• BIST 97.717
  • Altın 143,837
  • Dolar 3,5683
  • Euro 3,9936

    Erkekte vintage sevmem

    05.02.2009 02:30
    Erkekte vintage sevmem
    Ünsal; "En sevdiğim tarz vintage ama bir tek erkeğin vintage'ını sevmem" dedi..
    Erkekte vintage sevmem Erkekte vintage sevmem Erkekte vintage sevmem

    'Vizontele Tuuba', 'Plajda', 'Çocuk' ve 'Çılgın Dersane' gibi bir çok filmde rol alan ünlü oyuncu Tuba Ünsal flaşların ve kameraların ardında kalan dünyasını Marie Claire dergisine anlattı. Türkiye'nin en güzel yüzlerinden biri olan Ünsal, gerçek hayatta nasıl biri olduğundan en sevdiği diziye kadar hakkında bilinmeyen pek çok konuya açıklık getirdi.Ünsal; "En sevdiğim tarz vintage ama bir tek erkeğin vintage'ını sevmem" dedi.. Ünsal; "En sevdiğim tarz vintage ama bir tek erkeğin vintage'ını sevmem" dedi..


    İşte Ünsal'ın kendi cümleleriyle bilinmeyen dünyası...

    * 'Uçurtma Avcısı': Bu kitap beni derinden etkiledi. Savaşın ortasındaki çocuklar için dua ettim.

    * Ailem: 'Tekrar dünyaya gelme şansım olsaydı, bana seçim yapma şansı tanınsaydı, yine kendi ailemi seçerdim. İyi ki varlar.

    * Yeşil çay: Her gün her dakika içebilirim.

    * Los Angeles: İlham kaynağım, nefes aldığım yer...

    * Mickey Mouse: Onunla ilk kez beş yaşındayken tanıştım. Televizyondan bana gülüyordu ve 20 yıl sonra Paris'te karşıma çıktı. Fotoğraflarımız bile var.

    * Patates kızartması: Her gün, her dakika yiyebilirim. Tabii en güzeli de annemin yaptığı. Yedi dakika haşlanıp, sonra kızartılan patatese dokunmam bile...

    * Orhan Cem Çetin: Bilgi Üniversitesi'ndeki en sevdiğim hocalarımdan biri... Esprileriyle Cem Yılmaz'a taş çıkarır!

    * Kırmızı şarap: Soframdan eksik etmediğim tek içki.

    * Televizyon: Dizi çekmek zor ama her hafta insanların evine girmek de inanılmaz mutluluk veren bir duygu. Ayrıca canlı sunduğum programları da hep sevmiş ve adrenalin yüklü bulmuşumdur.

    * Vintage: Ev eşyasından elbiseye kadar en sevdiğim tarz. Yaşanmışlık duygusunu çok seviyorum. Sanırım bir tek erkeğin vintage'ını sevmiyorum!

    * Çeşme: Geçtiğimiz yaza kadar sakinliğini çok seviyordum fakat artık çocukluk hatıralarımın geçtiği mekanların paparazzi'lerle dolu olmasını sevmiyorum. Ama Çeşme benim için her daim cennetten gönderilmiş bir tablodur.

    * Komet: Resimlerine olan hayranlığım her geçen gün daha da artıyor. O kesinlikle bir deli!

    * Truffle oil: 'Makarna sossuz olur' tezimi çürüten yağdır. Domates sosunun içine katılır ve tadı muhteşemdir.

    * Şöhret: Evet; özgürlüğüne bu kadar düşkün bir kızın hayatını yorsa da, itiraf ediyorum ki ünlü olma durumunu seviyorum.

    * İstanbul: Evime gitmek için her gün Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nü geçiyorum. Sağıma, soluma bakıp şükrediyorum. Bu kadar güzel ve yaratıcılığı körükleyen bir şehirde yaşadığım için...

    * İnsan hakları bildirgesi: Keşke yönetenler her gün okusa.

    * Kızlarla dışarı çıkıp, Cosmopolitan içmek: Evet; 'Sex and the City'nin hayatımıza kattığı en önemli farklılık bu. Eskiden kız kıza çıkıp bira içerdik, şimdi onlar gibi süslü püslü giyinip Cosmo'yla süslüyoruz sohbetlerimizi. Allah'tan erkeklere ve ilişkilere bakışlarını kopyalamamışız.

    * Pamuk helva: Küçükken gittiğim Gelibolu tatillerimi süslerdi pembe pembe. Sonra büyüdük ve yiyemez olduk. En kısa sürede yemek istiyorum. Çocukluğum ile yeni barışmamın şerefine.


    GAZETEPORT

    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim