• BIST 73.555
  • Altın 132,458
  • Dolar 3,5327
  • Euro 3,7869

    Demirel 'girmeyin' demiş

    27.04.2009 09:24
    Demirel girmeyin demiş
    Demirel, 27 Nisan öncesi DYP'lileri tek tek çağırıp 'Meclis'e girmeyin' demiş
    Demirel 'girmeyin' demiş Demirel 'girmeyin' demiş Demirel 'girmeyin' demiş

    27 Nisan 2007'deki son askerî muhtırayı hazırlayan günlere ilişkin önemli ayrıntılar gün yüzüne çıkıyor. Cumhurbaşkanı seçimi için en az 367 milletvekilinin TBMM Genel Kurulu'nda bulunması gerektiği yönündeki iddiayı destekleyen eski Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in DYP'li yöneticileri tek tek çağırıp 'Meclis'e girmeyin' diye uyardığı ortaya çıktı.


    Dönemin DYP milletvekili Ümmet Kandoğan, önceleri 'girelim' düşüncesinde olan yöneticilerin Demirel ile görüştükten sonra 'girmeyelim' düşüncesini savunduklarını söyledi. Eski DYP lideri Mehmet Ağar ve birçok yöneticinin bu şekilde fikir değiştirdiğini belirten Kandoğan, "Parti olarak girme düşüncesindeydik. Ancak Demirel'in Ağar üzerinde çok yoğun baskısı vardı. 23 Nisan 2007 günü törenlerden döndük, Demirel Ağar'ı telefonla aradı. Meclis'e girmemeleri gerektiğini söylüyordu. Demirel, o akşam ise Ağar'ı Güniz Sokak'taki evine çağırdı. Ertesi günden itibaren Ağar net bir dille 'girmeyelim' diyordu. Aynı şekilde birçok Genel İdare Kurulu (GİK) üyesi Demirel'le görüştü ve fikirleri değişti." dedi.

    DYP ve Anavatan'ın cumhurbaşkanlığı oylamasına katılmayarak milletin gözündeki itibarını yitirdiğini belirten Kandoğan, iki partide de önceleri var olan 'girelim' düşüncesinin zamanla değişmesinin altında ciddi dış baskılar olduğunu düşünüyor. Kandoğan, oylama öncesindeki son günleri şöyle anlattı: "25 Nisan günü GİK toplantısı yaptık. Ağar bana, 'Lütfen toplantıda görüş beyan etme.' dedi. Diğer üyeleri girme noktasında ikna etmemden korkuyordu. 26 Nisan günü Ağar ve 7 genel başkan yardımcısıyla toplantı yaptık. 'En azından parti kararı almayalım, isteyen girsin.' dedim. Ağar bunu da kabul etmedi. O gün YÖK Başkanı'na bir suikast girişimi olmuştu, tamamen provokasyondu. Bu olay girmeme konusunda ciddi etki yaptı. Ağar ve Mumcu'ya Silahlı Kuvvetler üzerinden de çok ciddi baskılar geldi."

    DYP milletvekili olarak cumhurbaşkanlığı seçimi oylamasına girmemesi konusunda Mehmet Ağar'ın da kendisine çok baskı yaptığını belirten Kandoğan, oylamaya birkaç saat kala Ağar'la 'boğaz boğaza kavga ettiklerini' bildirdi. Kandoğan, "Ağar, Meclis'te basın toplantısı yaptı 'girmeyeceğiz' diye. Ben ayağa kalktım, 'gireceğim' dedim. Sonra birlikte Ağar'ın odasına gittik. Ağar'la boğaz boğaza yarım saat kavga ettik. Ağar sapsarı kesildi, yüzünden terler akıyordu. Ben 'girelim, girmezsek parti biter' diyorum. O ise 'girme' diyordu. Yanımızda parti yönetiminden 6 arkadaşımız vardı. Oylamaya 5 dakika kala odadan ayrıldım, diğer arkadaşlar koluma girdi 'gitme' dediler, beni engellemeye çalıştılar." diye konuştu.

    Bildiri, demokrasi bilincini artırdı

    Emre AKÖZ

    27 Nisan bildirisi, demokratik açıdan vahim ve tam bir skandaldır; ama Türkiye'ye fazla bir şey kaybettirmemiştir. Kararsız birçok insan, 22 Temmuz'da sandığa "inadına AK Parti!" diyerek gitti. Galip gelen demokrasi oldu. Bildiri, demokratik süreçlere zarar vermesine rağmen, demokrasi bilincini artırdı. O bildiriyi yayınlayanlar ise TSK tarihine ne yazık ki kara bir sayfa ekledi. O dönemde bildiriye destek verenlerin, bugün birer 'Ergenekon dostu' olması, tesadüf değil tabii ki! Normal bir demokraside, Genelkurmay başkanı anında görevden alınır. Ancak bizimki tuhaf bir ülke: Cumhurbaşkanı Sezer bildiriden memnundu! O şartlarda hükümet en doğru işi yaptı. Her 'höt' diyene, 'peki' dersen, muktedir olamazsın.

    27 Nisan süreci 'darbeler tarihi'ni bitirdi

    HASAN CELAL GÜZEL

    Gece yarısı yayınlanan e-muhtıra tamamen antidemokratikti. 21. yüzyılda böyle bir dayatma Türkiye'ye yakışmadı. Halk demokratik tepkisini gösterdi; AK Parti'nin oyları ciddi oranda arttı. Ardından Ergenekon soruşturması başladı ve yeni süreç, darbeler tarihini bitirdi. 27 Nisan'a kadarki bütün darbelerde ne yazık ki hükümetler sessiz kalmıştı. İlk defa Erdoğan hükümeti bu muhtıraya karşı son derece sert, demokratik ve hukukî bir tepki gösterdi. Bunu gerçekten çok takdir ettim.

    Halk, oyunu 22 Temmuz'da sandıkta bozdu

    Nazlı ILICAK

    Bildiri, Türkiye'de alışık olduğumuz 'askerin siyasete müdahalesinin' tipik bir örneğiydi. Yayınlanan metin, sadece, cumhurbaşkanının seçimiyle ilgili değildi. Bu tür darbeler, Türkiye'ye çok şey kaybettirdi. Siyasetin alanı daraldı; değerli politikacılar saf dışı bırakıldı. Aydınların bir bölümü, seçim sandığına güvenini yitirdi ve ufacık bir bunalımda, çözümü askerin müdahalesinde görmek âdet haline geldi. Ancak halk sandıkta bu oyunu bozdu. Askerin siyasete müdahalesini hoş karşılamadığını 22 Temmuz seçimlerinde AK Parti'ye verdiği oylarla gösterdi. Siyasete müdahalenin ters sonuçlar doğurduğu görüldü. Bu da toplum mühendisleri üzerinde caydırıcı etki yaptı.

    Süreçten, müdahaleyi yapanlar zararlı çıktı

    MEHMET ŞANDIR

    Bazı çevrelerin işbirlikçi tavırları, o günkü müdahalenin zararını büyütmüştür. Bu müdahaleden kârlı çıktığını düşünenler, toplamda zarar ettiklerini görmüşlerdir. Millet, kendi geleceğine, kendi özgür iradesiyle karar vermelidir. 27 Nisan e-muhtırası, milletin korkularını artırmıştır. Bu sebeple biz, sebebi ne olursa olsun, sahibi kim olursa olsun milletin kendi geleceğine kendi özgür iradesiyle karar vermesini etkileyecek her tavrı, her müdahaleyi demokrasimize karşı, milletimize karşı bir yanlışlık olarak görmekteyiz.


    Diğer Haberler
  • Yazıcıoğlu hakkında yeni iddia 21 Mayıs 2009 Perşembe 07:18
  • Çankaya Köşkünden açıklama 18 Mayıs 2009 Pazartesi 23:38
  • Değişiklik yetkisi sınırlı11 Mayıs 2009 Pazartesi 06:13
  • Özkök’ün tedirgin saatleri 10 Mayıs 2009 Pazar 12:11
  • Selçuktan ilginç iddia10 Mayıs 2009 Pazar 08:27
  • Erken uyarı MİTçiden 09 Mayıs 2009 Cumartesi 08:20
  • 27 Nisan’ın arkasında durdu08 Mayıs 2009 Cuma 07:19
  • Tanımadıklarıyla görüşmüş! 07 Mayıs 2009 Perşembe 12:24
  • İlginç plan07 Mayıs 2009 Perşembe 08:11
  • Kızlar ayrı okulda okutulsun07 Mayıs 2009 Perşembe 07:11
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim