• BIST 89.764
  • Altın 145,514
  • Dolar 3,6255
  • Euro 3,9111

    5 bin yıllık kurbağa figürünün sırrı

    05.05.2011 19:22
    5 bin yıllık kurbağa figürünün sırrı
    Domaniç-İnegöl karayolunda her yıl ilkbaharda yüzlerce kurbağanın birbirlerinin sırtına binmiş şekilde yollara dökülmesi, höyük kazısında bulunan ve 5 bin yıl öncesine ait olduğu tahmin edilen kurbağa figürlü içki kabının sırrının çözülmesini sağladı.
    5 bin yıllık kurbağa figürünün sırrı 5 bin yıllık kurbağa figürünün sırrı 5 bin yıllık kurbağa figürünün sırrı

     

     
    AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, Kütahya merkeze 25 kilometre uzaklıktaki Seyitömer Höyüğü kazısını yürüten Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nejat Bilgen başkanlığındaki ekip, geçen yıl topraktan yapılmış içki kabı buldu.
     
    Kabın, iki küçük kurbağanın, bir büyük kurbağanın sırtına binmiş şekilde figürle oluşturulmasına başlangıçta bir anlam veremeyen Prof. Dr. Bilgen, bir yerel gazetede yer verilen ve Domaniç-İnegöl karayolunda yollara dökülen kurbağaların fotoğraflarını inceleyince ilginç bir sonuca ulaştı.
     
    Prof. Dr. Bilgen, 5 bin yıl öncesine ait figürün, kurbağaların ilkbahar aylarındaki çiftleşme döneminde gruplar halinde araziye dağılmalarıyla ilgili olduğunu fark etti.
     
    Kurbağaların eski devirlerde bölgede yaşayan insanlar tarafından kutsal varlıklar olduğu bilgisine ulaşan Prof. Dr. Bilgen, içki kaplarının da bu düşünceden hareketle yapıldığını belirledi.
     
    -"BUNA BENZER DÜNYADA BAŞKA BİR BULUNTU YOK"-
     
    Prof. Dr. Bilgen, AA muhabirine, geçen yıl buldukları kurbağa figürlü içki kabının, Kütahya Arkeoloji Müzesinde sergilendiğini söyledi.
     
    Fotoğraflarını gördüğü birbirini sırtında taşıyan kurbağaların bilimsel bir bulguya ışık tuttuğunu ifade eden Prof. Dr. Bilgen, şöyle konuştu: "Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ) Genel Müdürlüğüne bağlı Seyitömer Linyit İşletmesi (SLİ) Müessesesi havzasındaki Seyitömer Höyüğü’nde kazıları yaklaşık 5 yıldır sürdürüyoruz. Burada geçen yıl Erken Tunç Çağına ait tapınakta bir içki kabı bulduk. Bu kap, bir büyük kurbağanın sırtına binmiş iki küçük kurbağadan oluşuyordu. Bilim dünyasına ışık tutmak amacıyla bunun nedenini araştırmaya başladık ve çok ilginç bilgilere ulaştık. Dünyada çeşitli hayvan figürlerinden sunu kapları vardı ancak ilk kez Seyitömer’de rastlanan kurbağa formundaki kaplarının esin kaynağına ulaşmamız bizi heyecanlandırdı.
     
    Ryton denilen bu kaplar, eski çağlarda tanrılara içki sunulan özel kaplardır. Buluntu, Domaniç-İnegöl karayolunda görülen ve bu bölgede halen yaşadıkları anlaşılan aynı tür kurbağalarla anlam kazandı. Tesadüfen gördüğüm fotoğrafla önemli bir konu aydınlandı. Hala bölgede yaşadığı anlaşılan kurbağalar, bize o dönemlerde de yaşayan bu kurbağaların esin kaynağı olduğunu gösterdi. Buna benzer dünyada başka bir buluntu yok. Anlaşılan o ki, bölgede yaşayan bu tür, Erken Tunç Çağı insanını 5 bin yıl önce etkilemiş. Bu, tabiatın görkeminin, tabiatı gözlemenin inanca yansımasının bir örneği olarak karşımıza çıktı."
     
    -GECELERİ YOLLARA DÖKÜLÜYORLAR-
     
    Bahar aylarında geceleri yollara dökülen kurbağalara, Türkiye’de olduğu gibi dünyanın çeşitli ülkelerinde de sıkça rastlanıyor. Hatta bazı ülkelerde çiftleşmek amacıyla birbirlerini sırtlarında taşıyarak dereye ulaşmaya çalışan kurbağaların yoğun olduğu karayolları bir süreliğine ulaşıma kapatılıyor.
     
    Çiftleşme dönemine rastlayan nisan ve mayıs aylarında araziye dağılarak bir bölümü karayollarında görülen kurbağalar, bilim insanlarını olduğu gibi sürücüleri de şaşırtıyor.
     
    İkişerli ya da üçerli gruplar halinde birbirlerini sırtında yolun karşısına taşıyan kurbağalar, Domaniç-İnegöl karayolunun yolunun Kocayayla mevkisinde bahar aylarında geceleri görülüyor. Yoldan karşıya geçmeye çalışan yüzlerce kurbağa ilginç görüntüler sergiliyor.
     
    Dünyanın diğer ülkelerinde yollarda görülen kurbağaların birbirlerinden ayrı olarak bulunduğu, birbirlerinin sırtlarına binmiş şekilde yollarda bulunmalarının sadece Domaniç ve İnegöl’e özgü olduğu iddia edildi.

     

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • O manzaralar içimizi sızlatıyordu06 Ekim 2012 Cumartesi 12:50
  • Sucuk ve Salamı karıştıramayacaklar06 Ekim 2012 Cumartesi 12:48
  • 56 yaşındaki ev hanımının yaptığı pes dedirtti!06 Ekim 2012 Cumartesi 12:47
  • Şehit yakınlarına internet indirimi06 Ekim 2012 Cumartesi 12:39
  • Bir top mermisi daha düştü!06 Ekim 2012 Cumartesi 11:51
  • Bisküvi kutusundan tarih çıktı06 Ekim 2012 Cumartesi 10:58
  • Nevşin Mengü rövanşı böyle aldı!..06 Ekim 2012 Cumartesi 10:56
  • Bu haberi okumadan yola çıkmayın06 Ekim 2012 Cumartesi 10:40
  • 4+4+4ün gerekçeli kararı Resmi Gazetede!06 Ekim 2012 Cumartesi 10:39
  • Başbakan Erdoğanın arıyla imtihanı!06 Ekim 2012 Cumartesi 10:37
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim