• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019

    Gıdı estetiği yaşı 30’a indi

    15.12.2008 12:30
    Gıdı estetiği yaşı 30’a indi
    Gıdı bölgesindeki sarkma, özellikle kadınları çok rahatsız ediyor. Şişmanlık ya da yapısal faktörlerin etkisiyle ortaya çıkan bu sorundan, cerrahi müdahale ile kurtulmak mümkün... Bu yola başvuranların yaş ortalaması ise son dönemde 30’lara kadar indi.
    Gıdı estetiği yaşı 30’a indi Gıdı estetiği yaşı 30’a indi Gıdı estetiği yaşı 30’a indi

    Gıdı olarak bilinen çene altından boyuna kadar uzanan bölgede biriken yağlar, sarkık bir görüntüye neden oluyor. Bu
    bölgedeki sarkma da en çok kadınları olumsuz yönde etkiliyor. Kas ve yağ tabakasında deformasyon oluşuyor. Deri de kas
    ve yağ dokularının sarkmasıyla birlikte gevşiyor.
    Kadınlar gıdı estetiğini artık 30"lu yaşlarda yaptırıyor. Çünkü şişmanlık ya da yapısal sorunlarin etkisiyle gıdı bölgesinde
    yağ biriktiğinde, bu sorundan genç yaşta kurtulmak istiyorlar.
    Gıdı estetiğinde başlıca üç yöntem kullanılıyor: Liposuction, botoks ve germe ameliyatı...
    Sadece yağ problemi olan kişilerde "liposuction" yöntemiyle, biriken fazla yağları alıyoruz. Üstelik çok da iyi sonuç elde
    ediyoruz. Ancak liposuction yapabilmemiz için deri esnekliğinin yeterli olması gerekiyor. Bu yöntemin nasıl uygulandığına
    gelince... Lokal anestezi ile çene altında açılan küçük bir delikten içeri giriyoruz. Buradaki yağları azaltarak o bölgeyi
    güzel bir hale getirebiliyoruz. İşlemden sonra gıdıya elastik bir bandaj takıyoruz. Yaklaşık 4-5 gün içinde bandajı da
    buradan alarak ameliyatın iyileşme sürecini takip etmeye devam ediyoruz. Sadece yağ sorunu bulunan insanlarda bu
    bölgeye yapılacak liposuction yeterli oluyor.
    Eğer kas tabakasında aşağı doğru bir düşüklük varsa ve yağ dokusu da bulunuyorsa, yapılacak işlem daha karmaşık
    oluyor. Çünkü hem yağ tabakasını azaltmamız, hem liposuction yapmamız hem de açık cerrahi uygulayarak bölgeyi
    toparlamamız gerekebiliyor. Gıdı bölgesindeki kasta hafif bir düşüklük varsa, bu bölgeye botoks uygulanması iyi sonuç
    verebiliyor.
    Gıdı bölgesinde aşırı kas ve deri gevşemesi olan, yağlanmanın da çok fazla olduğu kişiler de karşımıza çıkabiliyor. Bu
    durumda ileri derecede sarkmış gıdı bölgesindeki yapılarda hem kas tabakasını hem fazla yağları toparlamak, üstteki
    sarkmış deriyi de germek gerekiyor. Bu durumda yapılan işlem, alt yüz germe operasyonu biçiminde oluyor. Bu
    bölgelerde küçük ipler halinde yapılan germeler uzun vadeli sonuçlar vermiyor.
    Kadınlar bu yönteme daha çok başvuruyor
    Kadınlardan bu operasyona daha fazla talep var. Erkekler, yüz estetiğini kadınlara oranla daha az istiyor. Yüz ameliyatlarını
    en çok tercih edenler o yüzden kadınlardır. Ancak burun ve göz kapağı ameliyatlarında erkekler de kadınlar kadar
    estetiğe başvuruyor. Boyun ameliyatları erkekler açısından bazı dezavantajlar içeriyor. Oluşacak izler kadınlarda daha
    rahat saklanabiliyor. Erkeklerde ise sakallar, bu konuda zorluklar çıkarabiliyor. Erkeklerde makyaj ile izlerin gizlenememesi
    de bir başka sorun...
    İlk günlerde boyun hareketi kısıtlanmalı
    Boyun hareketlerini belli bir süre kısıtlıyoruz. Bazılarında boyunluk bile kullanabiliyoruz. Boynun yan tarafında
    gerginliğin artmaması açısından başın çok fazla hareket ettirilmesini istemiyoruz. Yapılacak işleme göre küçük izler
    olabilir, ancak bunlar rahatsız edici değildir. Boyun germe ve alt yüz germe birlikte yapılıyorsa kulak arkasından, kulak
    içinden devam eden bir iz oluşabilir. Bu izin çok önemli bir belirginliği yoktur.
    Anüs çatlaklarına "botoks"lu tamir
    (International Hospital Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Dursun Buğra)
    Kronik kabızlık nedeniyle ortaya çıkan "Anal Fissür"ün (anüs bölgesindeki çatlaklar) tedavisinde, tüm dünyada olduğu
    gibi ülkemizde de "botoks enjeksiyonu" uygulanıyor. Hareketsizlik, beslenme alışkanlıklarının değişmesi ve gün içerisinde az
    su içilmesi nedeniyle kronik kabızlık gelişiyor. Dışkı sertleştiğinden, anüs bölgesinden çıkarken çatlaklara yol açıyor.
    Botoksu makat etrafındaki iki sıralı kas kitlesinden içte olanına enjekte ediyoruz. Amacımız geçici bir süreyle hastanın çok
    fark etmeyeceği bir felç oluşturmak ve elde edilen gevşemeyle yaranın iyileşmesini sağlamak. İlk iki kademedeki tedavilerden
    ya da cerrahi tedavilerden yarar görmemiş hastalarda, botokstan yararlanmak mümkün.
    Bu operasyonda, yüzde 60-70 civarında başarılı sonuç elde edilebiliyor, yaralar kapanıyor. Yaklaşık üç ay boyunca anal
    bölgede geçiçi gevşeme görülüyor, bu da yaranın iyileşmesi için yeterli bir süre...
    Yarayı iyileştiriyorsunuz ama kişinin beslenme alışkanlıkları, hareketsizliği, kronik kabızlık süreci devam ederse yara
    yeniden açılabiliyor. Dışkının yumuşak çıkacak şekilde ayarlanması, hastaların eğitilmesi çok önemli... Sorunlarının ne
    olduğunu, hangi nedenlerle ortaya çıktığını ve hangi tedbirleri almaları gerektiğini iyi bilmeleri lazım...

    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim