• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019

    28 Şubat darbelerin en başarılısıdır

    20.02.2012 07:28
    28 Şubat darbelerin en başarılısıdır
    Has Parti Genel Başkanı Kurtulmuş, 'postmodern' ya da 'e-muhtıra' gibi tabirlerle darbelerin hafifletilmemesi gerektiğini söyledi.
    28 Şubat darbelerin en başarılısıdır 28 Şubat darbelerin en başarılısıdır 28 Şubat darbelerin en başarılısıdır

     

    "27 Nisan da, 28 Şubat da birer darbedir" diyen Kurtulmuş, 28 Şubat'ın 'kendi mantığı içinde en başarılı darbe' olduğunu belirtti. Kurtulmuş, "28 Şubat'la hem siyasete hem de Türkiye sosyolojisine müdahalede bulunuldu" dedi

     

    Has Parti Genel Başkanı Numan Kurtulmuş, 28 Şubat ve 27 Nisan müdahalelerinin 'postmodern', 'muhtıra' gibi ifadelerle hafifletilmeye çalışıldığını belirterek, "Her ikisi de, 28 Şubat da 27 Nisan da darbedir" dedi. Kendi mantığı açısından 28 Şubat'ın diğer 4 darbeden daha başarılı olduğuna dikkat çeken Kurtulmuş, 1997'deki süreçte sadece siyasete değil, ülkenin sosyal yapısına da müdahale edildiğini kaydetti. Kurtulmuş, "Öyle bir Türkiye oluşturalım ki bir daha hiç kimse aklının ucundan andıç hazırlamayı, darbe yapmayı geçiremesin" diye konuştu. Has Parti Genel Başkanı, gündemdeki konulara ilişkin Yeni Şafak'a şu değerlendirmeleri yaptı:

    SOSYAL YAPIYA MÜDAHALE EDİLDİ

    Rahmetli Özal, bir tatil beldesinde kısa şortla askeri denetlemişti. O zaman bütün Türkiye bunu konuştu. "Türkiye'de işler değişiyor. Artık bir daha ihtilal olmaz" denildi. Ama Özal'dan sonra iki tane nurtopu gibi ihtilal oldu. Bunlardan birisi 28 Şubat'tır. Bunun etkisini azaltmak için 'postmodern' dediler. İkincisi ise 27 Nisan 2007'dekidir. Onun da etkisini azaltmak için 'e-muhtıra' dediler. Her ikisi de darbedir. 'Postmodern', 'muhtıra' falan değil, adı darbedir. Özellikle 28 Şubat Türkiye'deki 5 tane darbeden kendi mantığı açısından en başarılısıdır. Diğer bütün darbeler siyasete müdahaledir; 28 Şubat siyasete müdahaleyle birlikte Türkiye sosyolojisine müdahale etmeyi amaçlamıştır. 27 Nisan'la ilgili suç duyurusunda bulunacağız. Bizim işimiz sistemin kendisiyle. Öyle bir Türkiye oluşturalım ki, bir daha hiç kimse andıç hazırlamayı, darbe yapmayı aklının ucundan dahi geçiremesin.

    İFADE KRİZİ SİYASİ İRADEYE TAVIR

    MİT Müsteşarı Hakan Fidan ve diğer MİT mensupları hakkında soruşturma başlatılmasını doğrudan doğruya siyasi iradeye karşı yapılmış bir hareket olarak telakki ediyoruz. Biliniyor ki, Oslo görüşmeleri Sayın Başbakan'ın takdiriyle, seçilmiş bir hükümetin takdiriyle yapılmış görüşmelerdir. Dünyada bütün modern devletlerin istihbarat örgütleri bu tür görüşmeler yapar. Siz bunu niye gizli saklı Oslo'da yapıyorsunuz, gelin İstanbul'da Ankara'da yapın.

    MİLLET YENİ ANAYASA İSTİYOR

    Bu parlamentonun bir numaralı vazifesi anayasadır. Birkaç maddenin değiştirildiği anayasa değil, altını çizerek söylüyorum, yeni anayasa... Şimdiye kadar görülen tablo, yorulmuş yaslanmış bir parlamentonun varlığıdır. Meclis'teki partilere sesleniyoruz. Millet sizden yeni anayasa istiyor.

    KÜRT MESELESİNDE MERTLİK GEREK

    2009'da Türkiye'de Kürt sorunu açısından çok önemli bir adım atıldı. O süreçte bir bahar havası vardı. Kürt sorununun çözümüne ilişkin toplumsal ortamın oluşturulması gerekir. CHP ve MHP bu konunun çözümüne ilişkin hiçbir şey söylemedi. 'İstemiyoruz' dediler karşı çıktılar. Kapatılan DTP ise bu konunun çözümü için bir şans olarak parlamentoda bulunmasına rağmen sadece milyonlarca Kürt'ün hakkını korumak yerine sadece bir kişinin siyasi geleceğine odaklandı. Suriye, Irak, İran meselesinin olduğu bu ortamda Türkiye iç barışı sağlamak zorunda. Ama herkes mertçe cevap versin: Bu sorunun çözümü isteniyor mu istenmiyor mu?

     

    Yüksek Askeri Şûrâ Savunma'ya bağlansın

    Sivilleşme konusunda çok güzel şeyler oluyor. 12 Eylül'le hesaplaşmanın içine girilmesi güzel. YAŞ'ın başında Sayın Başbakan oturuyor. MGK'da asker-sivil karışık oturuyor. Bütün bunlar güzel, ancak esas mesele 12 Eylül'le Kenan Paşa'nın, Şahinkaya'nın 90 yaşındaki adamların mahkeme önüne çıkartılması değildir. Türkiye siyaseti önce 12 Eylül'ün kayığından inmeli. Bu sistemi değiştirmediğiniz sürece sandıktan kim çıkarsa çıksın Türkiye'nin karanlık odası iktidar olur. MGK, anayasal bir kuruluş olduğu sürece her zaman fiilen bakanlar kurulunun üstünde olma tehdidini taşır. YAŞ, Milli Savunma Bakanlığı'na bağlanan bir istişare kurulu haline dönüştürülmediği, anayasal bir kurul olarak devam ettiği sürece, biz her 30 Ağustos'ta 'kim nereye terfi ve tayin edildi' diye bir ay boyunca tartışıp dururuz. Anayasa Mahkemesi, YÖK, HSYK da aynı şekilde... Bunlar her zaman milletin denetiminden çıkabilir. Bu millet iktidar partisine oy vermiş, karşılığında yeni anayasa istiyor.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • Demirtaştan Akla Ziyan İddia!05 Ekim 2012 Cuma 08:37
  • Vekilin İsteği Başka!05 Ekim 2012 Cuma 08:36
  • Hüseyin Çelik: Panik yapmayın!04 Ekim 2012 Perşembe 20:18
  • Hüseyin Aygünden ilginç iddia04 Ekim 2012 Perşembe 20:07
  • MHPnin Neden Evet Dediği Belli Oldu04 Ekim 2012 Perşembe 14:46
  • Muharrem İnce Meclisi birbirine kattı04 Ekim 2012 Perşembe 14:44
  • CHPli heyetten ilk açıklama03 Ekim 2012 Çarşamba 22:45
  • Seçim teklifi komisyondan geçti03 Ekim 2012 Çarşamba 21:00
  • CHPden sağduyu çağrısı03 Ekim 2012 Çarşamba 20:55
  • BDPden ilk yorum Kaplandan03 Ekim 2012 Çarşamba 20:52
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim