Bir süredir kalp yetmezliği nedeniyle tedavi gören ve yoğun bakımda bulunan gazetecinin sağlık durumu ciddiyetini koruyordu; ancak yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Bu kayıp, hem meslektaşları hem de basın dünyası için büyük bir boşluk anlamına geliyor.
Keklikçi’nin meslek hayatı genç yaşlarda başladı ve yaklaşık otuz yılı aşkın bir süre boyunca gazeteciliğin farklı alanlarında görev yaptı. Sabah Gazetesi’nde muhabirlikten foto muhabirliğine, büro şefliğinden fotoğraf editörlüğüne kadar pek çok önemli pozisyonda bulundu. Özellikle savaş bölgelerinden aktardığı haberler ve sahadan çektiği fotoğraflar, onun meslektaşları arasında saygın bir yer edinmesini sağladı. Sahadaki disiplinli tavrı, haberciliğe yaklaşımı ve fotoğraf alanındaki uzmanlığıyla tanınan Keklikçi, basın dünyasında iz bırakan isimlerden biri olarak anılıyor.
Gazetecinin meslek hayatı boyunca edindiği deneyim ve birikim, yalnızca çalıştığı kurumlara değil, birlikte görev yaptığı gazetecilere de önemli katkılar sağladı. Onun sahadaki tecrübesi, genç gazeteciler için bir okul niteliğindeydi. Meslektaşları, Keklikçi’nin hem haberciliğe duyduğu bağlılığı hem de fotoğraf sanatına kattığı derinliği örnek göstererek, onun basın dünyasında bıraktığı mirası vurguluyor.
Keklikçi’nin özel hayatında da basınla iç içe olduğu biliniyor. Eşi Dilek Kantoğlu Keklikçi de gazeteci meslektaşı olarak aynı camianın bir parçası. Çiftin bir kız çocuğu olduğu öğrenildi. Bu kayıp, yalnızca basın dünyası için değil, ailesi ve yakın çevresi için de büyük bir acı anlamına geliyor.