• BIST 107.882
  • Altın 143,804
  • Dolar 3,5304
  • Euro 4,1439

    Diyabet neden sinsi bir hastalık

    23.02.2011 18:44
    AHEF Başkanı Dr. Hasan Eraydın her yönü ile diyabet hastalığı hakkında bilgi veriyor!
    Diyabet neden sinsi bir hastalık
    Diyabet neden sinsi bir hastalık Diyabet neden sinsi bir hastalık Diyabet neden sinsi bir hastalık

    İnsülin hormonunun (pankreas adlı organdan salgılanır) yeterince salgılanamaması ve veya bu hormonun etkisizliğinden kaynaklanan kan şekerinin yükselmesi ile ömür boyu süren, ilerleyici bir hastalıktır. Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu (AHEF) Başkanı Dr. Hasan Eraydın her yönü ile diyabet hastalığı hakkında bilgi veriyor!

    İnsülin olmadan dışarıdan aldığımız gıdaları vücudumuz gerektiği gibi kullanarak ihtiyacı olan enerjiye dönüştüremez. Bugün çağımızın vebası olarak da adlandırılmaktadır. Bulaşıcı olmamasına rağmen hasta sayılarındaki yıllık artış bulaşıcı bir hastalık kadar dikkat çekicidir. Ayrıca günümüzde doktor ve hastayı en sık karşılaştıran hastalık olarak kabul edilmektedir. Sinsi başlar ve sağlıklı görünen kişiler olarak bazen karşımıza çıkarlar ve kabullenmekte güçlük yaşarlar.

    2 TÜR DİYABET VARDIR ( TİP 1- TİP 2 )

    TİP 1 diyabet: İnsülin hormonu hiç yoksa oluşur. Pankreas hiç hormon salgılayamaz. Genç yaştaki hastalarda görülür. Her 10 hastadan biri TİP 1 dir. İnsülin üreten hücrelerin %80 i ortadan kalktığında belirtiler ortaya çıkar. Pankreas organın tahribatı, genetik yatkınlık nedenlerindendir. İnsülin olmadığı için ilaç olarak insülin kullanmak zorundadırlar (insülin iğneleri ) besinler enerjiye dönüşemediği için vücut depoladığı yağ ve kas dokusunu kullanır. Bulantı, kusma.karın ağrısı,derin soluk alma,ağızda aseton kokusu,baygınlık hissi, dalgınlık,kilo kaybıdır. Sık ve bol idrara çıkma, sıvı kaybı,susama,ağız kuruması,ciltte kuruluk olur.

    TİP 2 diyabet: En sık görülen tipidir. Gençlerde de görülmesine rağmen 40 yaş üzerinde ortaya çıkışı sıktır. Hastaların çoğunluğu şişmandır. Geç farkedilir çünkü insülin üereten pankreas organındaki hücrelerin yarısının kaybında kendini gösterir. Bazen de ileri yaşlarda ateşli hastalık, ani hızlı kilo alınması, gebelik ve ameliyat gibi nedenlerle kendini gösterebilir. Tedavisi ağızdan alınan haplarla bu yetersiz kalırsa insülin de eklenerek tedavi edilebilir.

    KAN ŞEKERİ tip 2 diyabetli hastalarda iki nedenle yükselir; 1- İnsülin salgısının yetersizliği 2-İnsülin direnci(kanda yeterince insülin olduğu halde etkisini gösterememesidir. Hücreler insülini alamazlar ve şeker kanda birikmiş olur.
    Tip 2 diyabet açısından riskli hastalar: ailesinde diyabet olanlar, şişman kişiler,4 kilonun üzerinde bebek doğuranlar,stresli iş ve hayatı olanlar. Ayrıca pankreas hastalıklarının bazılarında, tümörlerinde ve bazı hormon hastalıklarında ortaya çıkabilir.

    Diyabet hastalığında sık bahsedilen GLUKOZ bir tür şekerdir. Glukoz vücudumuza karbonhidratlı yiyeceklerle alınır ve sindirim sisteminden emilerek kana karışır. İşte insülin hormonu kandaki bu glukozu (şekeri) bir aracı (hücrenin kapsını açan bir anahtar) gibi hücre içine sokar. Ancak diyabet hastalığında bu mekanizma çalışmadığı veya yeterli çalışmadığı için şeker kas ve diğer hücrelerin içine enerji üretmek üzere giremez ve bu nedenle kişiler kendilerini yorgun hissederler.

    Hücreler gerekli enerjiyi alamadıkları için sürekli açlık hissi yaşanır ve çok yeme ihtiyacı gündemdedir. Bu çok yemeye karşı yinede kilo kaybı olur çünkü vücut ihtiyaç duyduğu besini aldıklarından değilde depoladığı yağ ve proteinden karşılar.

    Kanda biriken şeker belli bir seviyeden sonra böbrekler tarafından atılır. Bu arada bol miktarda sıvı kaybı olur ( glukoz suyuda sürükler ,sık sık idrara çıkma yaşanır) Kaybedilen su nedeniyle ağız kururluğu ,susama hissi yaşanır.
    Bağışıklık sistemi iyi çalışmadığı için sık hastalık geçirilir. İyileşmeyen geçmeyen kapanmayan yaralar, geçmeyen nüks eden mantar hastalıkları haberci olabilir.
    Kan şekeri yükseklikleri sinirlerde harabiyete neden olur ve ellerde karıncalanma ve uyuşmalar olur

    Kan şekeri oynamaları göz içi sıvısının yoğunluğunu değiştirdiği için görmede bulanıklık yaşanır.

    Kan şekerinin sürekli yüksekliği cinsel organlarda ki damar ve sinirlerde hasara yol açarak cinsel sorular ortaya çıkarır.

    GİZLİ ŞEKER NEDİR?

    Kişide kan şekeri yüksek seyretmesine rağmen diyabet tanısı konacak kadar yüksek seyretmiyorsa gizli şeker tanısı alır. Bu kişiler aşikar şeker hastası olma olasılıkları yüksektir, kalp damar hastalıklarına yakalanma riskler 1.5 kat artmıştır. Ancak kişiler bu durumlarını ciddiye alırlarsa ve yaşam tarzlarını değiştirirlerse aşikar diyabet ya olmazlar yada geciktirirler.

    GEBELİK DİYABETİ NEDİR?

    İlk defa gebelik sırasında saptana kan şekeri yüksekliğidir. Gebelikten önce sorun yokken gebelikteki hormon değişikliklerine bağlı yükseklikler olur. Özellikle 24-28 gebelik haftalarında yapılan bir yükleme testle tanısı konabilir. Görülme oranı % 2-4 dür

    DİYABET TEDAVİSİ

    Diyabette mutlaka bilinmesi gereken önemli noktalar vardır. Bunlardan birincisi: kişinin hastalığının ne olduğunu ve ne gibi zararlara yol açabileceğini bilmesi gerekir. İkincisi: Yaşam tarzını değiştirmelidir( diet-egzersiz-stresden uzak durma-sigara içmeme vb.) Üçüncüsü: ilaçlar ve kullanma uyumu. Görüldüğü gibi ilaçlar anacak üçüncü sırada yer almaktadır.

    Günümüzde kullanılan ilaçlar çok çeşitlidir ve hala araştırmalar ve yeni ilaçlar için çalışmalar devam etmektedir. Diyabet tam olarak iyileşen bir hastalık değildir, ömür boyu süren, ilerleyici tipte bir hastalıktır. Ancak etkin bir tedavi uygulanırsa kan şekeri normal sınırlarına çekilebilirse k hastalar diyabetin zararlarından korunabilirler . Bu Zaralar diyabetin hedef aldığı önemli, organlar üzerindeki olumsuz etkilerin ortaya çıkması ile meydana gelir. Bu organlar kalp-beyin-göz-böbreklerdir. Yüksek seyreden kan şekeri öncelikle kan damarları ve sinirleri tahrip ederek organ zararlarını ortaya çıkarır.
    Diyabet hastaları maalesef yeni davranış şekillerine uymada güçlük çekerler eski alışkanlıklarını bırakmada zorlanırlar. Böyle olunca da hastalığın önlenebilir sonuçlarıyla karşı karşıya kalırlar.

    DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN KONULAR

    Yaşam tarzı değişikliğinin hayata geçirilmesi: beslenmenin, egzersizin, stressiz yaşamın, sigaradan uzak durmanın, kilo vermenin önemi mutlaka doktor tarafından vurgulanmalı ve hasta uyumunun takibi yapılmalıdır. İlaçların zamanında düzenli kullanımı sağlanmalıdır, her gün ayak bakımı yapılmalı, çorapların lastik kısmı alır almaz kesilmelidir. Göz kusurları yaşanmadan bir kez göz doktoruna muayene olunmalıdır. Şeker ölçümleri aç ve tok (ilk lokmadan 2 saat sonraki ölçüm) olarak takip edilmelidir. Ana öğünler atlanmamalıdır ayrıca 3 ara öğüne de gün içinde yer verilmelidir. Diyabet hastaları uzun süre aç kalmalıdırlar. Haftada 5 gün günde 30 dakika yürüyüş yapılmalıdır ancak ilk günlerde 10-15 dakikalarla başlanabilir. Bal, pekmez, reçelden uzak durulmalı, meyveler etli yenmeli, meyve suları tercih edilmemelidir. Hamur işleri börek, çörek, kurabiye gibi ikramlardan uzak durulmamalıdır. Asansör yerine merdiven tercih edilmeli, yakın yerlere yürünmelidir.

    Tuz azaltılmalı, porsiyonların miktarı gözden geçirilmeli, alkol durumunu doktorunuzla görüşmelisiniz, gün içi alınan kalori miktarını azaltınız, fazla kilo tansiyonunuzun yükselmesine neden olabilir.fazla kilo vücudun insülin yapmasını ve kullanması konusunda olumsuzluklara neden olur.

    HİPOGLİSEMİ (ŞEKER DÜŞMESİ)

    Şekerin kanda normalin altına indiği durumdur ve bazı belirtilerle kendini gösterir herhangi bir zaman ve mekanda olabilir bu yüzden kişinin veya yakınlarının belirtileri tanıyıp önlem alması gereklidir. Ani açlık-huzursuzluk-ani yorgunluk-terleme-bulanık görme-solukluk-konsantrasyon güçlüğü-çarpıntı-uyku hali-hızlı kalp atımı gibi belirtiler ön planda olur.

    Düşük şeker durumunda ölçümde yapılabilir ancak hemen şeker alınmalıdır. Örneğin 4 adet kesme şeker, bir bardak meyve suyu,limonata veya 2 çay kaşığı bal. Daima yanınızda şeker taşıyın, eğer egzersiz yapıyorsanız öncesinde hafif bir öğün yapın, asla öğün atlamayın.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim