• BIST 75.727
  • Altın 130,438
  • Dolar 3,4745
  • Euro 3,6641

    5 bin yıllık besin kaynağı!

    24.03.2012 21:21
    5 bin yıllık besin kaynağı!
    Günde 2-3 bardak süt içen kişilerde bağırsak sorunlarına, hatta bağırsak kanserine pek rastlamadığı görülüyor.
    5 bin yıllık besin kaynağı! 5 bin yıllık besin kaynağı! 5 bin yıllık besin kaynağı!

    Tat Konserve Sanayii A.Ş. çatısı altındaki markalardan SEK adına sütün bilimsel ve tarihsel geçmişini araştıran Beslenme Uzmanı Doç. Dr. Taylan Kümeli, Sümer uygarlıklarından Ur medeniyetine ait 5 bin yıllık kalıntılarda süt ile ilgili bulgulara rastlandığını belirterek, bunun insanlık tarihinde sütün önemini ortaya koyduğunu söyledi. M.Ö 26. yüzyıla ait Babil kabartmalarında ise yalnızca süt değil, bugün peynir olarak kullanılan gıdanın en ilkel formuyla karşılaşıldığını ifade eden Doç. Dr. Kümeli, “Günümüzde yoğurt formunda tüketilen besinin temelleri de M.Ö 4. yüzyılda Trakya halkı tarafından atıldı” dedi. İnsanlık tarihinde köklü geçmişi olan süt ve süt ürünleri konusunda, son dönemde gündeme gelen tartışmaları “çoğu bilimsel dayanaktan yoksun” olarak niteleyen Doç. Dr. Kümeli, “Kaliforniya Üniversitesi’nden Doktor Cedric Garland'ın 20 yıl boyunca 2000 kişi üzerinde gerçekleştirdiği araştırmalar, günde 2-3 bardak süt içen kişilerde bağırsak sorunlarına, hatta bağırsak kanserine pek rastlamadığını ortaya koyuyor. Yüzyıllardır insanoğlunun en önemli besini kabul edilen süt, laktoz ve protein deposu” diye konuştu

    İnsanların süt ve süt ürünleri tüketiminin binlerce yıllık geçmişe sahip olduğunu belirten Beslenme Uzmanı Doç. Dr. Taylan Kümeli, antik çağlardan bu yana elde edilen bulgularla günümüzde gerçekleştirilen araştırmaların sütün insan sağlığına katkısını ortaya koyduğunu söyledi. Tat Konserve A.Ş. çatısı altındaki markalardan SEK adına sütün bilimsel ve tarihsel geçmişini araştıran Beslenme Uzmanı Doç. Dr. Taylan Kümeli, “Son dönemde süt konusunda gündeme getirilen iddiaların çoğu bilimsel olarak desteklenmeyen, varsayımlara dayanan görüşler” diye konuştu. Bu iddiaların tüketicilerde sütle ilgili pek çok soru işaretine neden olduğunu kaydeden Taylan Kümeli, kamuoyunda yaratılan bu kuşkunun toplum sağlığı açısından tehdit oluşturduğunu söyledi.


    Tartışmalara açıklık getirmek, her yaş grubundan tüketicinin kafasında yaratılan sorulara yanıt bulabilmek amacıyla SEK adına gerçekleştirdiği, “Sütün insanlık tarihindeki yeri ve yararlarıyla” ilgili araştırması hakkında bilgi veren Doç. Dr. Taylan Kümeli, şunları söyledi; “Sütü bilimsel ve tarihsel belgelere dayanarak incelediğimizde, ne kadar vazgeçilmez bir beslenme öğesi olduğunu, içerdikleri ve dönüştüğü türleri bakımından ne kadar eşsiz bir ürün olduğunu bir kez daha keşfetmiş oluruz.”


    Sümer ve Babil uygarlıklarında süt ve süt ürünleri


    Sadece insanların değil, tüm memelilerin dünyaya gözlerini açar açmaz aldığı ilk besinin ‘süt’ olduğunun altını çizen Doç. Dr. Kümeli, sütün insanlık tarihinde en az 5000 yıllık tarihe sahip olduğunu şöyle konuştu;
    “Sümer uygarlıklarından Ur medeniyetine ait çizimlerde, süt tüketimine dair izler görüyoruz. Bu insanlığın en az 5000 yıldır süt içtiği anlamına geliyor. M.Ö 26. yüzyıl döneminde ise Babil kabartmalarında yalnızca süt değil, süt kesiği yani bugün peynir olarak kullandığımız gıdanın en ilkel formuyla karşılaşıyoruz. Bugün yoğurt formunda tükettiğimiz besinin temelleri M.Ö 4. yüzyılda Trakya halkı tarafından atılmış. Tarihsel kaynaklar ise sütü işleyen ve sütten çeşitli ürünler elde eden uygarlıklar arasında Kuzey ve Orta Asyalılar bulunduğunu gösteriyor. Doğu Avrupa ülkeleri de yine süt ve süt ürünlerine ilgi duyan ve ilgilenen bölgelerden biri. Kısaca bugün en gelişmiş haliyle gördüğümüz sütü biçimlendirme usulleri, tarihte bu coğrafyalarda keşfedilmiş ve günümüze kadar bilimin ve teknolojinin de desteği ile çok daha gelişmiş şekilde hayatımızda ve sofralarımızda yerini almıştır.”


    “Tedavi edici etkisi kanıtlanmış olan süt, insanoğlunun tükettiği ilk besindir”
    Sütün, insanlık tarihi boyunca vazgeçilmez besin maddelerinden biri olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Taylan Kümeli, binlerce yıllık uygarlık tarihinde çeşitli medeniyetlere ilişkin araştırmalarda ortaya çıkan bulguların da bunun en önemli kanıtı olduğunu belirterek şunları söyledi:


    “Süt ve süt ürünleri hakkında ortaya atılan olumsuz iddialara inanmak, aslında süt ve süt ürünleri hakkında ne kadar az bilgi sahibi olduğumuzun göstergesi. Yatıştırıcı, doyurucu, tedavi edici etkisi laboratuvar ortamında kanıtlanmış bu besin, insanoğlunun tükettiği ilk besindir. Yalnızca beslenme ve tedavi öğesi olarak değil lezzet ve kültür öğesi olarak da eşsizdir. Yalnızca ham haliyle değil, işlenmiş olarak da çeşitlenip tüketilebilir” diye konuştu.


    Süt bağırsak kanserini önlemeye yardım ediyor


    Sütün kanser düşmanı bir besin olduğuna da dikkat çeken Doç. Dr. Kümeli; “Süt özellikle bağırsak kanserini önlemeye yardımcı oluyor. Kaliforniya Üniversitesi’nden Doktor Cedric Garland'ın 20 yıllık araştırması, süt tüketen kişilerin daha sağlıklı bağırsaklara sahip olduğunu gösteriyor. 20 yıl boyunca 2000 kişiyi inceleyen Garland, günde 2-3 bardak süt içen kişilerde bağırsak sorunlarına, hatta bağırsak kanserine pek rastlamadığını belirtiyor. Bu yüzden Garland, bağırsak kanserini önlemek için günde 2-3 bardak süt tüketilmesini öneriyor. Aynı şekilde, Boston’da yapılan bir araştırmada sütün içerdiği ‘fermente’ ve sütün içerdiği "Asidofilis" bakterisinin de bağırsak kanserine karşı etkili olduğunu kanıtlanıyor” ifadesini kullandı.


     Düzenli süt tüketenlerde kronik bronşit vakasına rastlanmadı


    Sağlıklı bir vücut için sütün önemli bir besin olduğunu vurgulayan Kümeli, Johns Hopkins Üniversitesi'nde gerçekleştirilen bazı araştırmaların da bunu kanıtladığını belirtti. Taylan Kümeli, “Araştırmacılar, süt içen kişilerde kronik bronşite pek rastlamadıklarını dile getiriyor. Uzmanlar sütün; sigara, alkol ve bol miktarda kahve gibi bağımlılık yapan maddeleri tüketen kişileri bile koruduğuna dikkat çekiyor” dedi.


    Sütteki laktoz ve protein beyin ve sinir dokularının oluşumunda önemli rol oynar


    Sütün protein ve laktoz açısından oldukça zengin bir besin olduğunu, laktozun enerji sağlayarak, beyin ve sinir dokularının oluşumunda rol oynadığını kaydeden Taylan Kümeli, insan sağlığına katkıları konusunda şu bilgileri aktardı; “Vücudun kalsiyum ve fosfordan daha iyi yararlanmasını sağlayan laktoz sayesinde kemik ve diş oluşumu daha sağlam olduğundan, bebeklerin beslenmesinde önemli rol oynar. Süt proteininin biyolojik değeri bitkisel proteinlere göre daha yüksek olduğundan, vücut diğer proteinlere oranla süt proteininden daha iyi yararlanıyor. Sütteki protein hücre ve dokuların oluşmasında önemli rol oynarken, büyüme ve gelişmeyi sağlar, kasların kasılmasına yardımcı olur ve vücutta ödem yapan sıvıların toplanmasını önler. Yapılan onca araştırma ve deneyler sonrasında, her şeyi bir kenara bırakarak sütün zararlı olduğunu söylüyor olmak ya da her söylenene inanmak sadece süt hakkında yeterli bilgiye sahip olmadığımızı gösteriyor.”

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim