• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209

    Canlı canlı KAPIŞMA

    24.12.2007 10:16
    Büyüka 'polis muhabiri dövdü' deyince Emniyet Müdürü bağlandı. İkili canlı yayında kozlarını paylaştılar.
    Canlı canlı KAPIŞMA
    Canlı canlı KAPIŞMA Canlı canlı KAPIŞMA Canlı canlı KAPIŞMA

    Maraton"da polislerin Lig TV kameramanını dövdüğünü ve ağzına biber gazı sıktığını iddia eden Şansal Büyüka ile İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah kapıştı.

    Şansal Büyüka, polislerin F.Bahçe-Trabzon maçı sonrasında Lig TV kameramanı Ümit Kül"ü dövdüğünü ve ağzına biber gazı sıktığını söyleyince, programa telefonla katılan Celalettin Cerrah, “Böyle bir şey yok. Polis kimseyi dövmez. Ayrıca siz de karakola gelip oradakileri tehdit ettiniz. Rapor tuttuk sizi dava ediyoruz” dedi.

    Büyüka da, “Ben hayatımda kimseyi tehdit etmem. Beni mahkemeye vermenize memnun oldum. Gerçekler ortaya çıkacak” yanıtını verdi.

    NASIL GÜNDEME GELDİ?

    Programda Sivasspor konuşulurken, Sivas yöneticisi Fikret Ünsal oğlunun çevik kuvvet tarafından dövüldüğünü ve hala hastanede yattığını belirtti. Ardından “Lig TV"ye de geçmiş olsun onlarında başına da benzer şeyler gelmiş” deyince, Şansal Büyüka, “Sayın Ünsal bizden bahsetti. Olayı anlatayım” dedi ve şunları söyledi:

    LİG TV KAMERAMANINI POLİS DÖVDÜ

    “Dünkü F.Bahçe-Trabzon maçından sonra 2 kameraman arkadaşımızın basın toplantısına girmesine çevik kuvvet, Vali çıkacağı için izin vermiyor. Arkadaşlarımız "Biz her zaman buradan geçiyoruz" diyor. Çıkan tartışmada kameralarımız kırılıyor. Kameraman arkadaşımızı polise vurmakla suçluyorlar. Onu stadın köşesine götürüyor ve dövüyorlar. Dövme hakkını size kimse vermiyor. İki polis, arkadaşımızın koluna giriyor ve ağzına biber gazı sıkıyor. Ben de bu olay sonrası emniyete gittim ve gözlerime inanamadım. Adalete inanıyoruz ama bu çevik kuvvetteki arkadaşlar adaleti kendileri sağlamaya çalışıyor. İnsanlıkla örtüştürebildiğim bir olay değil. Polisin de değerini biliyoruz. Rencide etmek istemiyorum. Araya giren bir arkadaşımızı da dövüyorlar. Arkadaşlarımızdan polisler davacı olmuş, biz de polislerden olduk. "Arkadaşlarımızı niye tutuyorsunuz. Adresleri belli" dedim. Bana "Haklarında şikayet var" dediler. Ben de "Biz de davacıyız. Peki benim kameraman arkadaşımı döven çevik kuvvet nerede?" dedim. Arkadaşlarımızı sabaha kadar beklettiler ama onları göremedik. Sabah hakim karşısına çıktılar ve serbest kaldılar. Ama benim arkadaşımı döven polis hakkında en ufak bir soruşturma yok. Asla kurala, hukuka ve yargıya uygun hareket etmediler. Bu ülkenin vatandaşı olarak polisten dayak yemeye tepki koyuyorum. Keyfi yargılama olmaz. Ağzına biber gazı sıkmaya hakkınız yok. Daha fazlasını söylemek istemiyorum çünkü vatanımı, bayrağımı seviyorum. Karakoldan çıkarken, "Bu arabanın plakasını alın. Bir yerde sıkıştırırız" diyorlar. Ankaragücü ve Sivasspor yöneticileri de çevik kuvvetten dayak yemişler. Bu kraldan çok kralcılık...”

    TOROĞLU DA KATILDI

    Büyüka"nın konuşmasından sonra söz alan Erman Toroğlu ise “Bunları benim oğluma yapacaklar ki neler yaparım biliyor musun? Ama ne zaman yaparım biliyor musun? Hukuk gereğini yapmazsa. "Bu arabayı kıstıralım" diyorlarmış. Neyi kıstırıyorsun ya? Tavuk mu kıstırıyorsun? Eşkıyalık bu!.. Adalet böyle dağıtılırsa nasıl bir adalet bu? Yapanın yanına kar kalıyor. Bir gün birine çatarsın polis molis dinlemez abi. Kamerayı niye kırıyorsun yaa. Bunları yapanlar belli değil mi?” dedi. Toroğlu"na yanıt veren Büyüka “Belli hocam. İsimleri de biz de var” diye konuştu.

    İŞTE OLAY DİYALOGLAR

    - Cerrah: Olaylar sizin anlattığınız gibi değil. Dün siz olaydan sonra karakola gidip neler konuştunuz açıklamam.

    - Büyüka: Açıklayın sayın müdürüm.

    - Cerrah: Koridor vali ve bütün protokolün kullandığı bir koridordur. Nasıl oradan herkes gezerken biber gazı sıkılsın.

    -Büyüka:  Orada değil.

    - Cerrah: Sizin görevliler lütfen biraz geriye çekilin dediği zaman benim polisime ve memuruma tekme atmıyor mu?.

    - Büyüka: Hayır kabul etmiyorum.

    - Cerrah: Bunun neticesinde muhabirleriniz mahkemece cezalandırılmadı mı?
    - Büyüka: Hayır serbestler.

    - Cerrah: Sorun o zaman.. Onlara adli kontrol cezası verildi. Polis görevini yapmıştır ve görevini yapmaya devam edecek. Benim polisim kanunlara saygılıdır.

    - Büyüka: İzin verir misiniz?. Bizi konuşturmuyorsunuz.

    - Cerrah: Siz karakola gidip benim karakol görevlilerimi tehdit etmediniz mi?.

    - Büyüka: Hayır asla kabul etmem. Ben bugüne kadar kimi tehdit etmişim?

    - Cerrah: Lütfen kanunlara saygılı olalım.

    - Büyüka: Biz kanunsuz bir iş yapmıyoruz. Ben dün gece saat 01.00"de karakola gittim. Kimseyi tehdit etmedim. Hele bir polisi niye tehdit edeyim ki?

    - Cerrah: O konuda tutanak tutuldu, adliyeye intikal ettirildi.

    - Büyüka: Buna çok sevinirim. Ama şu var, tek taraflı raporlar hazırlayıp, benim arkadaşlarımı dövmeye hakkınız var mı?.. Tutun ki, benim arkadaşlarım suçlu...Gözaltına alınmıştır.

    - Cerrah: Bakın hiç kimse kimseyi dövemez. Benim polisim de dövemez.

    - Büyüka: Dövdüler efendim.

    - Cerrah: Benim polisim kanunsuz işlem yaparsa, kanuni işlem yapılır.

    - Büyüka: Sizin polisinizin herhangi bir vatandaşı dövme hakkı var mıdır.

    - Cerrah: Dövme hakkı yoktur, dövmemiştir. Bunun görgü tanıkları vardır.

    - Büyüka: Bizde de görgü tanıkları var.

    - Cerrah: Mahkemeye intikal etmiş bir konu. Şu andan itibaren bir şey söylemeyeceğim. İyi akşamlar.

    - Büyüka: Müdür çok kızmış belli... Kameramız kırıldı. Getirin şu kamerayı...

    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim