hep dışlanan... Oğuz gibi bir fırsat tekrar çıkmış karşısına, o da bunu niye değerlendirmeyeyim diye bakıyor. Bir şekilde artık intikam almak istiyor insanlardan.

    Kendinizi rolünüze çok kaptırıyor musunuz?
    Leyla kıyafetini giyip, saçımı yaptırıp konağa girince, rol yapmama gerek kalmıyor; yaşamaya başlıyorum. Rol yaptığım zaman çok üzülürüm, çünkü o çok anlaşılıyor, rol rol duruyor. Bazen kendimi role veremiyorum, işte o anlardan nefret ediyorum. Ama rol yaptığımın bilincinde olmaktan hoşlanıyorum. Zaten Leyla karakterini yaşamadan oynamak mümkün değil.
    Tehlikeli bir rol; yaşamadan oynarsam yapmacık durabilir. “Ama bana Ferhunde ol” deselerdi, makyajımı da saçımı da ona göre yapardım.

    BELKİ İLERİDE MÜZİK YAPARIM

    Dizide rol alan bazı insanların özel hayatlarındaki sıkıntılar sete yansıyor mu?
    Hiçbir zaman yansımadı. Çok güzel bir ekibimiz var. Üç sezondur çalışıyoruz, setimizde en ufak bir huzursuzluk olmadı. Biz her sezon daha iyi olmaya
    başladık.

    Eroinman bir kızı canlandırmak istemişsiniz, neden?
    Bilmediğim duygulardaki insanları canlandırmak çok hoşuma gidiyor. Kendimi çok sınırlamıyorum, farklı farklı roller oynamak istiyorum.

    Favori yönetmeniniz kim?
    Çağan Irmak"ı beğeniyorum. Heyecanı, oyuncuyla iletişimi çok hoşuma gidiyor. Ferzan Özpetek"i, yabancı yönetmenlerden Clint Eastwood"u çok beğeniyorum. Ama ben önce Türkiye"de adımın güzel bir yere gelmesini
    istiyorum.

    Oyunculuk dışında ne var hayatınızda?
    Biraz müzikle ilgileniyorum. Belki ileride müzikle ilgili bir şey yaparım. Çok net olmadığı için söylemeyeyim! En büyük hayalim, bir müzikalde oynamak.

    Sizi gülerken gördüğüme sevindim. Oğuz"a (Tolga Karel) selamlar.
    (Gülüyor) Tamam söyleyeceğim.

    ALİ İLE ANTİPATİK ÇİFTLER GİBİYİZ...

    Ali Sunal"la birbirinizi eleştirir misiniz?
    Birbirimizin dizilerini seyrediyoruz. Ben Ali"yi çok beğeniyorum. O da beni çok
    beğeniyor. Biz böyle antipatik, sıkıcı çiftler gibi birbirimizi çok beğeniyoruz
    (gülüyor). Tabii ki birbirimize “Şöyle yapmasaydın daha iyi olurdu” gibi ufak
    tefek şeyler söylüyoruz.

    Beraber bir projede yer alır mıydınız? İlişkiniz bundan zarar görür mü sizce?
    Güzel bir proje olursa neden olmasın. İlişkimiz zarar görmez, çünkü biz çok göz önünde yaşayan bir çift değiliz.

    Bunu nasıl başarıyorsunuz?
    Bunu başarmak, kolay olanı. Asıl göz önünde yaşamak, kameralara yakalanmak zor! Sinemaya gitmeyi, arkadaşlarımızla beraber olmayı seviyoruz. Biz de gece çıkıyoruz ama, kameralar gelsin, sorulara cevap vereyim durumunu sevmiyorum.

    HABERTÜRK

    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim