• BIST 109.050
  • Altın 153,876
  • Dolar 3,8375
  • Euro 4,5051

    Tutuklu gazeteciler için çağrı!

    03.05.2012 14:01
    Alman Yeşiller Partisi Federal Milletvekili ve Türk-Alman Parlamenter Dostluk Grubu üyesi Memet Kılıç, Türkiye’de basın özgürlüğü konusunda endişeli olduğunu belirterek, basın özgürlüğünün demokrasinin olmazsa olmaz koşulu olduğunu söyledi.
    Tutuklu gazeteciler için çağrı!
    Tutuklu gazeteciler için çağrı! Tutuklu gazeteciler için çağrı! Tutuklu gazeteciler için çağrı!

    3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü vesilesiyle Kılıç, yaptığı açıklamada Türkiye’de hiçbir Avrupa ülkesinde olduğu kadar gazetecilerin tutuklu olmadığını ve bunun da basın özgürlüğünün işlemediğinin bir işareti olduğunu ifade etti.

    Türk-Alman Parlamenter Dostluk Grubu üyesi olarak Türkiye’de basın özgürlüğü’ konusunda başta Türkiye’nin Almanya Büyükelçiliği olmak üzere Türkiye’de tutuklu gazetecilerin ziyaret edilmesi gibi konuları önümüzdeki günlerde ‘ana konu’ olarak ele alınmasını önereceğini bildirdi. Kılıç ayrıca, henüz suçları kesinleşmemiş gazetecilerin bunca yıldır tutuklu kalmalarının da demokrasinin bir ayıbı olduğunu söyledi.

    Alman Sosyal Demokrat Parti (SPD) Hamburg Eyalet Milletvekili Ali Rıza Şimşek de, basının toplumun ve demokrasinin bir aynası olduğunu ifade ederek, Başbakan Erdoğan’ın her üç ayda bir gazetecilerin genel yayın yönetmenleri ile bir araya gelmesini basın özgürlüğü açısından ‘zedeleyici’ bulduğunu söyledi. Şimşek, “Ağızlar bantlanarak ya da kalemler kırılarak basın özgürlüğü sağlanamaz. Böyle bir toplumda demokrasiden de bahsedilemez. Basına hiçbir şekilde kilit vurulamaz. Eğer Türkiye gerçekten Avrupa Birliği’ne üye olmak istiyorsa, demokrasinin tüm şartlarını da sağlam bir şekilde yerine getirmesi gerekiyor. Bu koşullardan biri de basın özgürlüğü ilkesi” dedi.

    Alman ‘Hamburger Abendblatt’ gazetesi Baş Yazarlarından Thomas Frankenfeld ise, basın özgürlüğünün demokrasinin yapı taşı olduğunu belirterek, kısıtlanmış bir basın özgürlüğü anlayışının demokrasiye zarar verdiğini söyledi. Frankenfeld, “Basın Özgürlüğü ile ancak halkların gerçek istekleri dile getirilebilinir. Basın özgürlüğü rüşvet vs.’ye karşı bir toplumda en güçlü muhafızdır, bunu engellemeye çalışmak otokrasi anlayışını inşa etmeye çalışmak demektir. Eğer bir devlet basınını tahakküm altına almak ve onu kontrol altında tutmak istiyorsa, halkının da özgürlüğünü kısıtlıyor demektir” şeklinde konuştu.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • O manzaralar içimizi sızlatıyordu06 Ekim 2012 Cumartesi 12:50
  • Sucuk ve Salamı karıştıramayacaklar06 Ekim 2012 Cumartesi 12:48
  • 56 yaşındaki ev hanımının yaptığı pes dedirtti!06 Ekim 2012 Cumartesi 12:47
  • Şehit yakınlarına internet indirimi06 Ekim 2012 Cumartesi 12:39
  • Bir top mermisi daha düştü!06 Ekim 2012 Cumartesi 11:51
  • Bisküvi kutusundan tarih çıktı06 Ekim 2012 Cumartesi 10:58
  • Nevşin Mengü rövanşı böyle aldı!..06 Ekim 2012 Cumartesi 10:56
  • Bu haberi okumadan yola çıkmayın06 Ekim 2012 Cumartesi 10:40
  • 4+4+4ün gerekçeli kararı Resmi Gazetede!06 Ekim 2012 Cumartesi 10:39
  • Başbakan Erdoğanın arıyla imtihanı!06 Ekim 2012 Cumartesi 10:37
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim