• BIST 89.844
  • Altın 145,078
  • Dolar 3,6250
  • Euro 3,9071

    Alan da veren de lanetlidir

    12.04.2008 16:57
    Alan da veren de lanetlidir
    CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, CHP'ye yöneltilen "uzlaşın" çağrılarıyla ilgili "Biz cumhuriyetin temellerine, anayasamıza, Atatürk'e ihanet ederek, hiç kimseyle yapay, sahte, yılışık ilişki içine girmeyiz" dedi.
    Alan da veren de lanetlidir Alan da veren de lanetlidir Alan da veren de lanetlidir

    Baykal, İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilen bazı
    yatırımların açılışını gerçekleştirmek üzere geldiği İzmir'de, Adnan
    Menderes Havalimanı yakınlarındaki İsabey Çiftliğinde partililerle bir
    araya geldi, CHP'li ilçe belediye başkanlarıyla toplantı yaptı.

    Daha sonra İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından yaptırılan Sarnıç ve
    Gaziemir alt geçitlerinin açılış törenine katılan Baykal, burada yaptığı
    konuşmada, CHP'ye yöneltilen "uzlaşın" çağrılarını değerlendirdi.

    AK Parti hükümetinin 5.5 yıllık dönemde ülkenin temellerini sarstığını,
    bunun sonuçlarının yeni yeni görülmeye başlandığını ileri süren Baykal,
    ortaya çıkan büyük sıkıntılara kendilerinin de üzüldüğünü ifade etti.

    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, kendilerine "uzlaşalım" dediğini
    dile getiren Baykal, ancak bir memlekette uzlaşmanın temelinin anayasa
    olduğunu, herkesin bu çerçevede bir araya gelmek durumunda olduğunu
    belirtti.

    Anayasaya göre, herkesin kardeş ve eşit olduğunu, kimsenin mezhebine,
    inancına, dinine göre ayrılamayacağını vurgulayan Baykal, bir ülkede
    insanların bir yerlere gelmesinin yolunun, inancı, mezhebi değil, aklı,
    fikri ve hizmet kabiliyeti olması gerektiğini kaydetti.

    Türkiye'de son dönemde bunun tersi bir tablo bulunduğunu, inancın
    siyasete karıştırılmak istendiğini öne süren Baykal, şöyle konuştu:
    "Şimdi uzlaşma deniyor. Yahu sen benimle uzlaşmayı bırak, Türkiye
    Cumhuriyeti'nin anayasası ile uzlaş. Sen, Deniz Baykal ile CHP ile
    uzlaşmayı bırak, önce bu devletin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ile
    uzlaş. Atatürk ile anayasayla kavga edeceksin, sonra bize diyeceksin ki
    'Hadi el sıkış Deniz Baykal, CHP. Bu işi kapatıverin'. Böyle bir şey
    olabilir mi? Biz cumhuriyetin temellerine, anayasamıza, Atatürk'e ihanet
    ederek, hiç kimseyle yapay, sahte, yılışık ilişki içine girmeyiz. Sen
    gitmişsin, Amerika ile uzlaşmışsın, ama bizim cumhuriyetimizle uzlaşmaya
    gerek duymuyorsun. Böyle bir şey olmaz."
    Baykal, "Türkiye'nin siyaset ve ekonomide ciddi sıkıntılar yaşadığı bir
    dönemde, Başbakan Erdoğan'ın tek derdinin Deniz Baykal ve CHP olduğunu"
    savundu.

    Başbakan Erdoğan'ın geçen hafta yaptığı bir konuşmada, 30 yıl öncesinden
    bir olay anlatarak, "mazot alırken rüşvet verdiğini" anlattığını
    anımsatan Baykal, şunları kaydetti:
    "30 yıl önce rüşvet verdiği için şimdi Deniz Baykal'ı suçlamaya
    çalışıyor. Eğer senin tıynetinde rüşvet vermek varsa, Deniz Baykal sana
    ne yapsın? Rüşvet vermek de almak da hem hukuken, hem ahlaken aynı
    konumdadır.

    'Ben rüşvet verdim' dediğin tıynetinin gereğini yap. Başbakan, zaman
    zaman söyler, 'Bazılarının gözleri var görmezler...' falan diye. Şimdi
    ben de diyorum ki, gözün varsa gör, kulağın varsa duy, kalbin varsa
    anla, rüşveti veren de alan da melundur. Melun, lanetli demektir, yani
    lanetlenmiştir."

    -HUBUBAT FİYATLARINDAKİ ARTIŞ-

    Ülkenin ekonomik gidişatının iyi durumda olmadığını, bunun da
    sonuçlarının ortaya çıkmaya başladığını iddia eden Baykal, hububat
    fiyatlarındaki yükselişi değerlendirildi.

    Hükümetin uyguladığı yanlış tarım politikaları sonucu, çiftçiye
    desteklemelerin zamanında verilmediğini, yeteri kadar katkı
    yapılmadığını ve ithalatın da zamanında yapılamadığını savunan Baykal,
    "Toprak Mahsulleri Ofisi elindeki stokları eşe dosta peşkeş çekti,
    dağıttı. Şimdi pirinç, bulgur, bakliyat fiyatları hepsi patladı. Bu
    tamamen yanlış bir ekonomi politikası götürmenin sonucu ortaya çıktı"
    diye konuştu.

    Hükümetin kendisine sunulan halk desteğini, tek parti iktidarının
    avantajlarını kullanamadığını, vatandaşın istikrar ve uyum yönündeki
    beklentilerini karşılamak bir yana ülkenin her noktada yeni sorunlarla
    karşılaştığını ileri süren Baykal, "Türkiye'de istikrar değil,
    gerginlik, çatışma, kaygı varsa bunun sorumlusu, ülkenin kaderi eline
    emanet edilmiş insanlardır" dedi.

    -BAYKAL'DAN, AZİZ KOCAOĞLU'NA ÖVGÜ-

    Baykal, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu'nun yaptığı
    çalışmalardan, parti olarak iftihar ettiklerini söyledi.

    "Başkanımız maşallah karınca gibi çalışıyor, ağustos böceği gibi
    ötmüyor. İzmir'de üretici, çalışkan bir belediyecilik anlayışı var mı,
    yok mu? Burada yan gelip yatıyorlar mı? Belediye başkanlığı yan gelip
    yatma yeri değildir" diye konuşan Baykal, Kocaoğlu'nun yaptığı
    çalışmalarda kişisel çıkar gözetmediğini, yakınlarına çıkar
    sağlamadığını belirtti.

    İzmirli'nin bir bakışta kimin ne olduğunu anlayabilecek nitelikte
    olduğunu ve İzmir'in bunun hükmünü vereceğini kaydeden Baykal,
    Kocaoğlu'nun her zaman planlı, projeli hareket ettiğini, aklına estiği
    gibi, onun bunun lafıyla projelere girişmediğini söyledi.

    Baykal, partisinden Büyükşehir Belediye Başkanı olan Aziz Kocaoğlu'nu
    öven bu sözleri sırasında, vatandaşlar arasından "Kocaoğlu'nun yeni
    dönemde de başkan adayı gösterilip gösterilmeyeceğini" soran bir
    dinleyiciye ise "Devam işi ayrı. Onu sonra düşüneceğiz, şimdi durum
    tespitini yapıyoruz, fotoğrafını çekiyoruz" yanıtı verdi.

    -AZİZ KOCAOĞLU'NUN KONUŞMASI-

    Aziz Kocaoğlu da açılışta yaptığı konuşmada, görev dönemlerinde kentin
    2017 yılına kadar master planlarını çıkardıklarını, bu tarihe kadar tüm
    yapılacakların belli olduğunu söyledi.

    İş başında oldukları dönemde herkesin nasıl belediyecilik yapılması
    gerektiğini gördüğünü, sıkıntılı günlerin artık geride kaldığını ifade
    eden Kocaoğlu, en büyük hedeflerinin kendilerini bu göreve getiren Genel
    Başkana ve partiye layık olmak olduğunu söyledi.

    Kocaoğlu, EXPO 2015'in yitirilmesine de değindiği konuşmasında, EXPO'nun
    kaybedilmesine rağmen İzmir'in bu süreçte belirlediği "sağlık kenti"
    olma hedefi doğrultusunda ilerlemeye devam edeceğini kaydetti.

    Diğer Haberler
  • Demirtaştan Akla Ziyan İddia!05 Ekim 2012 Cuma 08:37
  • Vekilin İsteği Başka!05 Ekim 2012 Cuma 08:36
  • Hüseyin Çelik: Panik yapmayın!04 Ekim 2012 Perşembe 20:18
  • Hüseyin Aygünden ilginç iddia04 Ekim 2012 Perşembe 20:07
  • MHPnin Neden Evet Dediği Belli Oldu04 Ekim 2012 Perşembe 14:46
  • Muharrem İnce Meclisi birbirine kattı04 Ekim 2012 Perşembe 14:44
  • CHPli heyetten ilk açıklama03 Ekim 2012 Çarşamba 22:45
  • Seçim teklifi komisyondan geçti03 Ekim 2012 Çarşamba 21:00
  • CHPden sağduyu çağrısı03 Ekim 2012 Çarşamba 20:55
  • BDPden ilk yorum Kaplandan03 Ekim 2012 Çarşamba 20:52
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim