• BIST 102.270
  • Altın 149,236
  • Dolar 3,5485
  • Euro 4,2033

    'AKP yurttaşı ölüme terk etti'

    17.08.2011 12:52
    CHP'li Gürsel Tekin, 17 Ağustos depreminin yıl dönümünde AKP'ye yüklendi.
    AKP yurttaşı ölüme terk etti
    'AKP yurttaşı ölüme terk etti' 'AKP yurttaşı ölüme terk etti' 'AKP yurttaşı ölüme terk etti'

    17 Ağustos depreminin yıldönümü dolayısıyla açıklama yapan CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin, depremde yaşamını yitiren tüm kişileri saygıyla andığını belirtti. 17 Ağustos’ta yaşanan acıların “dün gibi” hatırlandığını söyleyen Tekin, “Aynı acıları bir daha yaşamayı, sevdiklerimizi depremde kaybetmeyi ya da sakat kalmalarını istemiyoruz” dedi.

    CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin, “Depremin yıkıcı etkisini azaltmak için proje üretilmemesi ve çalışma yapılmaması, yurttaşlarımızı ölüme terk etmek anlamına gelir” dedi. Tekin, “Son 10 yılda 6,5’in üstünde herhangi bir depremin meydana gelmemesi büyük bir şanstır. AKP bu şansı bile kullanamamıştır” diye konuştu.

    “AKP SADECE GÖZ BOYUYOR”

    Aynı acıların bir daha yaşanmaması için, gerekli önlemlerin alınması gerektiğini belirten Tekin, AKP hükümetinin depremin yıkıcı etkilerine karşı herhangi bir çalışma yapmadığını, proje üretmediğini söyledi. AKP’nin depremin yıldönümünde Kandilli Rasathanesi’nden sadece şov yaptığını belirten Tekin, “Bunlar yurttaşın gözünü boyama gayretinden başka hiçbir işe yaramıyor” ifadesini kulandı.

    AKP’nin Ulusal Deprem Konseyi’ni lağvettiğini ve bu alandaki bilimsel çalışmaları sonlandırdığını da belirten Tekin, “Hükümet depremin yaratacağı risklere karşı hiçbir önlem almamıştır” dedi.

    “GERÇEKLERİ DUYMAKTAN KAÇMAYIN”

    CHP’li Tekin, 17 Ağustos depreminin, büyüklük, etkilediği alanın genişliği ve ortaya çıkardığı maddi kayıplar açısından, 1939 Erzincan depreminden sonra Cumhuriyet döneminin ikinci büyük depremi olduğunu vurguladı. 17 Ağustos 1999 tarihinde gerçekleşen depremin 12. yıldönümünde “gerçekçi bir muhasebe” yapılması ihtiyacının doğduğunu da belirten Tekin, “Kamu öncülüğünde gerçekleştirilmesi gereken çalışmalar ne yazık ki yetersiz, hatta yok denecek düzeydedir” dedi.

    Türkiye’nin, dünyanın en hareketli deprem kuşaklarından biri üzerinde olduğunu ancak buna rağmen, son 10 yılda 6,5’ten daha büyük bir deprem meydana gelmediğini de ifade eden Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “AKP ŞANSI KULLANAMADI...”

    “Son on yılda 6,5’ten daha büyük bir deprem olmaması Türkiye açısından şanstır. Ancak AKP hükümeti bu şansı ne yazık ki kullanamadı. Hükümet, uzmanlar tarafından sürekli hatırlatılan ve deprem risklerinin azaltılması amacıyla yapılması gerekli olan bazı yasal ve kurumsal düzenlemeleri gerçekleştiremediği gibi, yeni imar yasasını bu yönde değiştirememiş, afet yasasını ve kentsel dönüşüm yasasını çıkaramamış, yapı denetim yasasındaki eksiklikleri giderememiş, DASK kararnamesini yasalaştıramamıştır.”

    “CHP OLARAK KATKIYA HAZIRIZ”

    CHP olarak, hükümetin depremin yıkıcı etkilerine karşı atılacak her adımın yanında olduklarını da belirten Tekin, hem Bilim - Kültür Yönetim Platformu’ndaki arkadaşlarımız, hem de Ulusal Deprem Konseyi eski Başkanı İstanbul Milletvekilimiz Profesör Doktor Sayın Haluk Eyidoğan’ın bu alanda ortaya koyacağı önemli ve bilimsel öneriler var” dedi.

    “İSTANBUL DEPREMİNE HAZIR DEĞİLİZ”

    AKP’nin depremin yaratacağı risklere karşı önlem almak yerine, depremi bahane ederek “rant yaratmaya” çalıştığını da belirten Tekin, “Kentsel Dönüşüm adı altında yapılan, özünde Rantsal Dönüşüm olarak adlandırabileceğimiz çalışmalar, önlem almak yerine, başka amaçlara hizmet ediyor” ifadesini kullandı.

    Türkiye’nin, başta İstanbul olmak üzere, olası bir depreme hiçbir şekilde hazır olmadığını da söyleyen Tekin, açıklamasını şu sözlerle sürdürdü:

    “AKP hükümeti, 2003 yılında İstanbul Deprem Master Planı’nda önerilen yöntemleri dahi uygulamaya geçirmedi. İstanbul’un Anayasası olarak adlandırılan ‘İstanbul Çevre Düzeni Planı’nda belirlenen kırmızı çizgiler ciddiye alınmadı. Aksine, ‘Çılgın Proje’ adı altında İstanbul’un deprem riskinin azaltılmasına katkısı olamayan, su havzalarını ve ormanlarını yok edecek projeler peşine düşüldü.”

    İstanbul’un plancılık bilimine aykırı rant amaçlı imar tadilatları ile yamalı bohçaya çevrildiğini de ifade eden Tekin, şöyle konuştu:

    “KAT İZİNLERİ LEBLEBİ GİBİ DAĞITILIYOR”

    “Yüksek yapılar ile ilgili yönetmelikler dahi çıkarılmadan, kat sayıları hızla arttırılıyor. Bu yapılarda kullanılacak beton ve donatının mühendislik ve malzeme kalitesinin denetimi bile ciddi sorunlar içeriyor. Bugün 20 - 30 gibi sayılara ulaşan katlara kolayca izin verenler, yarın yaşanacak olası sorunların da ortaklığını üstleniyor. Leblebi gibi kat izni dağıtmak, bugün için rant yaratır ama yarın da aynı acıların kaynağı haline gelir.”

    “ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI DEPREME DUYARSIZ BİR BAKIŞIN ESERİDİR”

    Hükümetin seçimlerden hemen önce, aceleye getirilmiş yasal düzenlemelerle yeni bakanlıklar kurduğunu, bunlardan birinin de ‘Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ olduğunu hatırlatan CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin, “Bu bakanlığın ilk icraatının, konuya ilişkin alanlarda faaliyet gösteren meslek odalarını etkisizleştirmek ve yandaşlara yönelik rantın önünü açmaya çalışmak olduğu şimdiden ortaya çıkmıştır” dedi.

    AKP hükümet 17 Ağustos 2011’de ‘Ulusal Deprem Stratejisi ve Eylem Planı’nı açıklayacağını beyan ettiğini söyleyen Tekin, “Bu planda önemli eksiklikler vardır. İddia ettikleri gibi, yeni bir açılım getirdiğini söylemek de mümkün değildir” ifadesini kullandı. Tekin, ortaya konulan planın, bugüne kadar yapılmış birçok rapordan yapılan alıntılarla hazırlanmış bir tekrardan ibaret olduğunu söyledi.

    “AKP’NİN ULUSAL DEPREM STRATEJİSİ VE EYLEM PLANI’NDA BİLİMSEL BAKIŞ AÇISI YOK!”

    AKP’nin ‘Ulusal Deprem Stratejisi ve Eylem Planı’nda yer alan tespitlerin incelenmesi durumunda, söylediklerinin daha iyi anlaşılacağını belirten Tekin, “Hükümetin, bu alanda da kendisinden önce yapılan çalışmaları yok sayma eğiliminde olduğu görülüyor” dedi.

    AKP’nin, Ulusal Deprem Konseyi Strateji Raporu’nu, BİB Deprem Şurası Raporu’nu, Türkiye İktisat Kongresi Raporları’nı, BİB Kentleşme Şurası Raporları’nı, TBMM Özel Komisyon Raporları’nı, Sayıştay Raporları’nı, KENTGES Raporu’nu ve benzer içerikteki sayısız resmi araştırma raporlarını görmezden geldiğini söyleyen Tekin, “Hükümetin depremin yıkıcı etkisine karşı bilimsellikten ne denli uzak olduğu da raporları yok saymasıyla bir kez daha görülmüştür” dedi. AKP’nin ortaya koyduğu stratejinin “yeni” bir söz içermediğini de belirten Tekin, eleştirilerine şöyle devam etti:

    “EYLEM PLANI ÜLKE GERÇEKLERİNDEN VE BÜTÜNLÜKTEN UZAK”

    “AKP’nin ortaya koyduğu strateji ve eylem planı, hangi köklü değişikliklerin zorunlu görüldüğünü ortaya koymak zorundadır. Metinde bu yoktur, eylem planı bu bağlamda, zayıf bir metindir.” Tekin sözlerine şöyle devam etti:

    “Planın hazırlanmasında katkısı bulunan meslek gruplarının ağırlıklı olarak yer bilimciler ve mühendislerden oluştuğu görülmektedir. Oysa deprem konusunda bir ulusal stratejinin hazırlanması için, sosyal bilimciler ile şehir plancılarının da aynı oranda katılımı gereklidir.
    Hal böyleyken planda “çok disiplinli” bir çalışma yapıldığı iddiası, taslağın inandırıcılığını zayıflatmaktadır.”

    “SORUNLARIN YÜZDE ELLİSİ YOK SAYILMIŞ...”

    CHP’li Tekin, AKP’nin ortaya koyduğu metnin eksik olduğunu belirterek şöyle konuştu: “Metin, ulusal strateji belgesinde yer alması gereken konuların belki yalnızca %50’sini kapsamaktadır. Oysa deprem konusunda bir ulusal stratejinin hazırlanması, gerçekçi bir “çok disiplinlilik ilkesi gözetilerek” mümkün olabilecektir. Strateji ve Eylem Planı raporu kavram ve dil kargaşasına ve yanlışlıklarına sahiptir.”

    Açıklamasını örneklerle sürdüren Gürsel Tekin, “Örneğin ‘zarar azaltma’ teriminin hala ‘risk azaltma’ kavramı yerine kullanılmakta oluşu; bunların rapor kapsamında zaman zaman birbiri yerine geçmesi, bu alanda öncelikli bir ARGE çalışmasının dil konusunda yapılması gereğini zorunlu kılıyor” dedi.

    “ÇALIŞMAYA BİLİMSEL KATKI KOYMAYA HAZIRIZ...”

    Tekin, AKP’nin elindeki metnin, planlama bakışı açısından zayıf olduğunu da sözlerine ekledi. Raporda yer alan kafa karışıklığının, doğru bir deprem stratejisinin belirlenmesine engel olacağını da belirterek, “Biz bu metni CHP olarak sadeleştirmeye, içindeki çelişkilerden arındırmaya, bilimsel metotları rapor haline getirmeye hazırız. Bunun için yeterli birikime sahibiz” dedi.

    CHP’li Tekin, sözlerine şöyle devam etti:
    “Belirlenen eylem kararlarının, mutlaka meslek odaları ile birlikte alınması gerekliliği açıktır. Hal böyleyken, TMMOB’nin yetkilerinin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na devredilmesi tartışmalarının sürdüğü bir dönemde, bu zorunluluğun gerçekleşmemesi ülkemizde deprem risklerinin azaltılması eylemlerinin başarıya ulaşmasını engelleyecektir.”

    NE YAPMALI?

    CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin, yaptığı açıklamada, depremin yaratacağı olası risklere karşı yapılması gerekenleri de şu şekilde sıraladı:

    - “Zorunlu Deprem Sigortası’nın yaygınlaştırabilmesi için deprem sonrası yara sarmanın yanı sıra, deprem riskinin azaltılmasında bir araç kimliğine kavuşturulması gerekir.

    - Ülkemizin deprem riski yüksek bir tektonik kuşak üzerinde bulunduğu gerçeği unutulmamalıdır. Sadece İstanbul ve Marmara odaklı bir bakış açısı, afet risklerinin azaltılması için yeterli değildir.

    - Ege Bölgesi ve Doğu – Güneydoğu Anadolu bölgelerini de bekleyen riskler masaya yatırılmalı, ortak bir akıl havuzu oluşturularak gerekli önlemler alınmalıdır. İstanbul eksenli olarak ekranlarda tekrar eden öncü – artçı tartışmalarının ötesinde sahici bir afet hazırlığının yapılması gerekmektedir.

    - Deprem gerçeğini yalnızca afete ulaşan sonuçlar üzerinden ele almak yetersizdir. Sonuçları tartışmak yerine, üzerinde yaşadığımız Anadolu coğrafyasının gerçekliğini bilmek zorundayız. Anadolu coğrafyasının tarihi ve arkeolojik verileri, bize bu bağlamda yol gösterici olacaktır. Yerleşim yerleri için seçilecek yerlerin doğru olup olmadığı bile, artık çok kolay bir şekilde belirlenmektedir. Ancak bunları yapabilmek için, öncelikle bütünlüklü bir planlama sürecinin ortaya konulması ve yasal dayanağa kavuşturulması gerekir.

    - Yaklaşık on yıldan bu yana, 6,5’in üstünde bir depremin olmamasını “şans” olarak nitelemiştik. Ancak devlet yönetimi, işi şansa bırakmamak demektir. Dileriz ki hükümet, önümüzdeki süreyi iyi değerlendirir. Böylece, toplumsal bir yıkıma dönüşebilecek olası bir deprem tehlikesi de en az kayıpla atlatılır. Bunun için gerekli önlemleri almak, bilimin ve aklın yol göstericiliğinde, daha fazla zaman kaybına fırsat vermeden değerlendirmek gerekiyor.”

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • Demirtaştan Akla Ziyan İddia!05 Ekim 2012 Cuma 08:37
  • Vekilin İsteği Başka!05 Ekim 2012 Cuma 08:36
  • Hüseyin Çelik: Panik yapmayın!04 Ekim 2012 Perşembe 20:18
  • Hüseyin Aygünden ilginç iddia04 Ekim 2012 Perşembe 20:07
  • MHPnin Neden Evet Dediği Belli Oldu04 Ekim 2012 Perşembe 14:46
  • Muharrem İnce Meclisi birbirine kattı04 Ekim 2012 Perşembe 14:44
  • CHPli heyetten ilk açıklama03 Ekim 2012 Çarşamba 22:45
  • Seçim teklifi komisyondan geçti03 Ekim 2012 Çarşamba 21:00
  • CHPden sağduyu çağrısı03 Ekim 2012 Çarşamba 20:55
  • BDPden ilk yorum Kaplandan03 Ekim 2012 Çarşamba 20:52
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim