• BIST 106.646
  • Altın 141,780
  • Dolar 3,5310
  • Euro 4,1134

    Dikkat! "Obez anne" olabilirsiniz

    23.09.2011 21:58
    Hamilelikte kadınların çift canlıyım diye her şeyi yemesi ve sağlıksız beslenmesi obeziteye davetiye çıkarıyor
    Dikkat! Obez anne olabilirsiniz
    Dikkat! Dikkat! Dikkat!

     

    PAÜ Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Babür Kaleli, hamilelik döneminde sağlıksız beslenmenin obeziteye davetiye çıkardığını ifade etti. 
    Kaleli, hamilelik döneminde alınan kilonun kişiye göre belirlenmesi gerektiğini, ortalama olarak hamile kadınların ayda 1-1,5 kilo alarak toplamda 17 kilo almalarının normal kabul edildiğini anlattı. 
    Kiloda kesin bir sınırın olmadığını ancak fazla kilonun da çocuğa da anneye de fayda getirmediğini belirten Kaleli, "Fazla kilo hem normal doğum hem de sezaryen için sıkıntı olabilir. Gebelikte çok fazla kilo almayı uygun bulmuyoruz ancak bazı kadınlar şişman olarak gebeliğe başlıyor, onların bile belli bir kilo alması gerekiyor" dedi. 
     
    Kaleli, hamilelerin "çift canlıyım" diye her şeyi yemesinin, sağlıksız beslenmesinin hamilelik sonrasında obeziteye davetiye çıkardığını anlatarak, şöyle devam etti: 
    "Hamilelikte kaloride artış şart ama fazla artış obezliğe sürükler. Sağlıklı beslenme önemli. Normal insana göre kaloride biraz daha artış olması lazım. Ama bu çok fazla yemeye doğru giden bir seyir izlerse anne adayı aynı zamanda obezliğe de aday olur. Beslenmeyi çok abartmamak lazım. Hamilelik döneminde annenin yedikleriyle beslenen çocuk için kalori almak önemli." 
     
    -"YAŞLI ANNE ADAYLARI DAHA DİKKATLİ OLMALI"- 
    Kaleli, kadın hamilelik döneminde aldığı kiloları sonrasında verememesi halinde, bunun obezitenin habercisi olduğunu ifade ederek, "Bu konuda yaşlı hamilelerin daha dikkatli olması gerekiyor. Çünkü genç anne adayları aldıkları kalorileri hızlı hareket ettikleri için daha çabuk yakabiliyor ama yaşlı anne 
    adaylarında bu o kadar çabuk gerçekleşmiyor. Kadınların doğum sonrası en çok şikayet ettikleri şey vücuttaki sarkmalar. Bunu yok etmek için de spor yapmak gerekiyor. Onun için doğumu takiben sadece yürüyüş öneriyoruz. Karnı eski haline gelene kadar 3-6 ay arasında anneler yürüyüş yapabilir" diye konuştu. 
     
    -"SİGARA KESİNLİKLE YASAK"- 
    Abartmadan süt ve süt ürünlerinin tüketiminin artırılmasının anne ve çocuk için yararlı olacağını dile getiren Kaleli; "Her şey aşırıya kaçmadıktan sonra serbest ama sigara kesinlikle yasak. Onun haricinde denize gir, balık, tavuk, et, kızartma ne yersen ye. Yemek istemediklerini de yeme. Ama sigara kullanma, içki tüketme. Çünkü sigara tüketen annenin çocuğu da içeride sigara içiyor. Sigara annenin damarlarını büzdüğü için 
    damarlardan yeterli kan geçmiyor. Yeterli kanı alamayan çocuk da yeteri derecede beslenemiyor. Bu da çocuklarda beslenme bozukluklarına yok açıyor. Çocuktaki beslenme bozukluklarına bağlı olarak da doğumundan itibaren bir çok hastalık ortaya çıkıyor." 
     
    -DİYETİSYENİN ÖNERİLERİ- 
    PAÜ Diyetisyeni Şenay Ünlü ise gebelikte ara öğünleri artırarak, sık sık beslenilmesi gerektiğini söyledi. 
    Ara öğünlerde sebze ve meyveyle beslenmenin daha uygun olacağını belirten Ünlü, "Bir diyetisyen kontrolünde gebeliğe başlanmalı. Gebelik öncesi de çok önemli. Gebeliğin altıncı ayından itibaren diyabet taraması yapılmalı. Diyabet sorunu ortaya çıkıyorsa diyetisyen denetiminde diyet yapılmalı. Eğer yanlış 
    beslenmeye devam edilirse bebek ölümleri ve anne sağlığında bozulmalar başlıyor" 
    dedi. 
    Anne adaylarına "Sen çift canlısın, çok ye" denmesinin sakıncalı olduğunu dile getiren Ünlü, "Hamilelik döneminde aşırıya kaçmadan doğru besin gruplarından, uygun miktarlarda tüketmek ve kilo verirken sağlıklı kalmak gerekiyor. Bunun için 4 yapraklı yonca modeli uygulanmasını tavsiye ediyoruz. Bu 
    yonca modelimizin bir yaprağında süt, yoğurt, ayran, cacık gibi süt ürünleri, ikinci yaprağında et, kuru baklagiller, yumurta,peynir, üçüncü yaprağında ekmek, makarna, pilav, çorba gibi tahıl ürünleri ve dördüncü yaprağında da meyve, sebze gibi besin grupları yer alıyor. Bu dengeli beslenmek isteyen her insan için 
    geçerli. Bu 4 yaprak düzenli tüketilirse sağlıklı beslenilmiş olur" diye konuştu.  (A.A)
     
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim