25 Mayıs HDP Aydın mitingi,
27 Mayıs Sn. Cumhurbaşkanının mitingi,
28 Mayıs CHP Aydın mitingi,
HDP mitingi beklenilenin aksine kalabalıktı. Siyaseti yakından takip edenler bu partinin mitinginde kendi seçmeni dışında AK PARTİ ve CHP'li birçok kişinin katılımına şahit oldular. Bu konu kamuoyunda bir kaç gündür tartışıldı. Benim açımdan son nokta; bu katılımın en doğru sebebinin 8 Haziran günü göreceğimizdir.
Bu partinin her gün medyada izlediğimiz Güneydoğudaki sergilediği argümanların aksine, Batıdaki kullandığı üslup farklılığı Aydın mitinginde de kendini gösterdi.
İki ayrı HDP var, Güneydoğuda farklı, Batıda farklı.
27 Mayıs, demokrasimiz açısından çok büyük önemi olan kara bir günün yıldönümü, hala izlerini silmeye çalıştığımız vesayetçi güçlerin milletin seçtiklerini şehit ettiği bir gün. Böyle anlamlı günde; tüm engellemelere, çatılara, tavanlara... Rağmen milletin seçtiği ilk başkanı, devletin başı, Cumhurbaşkanı ( adına ne derseniz deyin aynı kapıya çıkar) ilimizdeki her kurumu ilgilendiren bir dizi açılış için şehrimize geldi ve çok coşkulu bir kalabalığa hitap etti. Herkes sevmek mecburiyetinde değil kimsede böyle bir şey beklemiyor. Zaten zorlada sevgi olmaz, nasıl ki sonradan lider olunmadığı gibi. Çünkü lider olunmaz doğulur sözüne inananlardanım. Objektif her göz; gittiği her yerde Sn. Erdoğan'ı insanların nasıl içten sevildiğini görebilir. Sadece Aydın'da değil sadece yurt içinde de değil,yurt dışında da yüz binleri topladığı herkesin malumudur.Hal böyle iken;bir takım gerekçelerle bunu gölgelemeye çalışmak kıskançlıktan ve hazımsızlıktan öteye gidemez.
Bu ülkede herkesim bilir bundan öncede Cumhurbaşkanlarının yaptığı törenlerin duyurusu aynen böyle olmuştur.
Ha, mitinge gelince; Sn. Cumhurbaşkanı Ağustos seçimlerinde her seçim konuşmasında söylemedi mi, ben farklı olacağım, seçildikten sonra milletimle buluşmamı kimse engelleyemez diye. Şimdide onu yapıyor, olay bu kadar basit. Tarafsızlık mı dediniz. Sn. A.Necdet Sezer ve Sn. S. Demirel ne kadar tarafsızsa, Sn Erdoğan'da o kadar tarafsız. Daha eskilere de gidebiliriz ancak iki örnek yeter sanırım...
Gelelim; CHP’nin Aydın mitingine, Büyükşehir ve Söke, Kuşadası, Didim gibi büyük ilçe belediyelerini almış yerelde iktidar bir partinin mitinginde olması gereken kalabalık ve coşkudan uzaktı, hele hele 4 milletvekilliğini kesin gören ve bunu pompalayan bir partinin toplayabildiği kalabalıktan fersah fersah uzaktı. Bu partinin ileri gelenleri perde önünde sebebi hava muhalefetine bağlasa da, perde arkasında bir sürü sebep sıralıyorlar neyse bu onların iç ve yerel meseleleri,
Asıl neden; Türkiye’de sağlıklı bir muhalefetin olmayışı.
Bizdeki muhalefet hep AK PARTİ düşmanlığı üzerinden siyaset yapıyorlar, yatıp kalkıp tam kadro Erdoğan düşmanlığı. Kendilerini kısır bir sarmala kilitlemişler. İnsanları, ülkeyi, dünyayı okuyamıyorlar, bu konuda çabaları da yok. Her seçimde aynı derste almıyorlar. Devamlı bir üst akıl hepsini yönlendiriyor. Mecliste üç muhalefet partisi var gibi görünse de; seçim gelince tek bir parti gibiler. Türkiye’nin proje üreten, sadece yapacaklarını konuşan kaliteli muhalefete ihtiyacı var.
Belki denilebilir; CHP bir şeyler hazırlamış her meydanda benim adım Kemal; 4 yılda ülkeyi uçuracağım. Asgari ücret 1500... Taşeron işci.. O zaman da millet bir sürü belediyen var önce uygula görelim diyor.4 yılda uçuracağım dedim 15 yıldır şu İzmir'in haline bak, İzmir’i yönetemeyen Türkiye'yi nasıl yönetecek diyor, yani inandırıcılık yok.
Emin olun Aydın'daki miting alanını dolaşıp vatandaşa biraz kulak verse diğer illerde olduğu gibi burada da bunları duyabilirdi...