• BIST 105.964
  • Altın 163,291
  • Dolar 3,9325
  • Euro 4,6364

    Yarasaların yılı

    22.06.2011 09:59
    BM 2011'i 'Yarasa Yılı' ilan etti. 1100 farklı türle tüm memeli türleri içinde en büyük çeşitliliğe sahip gruplardan biri olmaları ve memelilerin yaklaşık yüzde 20'sini oluşturmalarıyla bunu çoktan hak etmişlerdi
    Yarasaların yılı
    Yarasaların yılı Yarasaların yılı Yarasaların yılı

     

    Uçabilen tek memeli türü olan yarasaların kanatları, kuşlardan farklı olarak, el ve parmak kemiklerinden evrimleşerek oluşmuş. Sanılanın aksine çoğu görür, ancak yönlerini çoğunlukla ekolokasyon yetenekleriyle bulurlar. Ekolokasyon, yarasaların çıkardıkları seslerin çeşitli yüzeylerden yansıyarak geri dönmesine dayanan bir nevi radar sistemi. Bu sayede karanlıkta kolaylıkla yol alabilir ve avlarını bulabilirler. 
    Gündüz uyuyup gece avlanan yarasaların çoğunluğu mağara ya da ağaçlarda yaşar. Büyük bölümü böceklerle, bir kısmı meyveyle beslenir. Bir mağarada yaşayan yarasa kolonisi, gece boyu tonlarca sivrisinek, güve ve benzeri böceği yiyerek bu canlıların popülasyon kontrolünde önemli rol oynar. 
     
    Mağaralar hayati önemde 
    Mağaralar soğuk olması ve ışık almaması yüzünden genelde canlı hayatına çok uygun değilse de nemli olması, korunaklı ortam sağlaması, sıcaklığın sabit olması gibi özellikleriyle başta yarasalar olmak üzere birçok canlı türü için ideal. 
    Birçok yarasa yavrulamak, kış uykusuna yatmak, gündüzü geçirmek için mağaralara muhtaç. Burada kış uykusuna yatan yarasaların vücut ısıları düşer ve bazen tek başlarına, bazen de ısı kaybını azaltmak için koloniler halinde bir arada bulunurlar. Koloniler farklı türlerden binlerce yarasa barındırabilir. 
    Türkiye, 40’a yakın yarasa türüyle Avrupa ve Ortadoğu’nun en zengin çeşitliliğine sahip ülkelerinden. Türkiye’deki en küçük yarasanın boyu yaklaşık 4 cm., en büyük yarasanın kanat açıklığı ise 70 cm.’e kadar ulaşabiliyor. 
    Karstik arazi ve mağaraların sayısı bakımından da çok zengin bir coğrafyaya sahip Türkiye’de on binlerce mağaranın, çok sayıda yarasaya ev sahipliği yaptığı biliniyor. Türkiye’de yaşayan yarasa türleri ve bu türlerin bulundukları habitatlar Bern Anlaşması uyarınca yasal olarak koruma altında. Ancak hangi mağarada ne kadar yarasa yaşadığının bilinmemesi, yeterince araştırma yapılmamış olması dolayısıyla koruma yapılamıyor. 
     
    İhbarlar toplanacak 
    Bu amaçla ‘Türkiye’deki Önemli Yarasa Mağaralarının Belirlenip Koruma Altına Alınması’ projesi başlatıldı. Boğaziçi Uluslararası Mağara Araştırma Derneği (BUMAD) ve Boğaziçi Çevre Bilimleri Enstitüsü Yarasa Araştırma Grubu’nun projesiyle www.yarasalar.org adresi üzerinden yarasa ihbarları toplanacak. Yöre halkı, mağaracılar ve bilim insanlarından toplanan bilgiler ışığında yarasalar için önemli olduğu belirlenen öncelikli 40 mağara yaz ve kış dönemlerinde ziyaret edilecek. 
    Bu ziyaretlerde mağaralardaki yarasa türleri ve bu türlerin popülasyon büyüklükleri belirlenecek ve kayıt altına alınacak. Toplanan veriler Çevre Orman Bakanlığı’ndaki Mağara Koruma Birimi’ne iletilerek önemli yarasa mağaralarının yasal koruma statülerinin edinmesi sağlanacak. Siz de yaşadıklarını bildiğiniz mağaraları, ağaçları ve binaları siteye bildirerek yarasaların korunmasına katkı sağlayabilirsiniz. 
     
    Yarasalara yönelik tehditler 
    Mağara turizmi: Kış uykusundan uyanması, korku sonucu düşük yapması gibi direkt etkilerin yanı sıra dolaylı yollarla da yarasaya zarar veriyor. Beton döşenmesi, ışıklandırma gibi doğal yapısının değişmesi ekosistemi bütün olarak etkiliyor. Kırklareli, Demirköy’de bir kısmı turizme açılan 2 bin 720 metrelik Dupnisa Mağarası 60 bin yarasaya ev sahipliği yapıyor. Kış uykusundaki yarasaların rahatsız olmaması için mağara 15 Kasım-15 Mayıs tarihlerinde ziyaretçilere kapalı. 
    Baraj yapımı: Yarasaların yoğun olarak bulunduğu mağaraların sualtında kalması ya da nehirlerin su rejimlerinin değişimi sonucu yarasa popülasyonlarına direkt ya da dolaylı etki yapmakta. Şubat 2010’da Balıkesir’de yaklaşık 20 bin yarasaya ev sahipliği yapan mağara Havran Barajı’nın suları altında kalmıştı. Burada kış uykusuna yatmış binlerce yarasa ışık ve ses yardımıyla zorla yuvalarından çıkarılıp DSİ’nin yaptığı yapay mağaraya yönlendirilmişti. Yarasaların buraya yerleşmedikleri biliniyor, akıbetleriyse belirsiz. Halbuki büyük ölçüde zeytinlik olan bölgede yarasalar zeytin sineklerini yiyerek ekolojik denge için önemli rol oynuyorlardı. 
    Maden ve taşocakları: Maden ve taş çıkarılması için yapılan çalışmalar yeraltı sistemlerine, dolayısıyla mağara habitatına ve yarasalara zarar veriyor. 
    Kirlenme: Mağaralara giren suların kirletilmesi ekosistemi etkiliyor. 
    Define avcılığı: Bu amaçla mağaralara girilmesi ve zarar verilmesi yarasaları olumsuz etkiliyor. 
    Tarım ilaçları: Tarımdaki zararlılardan kurtulmak amacıyla kullanılan ilaçlar, böceklerle beslenen yarasaları etkiliyor.
     
     
     
     
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • Stresi, yiyerek atlatamazsınız!05 Ekim 2012 Cuma 09:39
  • Kafeinli kahvenin bir zararı daha04 Ekim 2012 Perşembe 13:33
  • Erkeklerin kurtarıcısı 5 yalan03 Ekim 2012 Çarşamba 21:03
  • Erciyese kar yağdı03 Ekim 2012 Çarşamba 11:03
  • Sevgi zinciri bir yuvayı dağıttı03 Ekim 2012 Çarşamba 07:29
  • Türkiyede aşkın ömrü bakın ne kadar çıktı?02 Ekim 2012 Salı 16:22
  • El arabalı trafik eğitimi02 Ekim 2012 Salı 16:21
  • Zayıflama ilaçlarına ceza yağdı02 Ekim 2012 Salı 13:28
  • Yolcu otobüsü TIRa çarptı02 Ekim 2012 Salı 12:20
  • Böylesi görülmedi! +1302 Ekim 2012 Salı 09:18
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim