• BIST 97.717
  • Altın 143,837
  • Dolar 3,5683
  • Euro 3,9936

    Alnını karışlarım haddini bil

    24.11.2011 07:34
    Alnını karışlarım haddini bil
    Kılıçdaroğlu’nun Ermeni diasporasıyla kendisini aynı yere oturtmaya çalıştığını belirten Erdoğan, “Dersim’de yuvalar yıkıldı. Yazıklar olsun sana, haddini bil diyorum” dedi.
    Alnını karışlarım haddini bil Alnını karışlarım haddini bil Alnını karışlarım haddini bil

     

    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan,dün il başkanları toplantısında sürpriz bir çıkış yaparak Dersim olaylarıyla ilgili devlet adına özür diledi. CHP adına Kemal Kılıçdaroğlu’nun özür dilemesini isteyen Erdoğan, açıkladığı 4 belge, 1 kitap ve raporlarla CHP’nin Dersim’den sorumlu olduğunu öne sürdü. Erdoğan şu görüşleri ortaya koydu:
    AĞZINDAN SALYALAR AKIYOR: Bunların dilinden çıkan ifadelere, aynı dille, zaman zaman affınıza sığınıyorum; adeta ağızlarından salyalar akıyor, bizim edebimizde, terbiyemizde, yetişme tarzımızda bunların hiçbiri yok. Ana muhalefetin başkanının son dönemde, işte dün (önceki gün) yaptığı konuşmalarda, hiç sokaktan geçen rastgele hiç yetişmemiş, adeta mürekkep yalamamış bir tip. 
    KISAKÜREK’İN KİTABINI GÖSTERDİ: Size burada bir kitap göstermek istiyorum. Necip Fazıl Kısakürek’in, rahmetli, ‘Son Devrin Din Mazlumları’ kitabı. İlk baskısı 1969’da yapılan bu kitap, yakın tarihimizde yaşanan baskı ve zulmü anlatıyor; yakın tarihimizin karanlık sayfalarına adeta bir kapı aralıyor. Bu kitap CHP tarafından yasaklandı.
    ALNINI KARIŞLARIM: Bakın burada üstad ‘Kürt’ dememiştir, ‘Ermeni’ dememiştir. Necip Fazıl, Dersim’i ve Dersimlileri, din mazlumları sınıfına alarak, onlara sadece insan gözlüğüyle bakarak, insani bir trajediyi bizlere aktarmıştır. Sayın Kılıçdaroğlu. Bak ben bunu konuşmuyorum ama sen beni gelip Ermeni diasporasıyla aynı yere oturtmaya çalışıyorsun. Yazıklar olsun sana, yazıklar olsun. Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanı Tayyip Erdoğan’ı Ermeni diasporasıyla aynı yere oturtacak olanın alnını karışlarım. Haddini bil diyorum, haddini bil diyorum.
    RAPOR VE BELGE AÇIKLADI:  Bakın şu rapor sadece 100 adet bastırılarak, zata mahsus olarak, bu notla belli yerlere gönderilmiş bir rapordur. Bu rapor, Dersim’e yapılacak harekatın ayrıntıları, göç ettirilecek aşiretlerin listesi, bunların ne yöntemle yapılacağı anlatılıyor.
    BELGE 1: Belge 1: yine 1935’te bir kanun çıkarılıyor. Kanunun adı: Tunceli vilayetinin idaresi hakkında kanun. İşte bu kanunun ardından, hazırlıklar yapılıyor, 1937, 1938 ve 1939 yıllarında Dersim’de maalesef büyük bir dram yaşanıyor. Havadan, karadan, toplarla, hatta gaz bombalarıyla, Dersim’de hareket eden her şey, çocuklar, kadınlar katlediliyor.
    MUHSİN BATUR VURGUSU:  Yani bizim devlet olarak özür dilememize mani birşey yok ama bu işin iradesini kullanan sizsiniz, siz. Sizin zihniyetiniz, CHP zihniyeti. Muhsin Batur anılarını yazdı.
    RAHATSIZ MI OLDUN KILIÇDAROĞLU: Dersim’de sayısı bugün dahi bilinmeyen, tahmin edilen binlerce insan, kadın ve çocuk katledildi. Yuvalar yıkıldı, binlerce insan batıya göç ettirildi. Rahatsız mı oldun Kılıçdaroğlu?
    BELGE 2, 13 BİN KİŞİ ÖLDÜRÜLDÜ: Belge 2; 8 Ağustos 1939 tarihli bir belge. Jandarma Umum Komutanlığı’ndan başvekâlet yüksek makamına gönderilmiş. Dersim’e yapılan müdahalenin bilançosunu veriyor, kati netice alınıncaya kadar baskınların devam edeceğini bildiriyor. Belgenin altındaki imza çok ilginç. Faik Öztrak. Dahiliye vekili, yani İçişleri Bakanı. Sayın Kılıçdaroğlu, nereye kaçıyorsun, nereye kaçıyorsun? Bunlardan nasıl sıyrılacaksın?
    ÖZÜR DİLİYORUM: Ben mi özür dileyeceğim, sen mi özür dileyeceksin? Eğer devlet adına özür dilemek gerekiyorsa ve böyle bir literatür varsa ben özür dilerim ve diliyorum. (salonda ayakta alkışlandı)
    BELGE 3, 11 BİN KİŞİ SÜRÜLDÜ: Belge 3; 23 Aralık 1938. Tunceli’den 11 bin 683 kişinin sürüldüğünü belirten, 2 bin kişinin daha sürülmesini karara bağlayan Bakanlar Kurulu kararı. Burada da Başbakan kim biliyor musunuz Celal Bayar. Reisi Cumhur İsmet İnönü o zaman. Anma törenlerini yapan sensin. Nasıl yüzleşiyorsun tarihinle? Bütün bu sürgünlerin altında, bu öldürmelerin altında İnönü’nün imzaları var.
    BELGE 4: Belge 4; 27 Eylül 1938 tarihli. Dersim operasyonlarının hemen ardından, Sason’da yapılan temizlik ve takip operasyonlarının raporu. Sason bölgesinde 384 kişinin öldürüldüğü, diri tutulan ve teslim olanların tamamının batıya göç ettirildiği ifade ediliyor. Halen Sason yasak bölgesi içinde hiçbir ferdin kalmadığı, operasyonun da böylece sonlandırıldığı ifade ediliyor. İmza kim biliyor musunuz? İçişleri Bakanı Şükrü Kaya.

    Dersim belgelerini dağıttı
    Erdoğan, CHP’yi eleştirmek için açıkladığı belgeleri daha sonra basına dağıttırdı. 16 sayfalık belgelerin birinin Türk Tarih Kurumu Kütüphanesi, diğerlerinin ise Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi damgalı olduğu görüldü. Erdoğan’ın, “Dersim hükümeti Cumhuriyet için bir çıbandır” şeklinde alıntıladığı rapor, hükümetin Dersim’e yapılacak yatırımların gereksiz olduğu düşüncesinde olduğunu da gösteriyor. Raporda “mektep açmak, yol yapmak, fabrikalar kurmak, kısaca ıslaha çalışmak hayali muhalden başka bir şey değildir” ifadeleri kullanılıyor. Erdoğan’ın tamamını açıklamadığı ölü sayısın ilişkin açıklamaları dayandırdığı 8 Ağustos 1939 tarihli çizelgedeki rakamlardan bazıları şöyle: 1936: Toplanan silahlar 788. 1937 : 262 ölü, 26 diri, 928 teslim, toplam 1262, toplanan silah 4263.1938 : 13 160 ölü, 2107 diri, 821 teslim, toplam 16 088, toplanan silah 644.1939 : 384 ölü, 82 diri, 2867 teslim, toplam 4075, toplanan silah 222.Toplam : 13806 ölü, 2967 diri, teslim 4616, toplam 21389, toplanan silah 6117. 

     

    ‘Mehmetçiğim fazla girme’
    Erdoğan, Dersim ile ilgili konuşurken Ak Parti Adıyaman Milletvekili Mehmet Metiner’i de uyardı. Erdoğan, İstanbul Sabiha Gökçen Havaalanı’nın isminin değiştirilmesini isteyen Metiner’e “Mehmetçiğim sen de bundan sonra daha işe fazla girme” dedi.

     

    ZEYBEK: Temsil yetkisi Cumhurbaşkanı’nda
    Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı Namık Kemal Zeybek, partisinin Genel İdare Kurulu öncesinde Başbakan’ın dünkü açıklamalarını değerlendirdi. Zeybek, “Sayın Başbakanın, ‘Devlet adına özür diliyorum’ ifadesini onun cehaletine veriyorum. Çünkü devleti temsil etme yetkisi bizim yasalarımıza göre Cumhurbaşkanına verilmiştir” dedi.
     

    Dedemden dinledim kümeste saklandılar
    Yargı kararları ve operasyonlarla ilgili eleştirilere ise Erdoğan, “Silivri’yi toplama kampı olarak gösteren Sayın Genel Başkan, önce kendi partisinin geçmişine baksın. Geçmişinde bu milletin evlatlarının nasıl toplama kamplarında biraraya getirildiklerini bu millet çok iyi biliyor. Nasıl inim inim inletildiklerini bu millet çok iyi biliyor. Bunları ben dedemden de babamdan da dinledim. Karadeniz’de bile bunları yaptılar. Adeta tavuk kümeslerinde nasıl saklandıklarını anlattılar. Bunları hep biliyoruz. Babamdan, dedemden bunları ben de hep dinledim” dedi. 

     

    İmza Kel Ali
    Erdoğan’ın konuşmasında dikkat çeken konulardan birisi de İstiklal Mahkemesi Yargıç’ı Ali Çetinkaya ile ilgiliydi. Erdoğan şöyle konuştu:  Nafia vekili, yani Bayındırlık Bakanı Ali Çetinkaya. Ali Çetinkaya, İskilipli Atıf Hoca’yı düzmece bir mahkemeyle, ‘kararın infazına, şahitlerin sonra dinlenmesine’ diyerek idam eden, kel Ali lakaplı Hakim. Sayın Kılıçdaroğlu bu Ali Çetinkaya’ya sahip çıktı, onu bir kahraman olarak ilan etti. Hadi bunu da sahiplen bakalım. Ama sahiplenir, çünkü yüz yok. Evet, bu vicdan ister, bu vicdan işi, bu adil bir yaklaşım ister.

    GERONİMO (Gokhlayeh-Esneyen Adam) 
    Kızılderili lideri. Beyazlara karşı mücadele veren kahraman ve son kızılderili olarak tanınıyor.



    Kızılderililerden  kimler nasıl özür dilediler
    Kanada 2008 yılında Kızılderili halkından özür diledi. Kanada Başbakanı Stephen Harper 13 haziran tarihinde Kanada meclisinde düzenlenen törende, asimilasyona zorlanan, ailelerinden alınıp zorla yatılı Hıristiyan okullarında okutulan Kızılderililer ile ilgili bir konuşma yaptı. Asimilasyona zorlanan kızılderililer ve İnuti kabilesini temsil eden liderlerin katıldığı toplantıda, Kanada’nın en büyük kızılderili derneği, ‘İlk Halklar’ın Başkanı Phil Fontaine özrü kabul etti. Kızılderili kıyafetleri giyen Fontaine, “Şimdi bu tarihi özrü somut önlemlerin izlemesini umuyoruz” dedi. Daha sonra Fontaine ve Harper barış çubuğu tüttürdü.
    ABD 2010 yılının Mayıs ayında kızılderililerden özür diledi. Başkent Washington’daki Kongre Mezarlığı’nda düzenlenen törene 5 yerli kabile temsilcisi katıldı. Özrü dile getiren Cumhuriyetçi Kansas Senatörü Sam Brownback oldu. Brownback kızılderililerden özür dilemek için çıkarılan yasayı okudu. Özür törene katılan Cherokee, Choctaw, Muscogee, Pawnee ve Sisseton Wahpeton Oyate kabilelerinin temsilcilerine sunuldu.  Cherokee şefi Chad Smith de  özrün kabul edildiğini söyledi ancak “Özür dilemek zordur ancak bazen de özrü kabul etmek zordur” dedi. Başkan  Obama ise hiçbir zaman özrü sözlü olarak dile getirmedi. Özür dilenmiş olsa da yerlilerin federal hükümetten talep ettiği toprak ve tazminat hakları verilmedi.

     

    Dersim portreleri
    Erdoğan’ın konuşmasında adını geçirdiği tarihi kişiler şöyle sıralanıyor:
    İSMET İNÖNÜ: Kurtuluş Savaşı’nın önderlerinden, Atatürk’ün en yakın çalışma arkadaşlarından biri olan ve Atatürk’ün ölümünden sonra Cumhurbaşkanı seçilen İnönü’nün başbakanlığı döneminde, 25 Aralık 1935 tarihinde, 2884 sayılı Tunceli Vilayeti’nin İdaresi Hakkında Kanun çıkarıldı. 4 Ocak 1936 tarihinde Dersim Vilayeti’nin adı Tunceli Vilayeti oldu. Yasanın uygulanmaya başlamasıyla 1937 başlarında yeni olaylar çıktı. İnönü’nün Başbakanlığı döneminde Birinci Tunceli Harekâtı başlatıldı.
    CELAL BAYAR: 25 Ekim 1937’de Başbakan atandı. 2 Ocak 1938’de başlayan ve bu yılın Ağustos ayına kadar süren İkinci Tunceli Harekatı, Bayar’ın onayıyla yapıldı.
    ALİ ÇETİNKAYA: Ankara İstiklal Mahkemesi’nin başkanlığını yaptı. Mahkemenin “Üç Aliler” diye bilinen üyelerinden birisiydi.
    MUHSİN BATUR: 1920 doğumlu. Hava Kuvvetleri Komutanlığı yaptı. CHP senatörü iken 1980 seçimlerinde Cumhurbaşkanı adayı gösterildi. Batur, genç bir subay olarak Dersim Harekatı’nda görev yaptı.
    FAİK ÖZTRAK: 1882 Tekirdağ doğumlu. Milli mücadeleye katıldı. Milletvekilliği dönemlerinde Meclis Başkanvekilliği ile İçişleri Bakanlığı görevlerinde bulundu.
    SEYİT RIZA: 1863 Ovacık doğumlu. Alevi-Zaza aşiret lideri. Dersim isyanının liderlerinden olduğu gerekçesiyle tutuklanarak, 1937 yılında Elazığ’da idam edildi.
    ŞÜKRÜ KAYA:  25 Ekim 1937 ile 11 Kasım 1938’te İçişleri Bakanlığı yaptı. Dersim Harekatı sırasında İçişleri Bakanı’ydı. milliyet

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • Demirtaştan Akla Ziyan İddia!05 Ekim 2012 Cuma 08:37
  • Vekilin İsteği Başka!05 Ekim 2012 Cuma 08:36
  • Hüseyin Çelik: Panik yapmayın!04 Ekim 2012 Perşembe 20:18
  • Hüseyin Aygünden ilginç iddia04 Ekim 2012 Perşembe 20:07
  • MHPnin Neden Evet Dediği Belli Oldu04 Ekim 2012 Perşembe 14:46
  • Muharrem İnce Meclisi birbirine kattı04 Ekim 2012 Perşembe 14:44
  • CHPli heyetten ilk açıklama03 Ekim 2012 Çarşamba 22:45
  • Seçim teklifi komisyondan geçti03 Ekim 2012 Çarşamba 21:00
  • CHPden sağduyu çağrısı03 Ekim 2012 Çarşamba 20:55
  • BDPden ilk yorum Kaplandan03 Ekim 2012 Çarşamba 20:52
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim