Gümülcine Seçilmiş Müftülüğü Vaizi Mehmet Emin Ahmet, Batı Trakya Türk azınlığının eğitim ve günlük hayatla ilgili sorunlarının devam ettiğini ifade etti. Azınlık okulu açma hakkına sahip oldukları halde izin alamadıklarını anlatan Ahmet, 'Bazı dersler Türkçe müfredattan Yunanca müfredata alındı” dedi.

Gümülcine Seçilmiş Müftülüğü Vaizi Mehmet Emin Ahmet, Batı Trakya Türk azınlığının eğitim, günlük hayat ve siyasi temsille ilgili sorunlarını değerlendirdi. Ahmet, Batı Trakya Türklerinin haklarının Lozan Antlaşması’yla güvenceye alındığına dikkat çekerek, sahip oldukları pek çok hakkın farklı şekillerde ihlal edildiğini dile getirdi.

ALEYHİMİZE BİR DURUM

Azınlık okulu açma ve işletme hakkına sahip oldukları halde okul açmak için izin alamadıklarını ve müfredattaki pek çok değişikliğin iradelerinin dışında gerçekleştiğini anlatan Ahmet, şöyle devam etti: “Bizim Yunanistan’daki okullardan farklı olarak azınlık okullarımız var. Azınlık okulları, iki dilli eğitim yapan ve iki farklı müfredatı olan ama tamamen azınlığa ait okullar demektir. Bu okulların idari ve eğitim kadrosu hem Yunan hem de Türklerden oluşmaktadır ama düzenleme geliştirmek, çağa ayak uydurmak için bazı dersler Türkçe müfredattan Yunanca müfredata alındı. Aleyhimize bir durum söz konusu.”

ANA DİLDE EĞİTİM ALAMIYORLAR

Eğitim alanındaki en büyük ihlallerden birinin zorunlu anaokulu eğitiminde gerçekleştiğine işaret eden Ahmet, şöyle devam etti: “Anaokulları, kademeli olarak önce pilot bölgelerde, daha sonra tüm Yunanistan’da mecburi hale geldi. Tabii burada doğal olarak beklediğimiz bu anaokullarının da iki dilli olmasıydı fakat Yunan devleti dedi ki: ‘Anlaşmalarda anaokulu yok. O zaman ben bunu iki dilli olarak vermiyorum. Tek dilli olarak sadece Yunanca eğitim olacak.’ Bunun olmaması gerekir. Akıl, mantık ve insan haklarını düşündüğümüzde böyle bir sonuç çıkmaması lazım. Maalesef anaokulu Yunanca olarak bize dayatıldı. Bizim fikrimiz sorulmadı.”

Dini sembollere bile müdahale var

Yunanistan'ın, Türklerin günlük hayatlarında ibadet etmeleriyle ilgili sıkıntı çıkarmadığını ancak İslam'ın sembolleri kabul edilen alanlarda zorluklar yaşadıklarını dile getiren Ahmet, müftüye müftü kıyafeti giydiği için ceza verilebildiğini, camilerin idare edildiği vakıflara atamalar yapılarak azınlıkların din özgürlüğüne müdahalede bulunulduğunu belirtti. Cami vakıflarının karşılaştığı sorunlara da değinen Ahmet, Yunanistan'ın vakıf idaresini belirlemek için yapılacak seçimleri engellediğini, yönetime atamalar gerçekleştirdiğini söyledi.