Nafaka ile ilgili milyonlarca vatandaşı ilgilendiren detaylar ortaya çıktı. Nafaka ile ilgili yanlış bilinen ve merak edilen ayrıntıları Avukat Cansen Erdoğan açıkladı. Erdoğan, yoksulluk nafakası ile ilgili konuşarak, 'Eğer nafaka talep eden eş daha ağır kusurluysa ve geçimini sağlayabiliyorsa nafaka talep edemez' şeklinde konuştu.

ALİCAN [email protected]

Yazıcıoğlu davasında yeni gelişme: Aile avukatı detayları anlattı Yazıcıoğlu davasında yeni gelişme: Aile avukatı detayları anlattı

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, bir boşanma davasında hükmedilen geçici tedbir nafakasına ilişkin emsal bir karara imza attı. Daire, zina yapan eşin yararına tedbir nafakası hükmedilemeyeceğine karar verdi. Avukat Cansen Erdoğan, nafaka türleriyle ilgili önemli açıklamalarda bulunarak hangi hallerde nafaka talep edilemeyeceğiyle ilgili bilgi verdi. 

YARGITAY NE KARAR VERDİ?

Edinilen bilgiye göre, bir vatandaş karısı hakkında Türk Medeni Kanunu'nun 161. maddesince düzenlenen zinaya dayalı boşanma davası açtı. Bölge adliye mahkemesince tarafların dava tarihinden sonra barışarak bir müddet birlikte yaşamaları nedeniyle davacı erkeğin kadının zina eylemini affettiği, affedilen eylemlerin boşanma gerekçesi yapılamayacağı belirtilerek davanın reddine, davalı kadın yararına Türk Medeni Kanunu'nun 169. maddesi uyarınca sosyal ekonomik durum tespitinin yapıldığı 08.06.2018 tarihinden itibaren kararın kesinleşmesine kadar aylık 250 TL tedbir nafakasına karar verildi. Kocanın Bölge Adliye Hukuk Mahkemesi Hukuk Dairesi’nin bu kararını temyiz etmesi ile dosya Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’ne gönderildi.

ZİNA YAPAN EŞE TEDBİR NAFAKASI YOK

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, “Yapılan yargılama ve tüm dosya genelinden davalı kadının dava tarihinden sonraki dönemde erkek tarafından affa uğrayan zina eylemine konu başka bir erkekle olan birlikte yaşamının bir müddet daha devam ettiği, bu durumda evli olmaksızın başka bir erkekle birlikte yaşayan kadın yararına Türk Medeni Kanunu'nun 169. maddesi koşullarının gerçekleşmediği gözetilmeksizin yararına tedbir nafakasına hükmedilmesinin doğru görülmediği” gerekçesiyle kararı bozdu. Böylelikle Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, zina yapan eş yararına boşanma davası sırasında Türk Medeni Kanunu'nun 169. maddesi çerçevesinde hükmedilen geçici tedbir nafakası hükmedilemeyeceğini belirtti.

"4 ÇEŞİT NAFAKA TÜRÜ VAR"

Avukat Cansen Erdoğan nafaka türleriyle bilinmeyen açıklamalarda bulunarak, "Toplumda çok fazla bilinmeyen bir karar. Toplumda eş kusurlu bile olsa her hâlükârda nafaka alabileceği sanılıyor eşin. Oysaki bu Yargıtay kararı kanunda tamda geçen şekliyle verilmiş. Öncelikle burada nafaka türlerinden bahsetmek gerekiyor. 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu'nda 4 çeşit nafakadan bahsedilmiştir. Bunlardan bir tanesi boşanma davası açılmadan önce veya açıldıktan sonra eşlerden birinin 18 yaşındaki küçük çocukların geçinmesinin sağlamak üzere ödenen tedbir nafakası. İştirak nafakası; boşanma davası bittikten sonra çocuğun giderlerine katılmasını sağlamak üzere hükmedilen nafaka olarak öne çıkıyor. Çocukların velayeti kimde ise bu nafaka türü çocukların geçimini sağlanmasına ortak olma amacıyla ödeniyor. Yoksulluk nafakası; evliliğin boşanma ile bitmesi halinde yoksulluğa düşecek eş lehine diğer eş tarafından ödenen nafaka türü olarak belirtiliyor. Boşanma sebebiyle eşlerden birinin yoksulluğa düşmesi sebebiyle ödeniyor. Birde yardım nafakası var. Fakat bu nafaka türünün boşanma veya evlilikle bir ilgisi yok. Bu nafaka türü ise yoksulluğa düşecek olan bir kimseye üst veya alt tarafından ödenen nafaka çeşitti olarak belirtiliyor." şeklinde konuştu.

BOŞANMA SONRASI YOKSULLUĞA DÜŞMÜYOR İSE NAFAKA İPTAL EDİLİYOR

Erdoğan, boşanma sonrası eşlerin nafaka talep etmesi için bazı şartların var olduğuna dikkat çekerek, "Medeni Kanunun 175'inci Maddesi Birinci fıkrasında; boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf diğer taraftan daha fazla kusurlu olmamak kaydıyla yoksulluk nafakası talep edebilir. Eğer yoksulluk nafakası talep eş, diğer eşten daha ağır kusurluysa o halde nafakaya hükmedilmesini talep edemez. Burada kusur çok önemli bir şart olarak öne çıkıyor. Fakat bunu iştirak nafakasıyla karıştırmamak lazım. Çocukların yaşamlarını devam ettirmeleri için verilecek olan iştirak nafakasının bu konuyla bir ilgisi yok. Ama eşe ödenecek nafaka için yani yoksulluk nafakasının mutlaka nafaka talep eden eşin diğer eşten daha az kusurlu olması gerekiyor. Bunun yanında yoksulluğa düşmüş olması, eğer boşanan eş boşanma sonrası yoksulluğa düşmüyor ise yine nafaka talep edemiyor." dedi.

AĞIR KUSURLU EŞE NAFAKA YOK

Yoksulluk ve tedbir nafakasında nafaka talep edenin ağır kusurlu olmaması gerektiğine vurgu yapan Erdoğan, "Kusurun yoksulluk nafakasına etkisini belirtmek lazım. Tarafların eşit oranda kusurlu olması halinde hiç kusurlu olmasa bile genelde yoksulluk nafakasına hükmedilir. Ama yoksulluk nafakasına hükmedilebilmesi için karşı tarafın kusurundan ziyade talep eden tarafın kusuru değerlendirme konusu oluyor. Yani bana nafaka ver diyen taraf diğer taraftan daha fazla kusurlu ise nafaka talebi reddediliyor. Fakat çocuklar için talep edilen iştirak nafakası kabul ediliyor." dedi.  

ZİNA AĞIR KUSUR SEBEBİ

Yargıtay kararı ile ilgili de değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, "Bu bağlamda Yargıtay kararına bakıldığı zaman tedbir nafakasına dahil hükmedilmemesine karar vermiş. Bunun sebebi ise aldatılan eşin affından sonra yine de diğer eşin 3 bir kişi ile ilişkili halinin gösterilmesi olarak sunulmuş. Tedbir nafakası zina sebebiyle boşanma davası açıldıktan sonra davanın devamı süresince ihtiyacı eş olan lehine ödenebiliyor. Ama burada kusur durumu tedbir nafakasının takdirine etkili bir unsur diyebiliriz. Bunun ile ilgili birçok soru geliyor. Kusurlu olduğu halde tedbir nafakasına ve yoksulluk nafakasına hükmedildi diye buradaki kıstas ise bu kusurun ispatlanması olarak öne çıkıyor. Yani kusurlu olduğu iddia edilen eş yararına tedbir nafakası hükmedilebilir. Fakat diğer taraf bu kusuru ispatlarsa nafaka kararı iptal edilir." şeklinde konuştu. 

HANGİ KOŞULLARDA NAFAKA TALEP EDİLEMİYOR?

Nafakanın hangi hallerde talep edilemeyeceğiyle ilgili bilgi veren Erdoğan, "Yoksulluk nafakası ve tedbir nafakasında eşinden daha ağır kusuru olan ve ispatlanan eş nafaka talep edemiyor. Yine geçimini sağlayacak kadar gelire sahip olan eş lehine nafaka hükmedilemez. Sebebi kendisi olmamakla birlikte çalışamayan ve başkada bir geliri olmayan kimse nafaka ile sorumlu tutulamaz. Bedeni ve akli sakatlığı sebebiyle çalışamayan eşten de başka bir geliri yoksa nafaka istenemez. Akıl hastalığı sebebiyle çalışamayan ve sabit geliri olmayan eş nafaka ödemeye mahkum edilemez. Boşanma sebebiyle eş yoksulluğa düşmüyorsa o halde de nafaka istenemez. Evlenmiş ve hayatını yeni eşinin desteğiyle sürdürecek bir durum söz konusu ise yine kendi adına nafaka talep edilemiyor. Çocuklar için olan nafaka istenmeye devam edebilir." dedi.