Son iki buçuk yılda uzaktan çalışmanın birçok şirket için avantajlı olduğu kanıtlandı. Ancak yüz yüze etkileşim eksikliği, çalışanların bir süre sonra motivasyonunu kaybetmelerine yol açabiliyor.

Pandemi iki yılı aşkın bir süredir hayatımızda. O dönem başlayan evden çalışma düzeni, bazı şirketlerde yerini hibrit çalışmaya veya tamamen evden çalışmaya bırakırken bazı şirketler ise ofislere döndü. 

Evden çalışan kişiler sosyal hayatlarına yüz yüze buluşmalar, konserlerle devam ediyor ancak profesyonel yaşamları online kalıyor.

Uzaktan çalışma, çalışanlara ve şirketlere daha iyi bir iş-yaşam dengesi, üretkenlik gibi birçok avantaj sunar. Ancak yıllar geçtikçe uzakta olan bir ekibi motive etmek zorlaşabilir. 

Gün boyunca yüz yüze etkileşim için daha az fırsat olması önemli mesajların arada kaybolmasına  sebep olabilir. Bu nedenle, optimum iş performansını sağlamak için ekipler içinde ve ekipler arasında iletişimi geliştirmek hayati önem taşır.

İç mesajlaşmanızı basitleştirmek ve kolaylaştırmak için Slack, Teams gibi ortak platformları kullanmayı deneyin. Her takımın işlerin teslim tarihleri ​​hakkında iletişime izin veren kendi kanalı olabilir. Kişiler potansiyel ortak çalışanları belirleyebilir veya tavsiye isteyebilirler. Ayrıca herkes hangi projelerin kime atandığı konusunda bilgi sahibi olur. Doğrudan mesajlaşma uygulamaları, çalışanların kendilerine ait olmayan güncellemelerden yorulmadan gerekli bilgileri almasını sağlar.

Özel bir mesajlaşma platformu kullanmanın yanı sıra, bilgileri tutarlı bir şekilde ve düzenli bir program dahilinde iletmek, ekip üretkenliği ve motivasyonu için harikalar yaratabilir. Haftalık güncelleme veya özet yoluyla mevcut ve yaklaşan projeleri, son teslim tarihlerini ve diğer kritik bilgileri tekrarlamak, güvenilir, merkezi bir iletişim ağı oluşturmanın kolay bir yoludur. Ayrıca çalışanları kendilerini daha iyi organize etmeye, planlamaya ve birbirlerinin görevlerine bağlı kalmaya teşvik eder. 

Pandemi öncesinde de uzaktan çalışanların sayısı artıyordu. Ancak evden çalışmak bir yaşam tarzı tercihi olmaktan çıkıp bir zorunluluk haline geldiğinde, profesyonel ve kişisel hayat arasındaki sınırları belirlemek daha da zorlaştı. Profesyonel hayatınız diğer odadaki bir bilgisayardayken, son e-postayı göndermek veya bu görevin biraz daha fazlasını yapmak cazip gelebilir. Ancak uzun vadede, profesyonel sorumlulukların çalışanların kişisel yaşamlarına hakim olduğu bir çalışma kültürü, tükenmişlik sendromuna yol açar.

Çalışanların stresli, gergin ve bitkin olduğu bir iş yeri verimliliğe elverişli değildir. Denge ve esneklik sağlayan bir çalışma ortamı için ekibinizle bir program oluşturun. Paylaşılan takvimler, otomatik e-posta yanıtları iş-yaşam dengesini desteklemek için kullanılabilir. Böylece ekiptekiler iş arkadaşlarının ne zaman boş, meşgul veya ofis dışında olduklarını bilirler. 

Arkadaşlık kurma ve samimiyet oluşturma fırsatlarının nadir olduğu bir alanda, ekip oluşturmaya zaman ayırmak çok önemlidir. Bu ekip oluşturma etkinlikleri farklı şekillerde olabilir. Haftanın başında birbirinizi takdir etmek için 15 dakika planlama, çalışma saatlerinden sonra fiziksel buluşmalar yapabilirsiniz.

Sanal bir işgücünü yönetmek zorluklara sebep olabilir. İletişim aksaklıkları ve zamanlama zorlukları gibi durumlar oluşabilir. Ancak evden çalışmanın kalıcı olduğu inkar edilemez. Bu nedenle, uzaktan çalışma programının yaygın tuzaklarından kaçınmak için inisiyatif almak çok önemli.

İletişimde gayretli bir yaklaşım benimseyerek, dinlenmeyi teşvik ederek ve ilgi çekici bir iş yeri kültürü yaratarak, motivasyonsuzluğu önlemek mümkün.