Haftalık yazı yazmak, günlük yazmaktan daha zor, bu benim görüşüm.
Çünkü ülke gündemi saat başı değiştiği için bir hatta iki üç konuyu detaylı işleyebilirsiniz.
Özellikle son aylarda yaşadığımız günlük gelişmelerin hepsi birbirinden daha önemli,
Haftalık yazılarda; hafta içinde gelişen yoğun gündemin hangilerini seçeceğiniz zor. Bu yüzden ben son haftalarda birkaç konuya kısa kısa değinmeyi gerekli buluyorum.
Ana muhalefet partimiz; çok şükür 2.5 aydır yoğun bir çalışma neticesinde kendine göre ülkenin tek gündemi olan! Atatürk'ün resminin duvardan indirilmesi sorunu çözdü.
Resmin indirildiği ihbarını yapan Ankara milletvekili NAZLIAKA'yı ihraç ederek rahatladı.
-Bir süredir; dışarıdan mühendisliği yapılan meclisteki siyasi partilerin dizayn süreci MHP için hızlandırıldı.
-Önce; HDP dizayn edildi. Ardından CHP, HDP çizgisine yaklaştırıldı. Zaman zaman bizimde bu köşede öz eleştiri yaptığımız anacak ÜLKÜCÜ gençleri sokağa dökmeyen militan solun peşine takmadığı için takdir milli çevrelerden takdir, bazı çevrelerin ise hedefindeki BAHÇELİ yönetimindeki MHP'nin dizayn çalışmaları hızlandırıldı.
-AK PARTİ'ye başından beri çok sık denedikleri dizayn çalışmalarında başarılı olamadıkları için 13 yıldır hedef tahtasındaki ERDOĞAN için başka bir yol denediler.
-Yeni bir FOBİ türettiler. ERDOĞAN FOBİSİ.
-Fobileri çok seven toplumun bazı kesimlerinde bu yeni tür başarılı oldu. Çünkü bünyeler fobilere alışıktı. Ta bebeklikten gelen bir hastalık.
-Mama yemez, yaramazlık yaparsan polis geliyor, iğneci iğne yapacak diye başladı, FAŞİZM geldi, KOMİNİZM bu kış gelecek diye devam etti, en son İRTİCA geldi, geliyor diye pompalanan yaygaralarla son buldu derken şimdi de FOBİSEVER kesimlerde ERDOĞAN FOBİSİ aşılanmasına devam ediliyor.
-Toplumun her kesimi ile diyalog içinde olan kişiler olarak bu mesnetsiz bu aşının tuttuğunu gözlemleyebiliyoruz. Sayıları az olmayan öylesine insanlar var ki; neden buna yakalandığını bir cümle ile izah etmekten aciz.
Bu işin uzmanları bu sebebi; algı yönetimi zokasını yutan en kolay toplumlardan biri olduğuna bağlıyorlar. Hele hele bazıları o kadar çaresiz ki ALLAH şifa versin demekten başka yapacağımız bir şey yok.
-Artık AYDIN'ımızda şehircilik anlamında hiçbir ilerleme olmayacağı inancını bizde taşıdığımızdan hem kendi hem de başkalarının moralini bozmamak için bu konuyu es geçiyoruz.
İyi ve huzurlu günler dileğiyle...