banner339
banner313

Cumhurbaşkanı Meclis'i feshedebilecek mi? Numan Kurtulmuş yanıt verdi

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş Cumhuriyet Halk Partisi’nin anayasa değişikliği ile ilgili "Cumhurbaşkanı meclisi feshedecek" eleştirisine yanıt vererek, "Bizatihi bu madde darbesavar bir maddedir" dedi.

Cumhurbaşkanı Meclis'i feshedebilecek mi? Numan Kurtulmuş yanıt verdi
banner401
banner427

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş Cumhuriyet Halk Partisi’nin anayasa değişikliği ile ilgili "Cumhurbaşkanı meclisi fes edecek" eleştirisine yanıt vererek, "Bizatihi bu madde darbesavar bir maddedir. Ola ki cumhurbaşkanı başka bir kanttan, parlamento başka bir kanattan olabilir. Dolayısıyla kilitlendiniz. 120 kez cumhurbaşkanı seçemiyorsunuz, Kenan Paşalar hazırlansın tankları mı çıkarsın, Cumhurbaşkanı iradesini ortaya koysun yeni bir meclis mı oluşturulsun" dedi.

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş İstanbul Dostluk Derneği tarafından Bahariye Mevlevihanesi’nde düzenlenen “Cumhurbaşkanlığı Sistemine Dostlarla Evet” programına katıldı. Katılımcılara Cumhurbaşkanlığı sistemine neden ihtiyaç duyulduğunu anlatan Numan Kurtulmuş, mevcut sistemin 4 temel problemi olduğunu vurguladı.

"Bu sistem güçler ayrılığı değil, güçler çatışması prensibi üzerine oturtulmuştur"

Mevcut sistemin çatışmacı ve vesayetçi bir sistem olduğunu belirten Kurtulmuş, “Onlarca kere bu çatışmalar ve vesayetleri Türkiye’nin karşısında ne belalar açtığını yaşadık. Siyasi aktörler arasında çatışma, kurum ve kuruluşlar içerisinde çatışma ve toplumsal alanda bir çatışmayı doğurmak üzerine bina edilmiştir. Güçler ayrılığı prensibi üzerine değil, güçler çatışması prensibi üzerine oturtulmuştur. Böyle olduğu içini sürekli krizler oluşturmuş, sürekli demokrasi dışı güçlerin müdahalesi olmuştur. Sistemin bu çatışmacı özelliği siyasi hayatımızda 5 darbenin olmasına, 6 tane bilinen darbe teşebbüsünün ortaya çıkmasına vesile olmuştur. 15 Temmuz sadece bu çatışmacı sistemin sorunlarından bir tanesidir. Hükümetlerin kurulamadığı, onlarca tur görüşmenin yapıldığı dönemler olmuştur. 120 turunu aşkın bir süre Cumhurbaşkanlığı için oylama yapılmış, seçim yapılamamıştır. Böyle olduğu için cumhurbaşkanlığı seçilememesi meselesi darbeciler tarafından mazeret olarak kullanılmıştır. Rahmetli Erbakan Refah Yol hükümeti zamanında hangi mekanizmalarla engellendiğini ve 28 Şubat sürecine nasıl ülkenin sokulduğunu hatırlayalım. Bütün bunlar sistemin mahiyeti çatışma üzerine kurulduğu için oluyor. 1982 anayasası da, 1961 anayasası da öyle bir cumhurbaşkanlığı makamı tesis etmiş ki ‘nasılsa bu sistemde kavgalar olur’ diyerek sistemin emniyet sübabı olarak cumhurbaşkanlığını öngörmüş” diye konuştu.

"Diktatörlük diyenler 104. maddeye baksın"

Muhalefetin “diktatörlük” eleştirilerini hatırlatan Kurtulmuş, “Bazıları diktatörlükten bahsediyor. Diktatörlüğe bakmak isteyenler 104. maddeye baksınlar. 104. maddede sistem öyle yüksek yetkiler donatılan bir cumhurbaşkanlığı makamı tasarlamış ki yüksek yetkiler var ama sıfır sorumluluk. Bunları tasarlayanlar bilseler ki bir gün Turgut Özal ya da Recep Tayyip Erdoğan cumhurbaşkanı olacak böyle bir 104. madde yazmazlardı. Darbeciler ‘nasılsa biz cumhurbaşkanı olacağız, bizden sonra da emekli askerler gelip cumhurbaşakanı olacak’ diye bildiler, zannettiler ve tasarladılar” şeklinde konuştu.

"1975’de genelkurmay başkanı adaylarından biri seçilse..."

Türkiye’nin şu an iki başlı bir sistem ile yönetildiğini belirten Kurtulmuş, “Bu çift başlılığın Türkiye’ye ağır faturaları olmuştur. İnönü ile Recep Peker arasındaki anlaşmazlık, Türkiye’nin en büyük krizlerinden birisi olan ilk ekonomik krizimizi ortaya çıkarmış ilk devalüasyon gerçekleşmiştir. 1975’de Fahri Korutürk ve Süleyman Demirel arasındaki anlaşmazlık genelkurmay başkanlığı atanması tartışmasından başlamıştır. Sonunda irade çiftleştiği için uzlaşamamışlar iki tarafın da adamları tasfiye edilmiş yerine Kenan Evren paşa getirilmişti. Eğer 1975’de o günkü genelkurmay başkanı adaylarından biri atanmış olsa muhtemelen Türkiye 12 Eylül’e hazırlanmayacaktı” ifadelerini kullandı.

"Özal tek başlı yürütme mekanizmasına sahip olsaydı..."

Konuşmasında esi Cumhurbaşkanı Turgut Özal ile eski başbakanlardan Yıldırım Akbulut arasındaki tartışmayı da hatırlatan Kurtulmuş, “1991 yılı Amerika Irak’a müdahale etmiş. Rahmetli Özal diyor ki ‘bizim bir Misak-i Milli’miz vardı. Hazır ortalık böyleyken bu haklarımızı koruyacak adım atalım. Yıldırım Akbulut ve dönemin paşaları ‘hayır olmaz’ diyor. Sistem kilitlendi maalesef Özal istediğini yapamadı. Eğer Özal istediğini yapabilecek tek başlı bir yürütme mekanizmasına sahip olsaydı o gün muhtemelen Türkiye Misak-ı Milli meselesini en azından büyük oranda çözecek ve bugün Musul sorunu, bugün DEAŞ problemi, bugün PYD problemi karşımızda olmayacaktı” dedi.

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş cumhurbaşkanlığı sistemi üzerinden ana muhalefet partisini de eleştirerek şunları söyledi:

“Ana muhalefet diyor ki ‘Bir gün Cumhurbaşkanı diyecek ki meclisi feshettim’ Yok böyle bir şey. Mevcut teklifte fesih diye bir şey yoktur. Bu seçimin yenilenmesidir. Şimdi CHP’li arkadaşlar hiç kendilerinden birisinin Cumhurbaşkanı olacağına inanmadıkları için zannediyorlar ki devlet yönetim bu kadar layüsel bir alandır. Kafanız kızacak meclisi feshedeceksiniz. Bizzatihi bu madde darbesavar bir maddedir. Siyasetin kilitlendiği noktalarda siyaset dışı güçlerin düğümü çözmesini önlemek için kurulmuş olan bir mekanizmadır. Ola ki cumhurbaşkanı başka bir kanattan, parlamento başka bir kanattan olabilir. Dolayısıyla kilitlendiniz. 120 kez cumhurbaşkanı seçemiyordunuz, Kenan Paşalar hazırlansın tankları mı çıkarsın, meclis iradesini ortaya koysun, Cumhurbaşkanı iradesini ortaya koysun yeni bir meclis mı oluşturulsun. Tabii ki ikincisi. Bu darbeleri ortadan kaldıran çok önemli bir garanti maddesidir”.

Güncelleme Tarihi: 18 Şubat 2017, 12:47
banner218