banner339
banner313

Adem Huduti: 15 Temmuz gecesi valiye söyledim, kayıtları var

Darbe davasında savunmasını veren, 2. Ordu Komutanı Orgeneral Adem Huduti, 15 Temmuz gecesi valiyi arayarak, "Ankara'daki komutanlara ulaşamıyorum, devletimin yanındayım" dediğini söyledi.

Adem Huduti: 15 Temmuz gecesi valiye söyledim, kayıtları var
banner401
banner427

15 Temmuz darbe girişimi nedeniyle tutuklanan eski 2. Ordu Komutanı Orgeneral Adem Huduti, Düzce Cezaevi girişinde cuntacılıkla suçlanan eski komutanlar Avni Angun ve Emin Ayık’a, “Ne yaptınız çocuklar, beni de yaktınız” dediği iddiasına “Hatırlamıyorum” yanıtını verdi. Huditi, 15 Temmuz gecesi Malatya Valisi’ni arayarak “Devletin yanındayım” dediğini belirterek “HTS kayıtlarında Vali beyle 20’den fazla görüştüğüm ortadadır” dedi.

Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce haklarında kamu davası açılan, aralarında dönemin 2. Ordu Komutanı Adem Huduti, 2. Ordu Kurmay Başkanı Avni Angun, 7. Ana Jet Üs Komutanı Emin Ayık, 2. Ordu Harekat Destek Başkanı Yarbay Zeki Karataş, 2. Ordu İdari Kurmay Başkanı Yarbay Mustafa Serdar Sevgili, meslekten ihraç edilen 2. Ordu’da görevli Ersin Yıldırım ile subay, astsubayların da bulunduğu 28’i tutuklu 76 sanığın yargılandığı davaya devam edildi.

‘ATATÜRKÇÜ BİRİ OLARAK YETİŞTİRİLDİM’

Yakınca Spor Salonu’ndaki 3. duruşmada Huduti’nin savunması alınıyor. Jandarma eşliğinde cezaevi araçlarıyla spor salonuna kelepçeli getirilen Huduti, 1967 yılında Kuleli Askeri Lisesi’ne gittiğini ve o dönemlerde bulunduğu bölgede dershane olmadığını, tüm hazırlığını kendisinin yaptığını ifade etti.

Askeriyede görev yaptığı yerlere ilişkin bilgi veren Huduti, 43 yıl boyunca hizmet verdiğini belirtti. Bu süre boyunca kendisine verilen görevi onur ve şerefiyle yaptığını düşündüğünü söyleyen Huduti, şöyle devam etti:

“Basına göre FETÖ sayesinde çok hızlı yükseldiğim yazılmıştır. Ben o dönemler dershanesi olmayan bir bölgedeydim. Beni tüm öğretmenlerim Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı bir birey olarak yetiştirmiştir. Kendilerine müteşekkirim. Fikri hür, aklı hür, vicdanı hür olarak yaşadım ve yaşamaya devam ediyorum. Normalde devrelerim 4 askeri şurayla orgeneralliğe yükselirken ben 7’nci seferde yükseldim.”

‘DEVLETİN YAYINDA OLDUĞUMU VALİYE SÖYLEDİM’

Basında yer aldığı gibi istihbarat, genel kurmay karargahı gibi yerlerde görev almadığını ileri süren Huduti, savunmasına şöyle devam etti:
“Olayın başından itibaren darbeye karşı olduğum kurmay başkanına verdiğim emirlerle net olarak ortadadır. Bununla birlikte Vali beyi, saat 00.00 civarında 2. Ordu komutanını istediğini söyleyerek telefonla bana bağladılar. Birtakım gelişmeler yaşandığını, Ankara’daki komutanlara ulaşamadığımı ve devletimin yanında olduğumu sözlü olarak beyan ettim. HTS kayıtlarında Vali beyle 20’den fazla görüştüğüm ortadadır. Ben 17 ilin komutanlarıyla irtibat halindeydim. Ben onlarla konuşurken zaman zaman garnizon komutanım ve kurmay başkanım ile emir subayım görüştü. ‘Silah ve mühimmat depolarına sahip çıkın’ diye emir verdim. Bunlar 6. Tümen Komutanı’yla yaptığım ilk konuşmadır. Benzer emirleri diğer komutanlara ve kurmay başkanlarına verdim. Lehime olan bu durum iddianamede yer almamıştır.”

‘ O SÖZLERİ SÖYLEMEM MAKUL VE MANTIKLI DEĞİL’

İddianamede yer alan Düzce Cezaevinde Avni Angun ve Emin Ayık’a “Ne yaptınız çocuklar beni de yaktınız” cümlesini hatırlamadığını söyleyen Huduti, “Bunu söylemem makul ve mantıklı değil. Aramızda böyle bir konuşma geçtiğini hatırlamıyorum” diye konuştu.

İDDİANAMEDE NELER YER ALIYOR?

Malatya Cumhuriyet Başsavcısı Ergül Yılmaz ve Başsavcıvekili Mehmet Badem tarafından hazırlanan, Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen 165 sayfalık iddianamede, dönemin 2. Ordu Komutanı Huduti, bir numaralı şüpheli olarak yer alıyor. İddianamede, “Sayın Cumhurbaşkanının telefonla canlı yayına katılarak, millete verdiği mesajlara rağmen, 2. Ordu Komutanı olan şüphelinin bu yönde bir açıklama yapmadığı, 16/07/2016 günü saat 02.00 sıralarında Malatya Valisi’nin 2. Ordu Komutanı ile irtibata geçebildiği, bu saate kadar 2. Ordu Komutanı olan şüphelinin il valisiyle irtibat kurmadığı anlatılıyor.

Şüphelilerin, “cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs etmek”, “cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya Türkiye Büyük Millet Meclisinin görevlerini kısmen veya tamamen yapmasını engellemeye teşebbüs etme”, “cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs etme” suçlarından üçer kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve “terör örgütü FETÖ/PDY üyesi olmak” suçundan da 15 yıl hapisle cezalandırılmaları isteniyor.

Güncelleme Tarihi: 09 Mart 2017, 15:01
banner218