• BIST 109.050
  • Altın 153,876
  • Dolar 3,8375
  • Euro 4,5051

    Türkiye'nin Araplar'a model laikliği

    11.10.2011 07:32
    San Diago Üniversitesi’nden Doç. Dr. Ahmet Kuru, Türkiye’deki laikliğin ‘dışlayıcı’ olduğunu belirtti.
    Türkiyenin Araplara model laikliği
    Türkiye'nin Araplar'a model laikliği Türkiye'nin Araplar'a model laikliği Türkiye'nin Araplar'a model laikliği

     

    Laikliğin kitabını yazdı Doç. Dr. Ahmet Kuru: Türkiye anayasasında “laik devlet” olarak tanımlanan, diğer yandan ise mesela din eğitimi devlet kontrolünde yapılan bir ülke. Kuşkusuz yeni anayasa sürecinin de bam teli laiklik olacak. Doç. Dr. Ahmet Kuru’nun “Pasif ve Dışlayıcı Laiklik: ABD, Fransa, Türkiye” kitabının Türkçesi geçen hafta Bilgi Üniversitesi Yayınları’ndan çıktı. Kitap, ABD’deki Bilimsel Açıdan Din İncelemeleri Derneği’nce “Yılın Kitabı” seçildi, ABD’deki üniversitelerde ders kitabı olarak okutuluyor. Türkiye’de devletin din politikasındaki tutarsızlıklarına işaret eden Kuru, bu alanda yapılması gereken reformlar bulunduğunu söylüyor. Dışlayıcı laiklik anlayışının pasif laikliğe dönüştürülmesi gerektiğini savunuyor. Başbakan Erdoğan’ın Mısır’da yaptığı “laiklik” çağrısının pasif laikliğin kodlarını içerdiğini anlatıyor. San Diago Üniversitesi Siyaset Bilimi Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Ahmet Kuru ile Türkiye’deki laikliği konuştuk.

    RÖPORTAJ: Seda ŞİMŞEK (sedasimsekqbugun.com.tr)

    TÜRKiYE PASiF LAiKLiKLE ARAP ÜLKELERiNE MODEL OLABiLiR

    Kuru, “Türkiye, ancak daha özgürlükçü olan ‘pasif laiklikle’ Orta Doğu’da model olabilir” dedi.

    Pasif laiklik ve dışlayıcı laiklik kavramlarını üretiyorsunuz. Dışlayıcı laiklik nedir? Dışlayıcı laiklik, devletin dini kamusal alandan dışlaması üzerine kuruludur.Devlet bunu dinî giysileri, sembolleri ve söylemleri yasaklayarak ya da en azından kısıtlayarak yerine getirmeye çalışır.

    BİZE MUTLULUK GETİRMEDİ Kİ...

    Pasif laiklik...

    Pasif laiklik ise aksine devletin dinlere ve dinî olmayan yaşam tarzlarına karşı pasif ve tarafsız bir tutum takınması anlamına gelir.Daha özgürlükçü bir laiklik anlayışıdır.

    Türkiye’deki laiklik anlayışını nasıl tanımlıyorsunuz?

    Cumhuriyet’in kuruluşundan günümüze Türkiye’de hakimolan anlayış dışlayıcı laikliktir. CHP’nin 1947 Kurultayı gibi resmi toplantılarında “din bir vicdan işidir” ifadesi hep kayıtlara geçmiştir. Bu dini toplum hayatından dışlayan bir yaklaşımdır. Böylesi bir dışlayıcı laikliği Fransa’da bile görmek çok zordur. Türkiye’de dışlayıcı laikliğin İslam’ı Diyanet gibi kurumlarla kontrol altına alan şekli benimsenmiş. Dışlayıcı laiklik Türkiye’de Batıcı elitler tarafından Avrupa hayat tarzını ithal ederek halkı değiştirme anlamını içermiş. Fransa’da bu oranda bir tepeden inme sosyal mühendislik projesi söz konusu değil.

    Başbakan ErdoğanArapBaharı yaşayan ülkelere laiklik tavsiyesinde bulundu. Türk halkının benimsemediğini iddia ettiğiniz dışlayıcı laikliği mi tavsiye etti?

    Onun önerdiği tabii ki dışlayıcı laiklik değil. Başbakan’ın açıklamaları benim pasif laiklik dediğim kavrama oturuyor. Bu açılım Batı ülkelerinde Türkiye’nin İran tipi bir rejime kaydığına dair yapılan karalamalara bir set çekmiştir.Öte yandan, Türkiye’nin Arap ülkelerine laiklik konusundamodel olabilmesi için kendi laikliğini yeniden gözden geçirmesi gerekiyor. Türkiye, İslam dünyasında tek olmasa da ilk laik devlet ve bu konudaki tecrübesi önemli. Dine yönelik dışlayıcı politikalar takip ediyor olması Türkiye’ninmodellik iddiasının ciddiye alınmamasına yol açıyor. Pasif laikliğe doğru bir dönüşüm yaşaması halinde Türkiye gerçek bir ilham kaynağı haline gelebilir.Dışlayıcı laiklik bize mutluluk getirmedi ki başkasına getirsin.

    Arap Baharı’nı yaşayan ülkelerdemeydanlardaki özellikle hürriyet taleplerinde Türkiye modelinin nasıl bir etkisi var?

    Devlet herhangi bir dinî görüşü empoze etmeye kalkmazsa, özgür fikir tartışmalarının önünü açmış olur. Bu konuda Orta Doğu’ya esin kaynağı Türkiye olabilir, amaonun da hem başörtüsü, imam-hatipler ve Kur’an kursları konusunda yasakları kaldırması, hem Aleviler’in beklentilerini karşılaması hem de Heybeli Ada Ruhban Okulu’nun açılması gibi istekleri cevaplaması lazım. Ayrıca İslami cemaat ve tarikatlar üzerindeki yasaklar kalkarsa bu gruplar korkularından uzaklaşır ve çok daha şeffaf hale gelirler. Başörtüsü üniversite öğrencileri, hocaları vemilletvekilleri için serbest olursa Türkiye’nin yasakçı imajı değişir ve Araplar için ilham kaynağı olur.

    Demokrasi ile dışlayıcı laiklik arasında büyük bir gerilim var

    Dışlayıcı laiklik ile demokrasi örtüşüyor mu?

    Laikliğin her iki türünün de ortak özelliği devletin anayasal olarak resmi bir dininin olmaması ve hukuk sisteminin dinî bir otorite tarafından kontrol edilmemesidir. Bu anlamda laikliğe Türkiye’de toplumsal destek anketlerde yüzde 90 civarında çıkıyor. Fakat, halkın büyük çoğunluğu başörtüsü, imam-hatipler ve Kur’an kursları konularındaki dışlayıcı laik politikalara karşı. O nedenle Türkiye’de dışlayıcı laiklik ile demokrasi arasında bir gerilim var.

    JÖN TÜRKLER’DEN GELİYOR

    Neden böyle bir laiklik anlayışı tercih edilmiş?

    Cumhuriyet’i kuran seçkinler, İslami müesseseleri ve hayat tarzını eski rejimin, “Devr-i sabık”ın temsilcisi olarak algılamışlardı. ABD, Fransa ve Türkiye’de farklı tarihî dinamikler laikliği şekillendirmiş. ABD’de farklı dinleri idare etme çabası, Fransa’da toplumsal tabanı olan ruhban karşıtlığı en önemli etken. Türkiye’de ise en önemli dinamik Jön Türkler’den, Kemalistler’e uzanan çizgide seçkinlerin İslamî müesseseleri Batılılaşmaya engel olarak görmeleridir.

    Dışlayıcı laiklik bir ideoloji midir?

    Güçlü bir ideolojidir, ulaşmaya çalıştığı ütopyası da dini bir vicdan işi haline getirmektir. Dışlayıcı laiklerin Türkiye’de nostalji duydukları bir “altın çağ”ları var, 1936-1949 arası, 28 Şubat’ta da o döneme geri gitmeye çalıştılar, aslında bu da irticai bir hareketti.

    Türkiye ilk ama tek ülke değil

    Dışlayıcı laiklik anlayışının İslam ile laiklik arasındaki dengeyi sağlaması sebebiyle, Türkiye bir örnek olarak gösterilmiyor mu?

    Dünyada 46 Müslüman çoğunluğa sahip ülkeden sadece 11 tanesinde İslami olarak adlandırılan devlet var. 15 tanesinde İslam resmi dindir, fakat hukuk sistemi tamamen İslami kurumların kontrolünde değildir. 20 tanesinde ise resmi dini olmayan ve hukuk sistemi de din kontrolünde olmayan laik devletler bulunmaktadır. Türkiye’nin tek Müslüman çoğunluğa sahip laik devlet olduğu doğru değil.

    BAKIŞ AÇISI DEĞİŞİR

    Başbakan Erdoğan’ın laiklik önerisiMüslüman Kardeşler’den tepki gördü, bu ülkelerde laiklik biraz din düşmanlığı gibi mi algılanıyor?

    Böyle bir algının nedenlerinden birisi Özbekistan ve Tunus gibi dışlayıcı laikliğin egemen ideoloji olduğu ülkelerdeki baskıcı politikalardır. BazıMüslüman çoğunluklu ülkelerde hâkim olan pasif laikliğin daha da yaygınlaşması halinde, laikliği din karşıtı zannedenMüslümanlar’ın bu kavrama bakışlarında değişiklik olabilir. Türkiye bu konuda önemli bir rol oynayabilir. Pasif laikliğe geçen bir Türkiye, Orta Doğu ülkelerine örnek olabilir.

    Demokrasi-İslam-laiklik arasında çelişki yok

    İslam-demokrasi-laiklik üçü bir arada olurmu?

    Dışlayıcı laikliğin Müslümanlar’ın özgürlükleri ile bir sorunu var. Ama, zaten dışlayıcı laiklik Hıristiyanlar için de Fransa’dan Meksika’ya kadar hep sorun kaynağı olmuştur. Asıl çelişki demokrasi ile İslam arasında değil, demokrasi ile dışlayıcı laiklik arasında. Somut örneklere bakarsak Türkiye, Arnavutluk, Mali, Senegal gibi Müslüman çoğunluklu ülkeler hem demokratik hem de laik. Senegal yüzde 95’iMüslüman olan bir ülke ve sufi tarikatlar çok aktif. Ama, aynı zamanda pasif laik bir sisteme sahip ve demokrasi notu uluslararası kurumlara göre Türkiye’den daha yüksek. Senegal laikliği eski sömürgesi olduğu Fransa’dan almış, ama onu pasif laikliğe dönüştürmüş. Bizimkisi “doğru anlaşılmış laiklik” diyorlar ve ekliyorlar “yani Fransız tipi değil.”

    Türkiye İran olacaktı, olmadı; Malezya olacaktı, olmadı, şimdi Senegalmi olacak?

    Hayır, bir de o çıkmasın başımıza. Ben sadece bir örnek olarak verdim. Senegal pasif laikliğin sadece ABD’ye has olmadığına, Müslüman çoğunluklu ve üstelik anayasasında “Laik devlet” yazan bir ülkede demümkün olduğuna bir örnek.

    Pasif laiklik, ılımlı İslam’ın bir aracı mı?

    Hayır. Pasif laiklik dünyada birçok ülkede geçerli olan laikliğin iki türünden biridir.

    Laiklik olmadan demokrasi, demokrasi olmadan laiklik olmaz mı?

    Ben kişisel olarak pasif laikliği savunuyorum, ama “Laiklik olmadan demokrasi olmaz” da demiyorum. Zira İsrail laik değil, ama genel itibariyle demokratiktir. İngiltere de anayasal anlamda laik değil, ama demokratik. Tabii ikisinde de İran tipi bir teokratik rejim yok, o tür bir rejim hem özgürlüklerle hem de demokrasiyle çelişir. Öte yandan laiklik demokrasi için yeter şart da değil. Mesela,Orta Asya’daki Türki Cumhuriyetler’in hepsi laik, ama hiçbiri demokratik değil.

    ABD’dekine benzer madde yeni anayasaya konulabilir

    Dışlayıcı laikliğin yasal dayanağı nedir?

    Anayasanın karışık ve düzeltilmeye muhtaç 24. maddesi bir dayanak noktası olarak görülebilir, ama anayasanın maddelerinden çok, nasıl yorumlandığı önemli. Dışlayıcı laikliğin sona ermesi yeni anayasadaki düzenlemelerden ziyade Anayasa Mahkemesi’nin özgürlükçü yorumları ile olur. Devletin dinî özgürlüklere saygılı olacağına dair ABD Anayasası’ndakine benzer bir madde de yeni anayasaya konulabilir.

    Nasıl bir madde?

    ABD Anayasası’nın Birinci Ek Maddesi, aynı zamanda Temel Haklar Bildirgesi olarak da bilinir, “Kongre bir resmi din ilan eden ya da bir dinin özgürce yaşanmasını yasaklayan bir kanun çıkaramaz” diye başlar. Bunun gibi.

    bugün 

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • iDANSla çağdaş dans vakti02 Ekim 2012 Salı 22:10
  • İstanbulda en kısa festival02 Ekim 2012 Salı 22:09
  • Turuncu Filmler Antalyada02 Ekim 2012 Salı 22:08
  • Beat’lerin Kralı Babylonda02 Ekim 2012 Salı 22:06
  • Türkiyeye utanç verici ceza02 Ekim 2012 Salı 22:05
  • Fazıl Sayın Evreni ilk kez Salzburgda02 Ekim 2012 Salı 15:02
  • Bilgin Adalı hayata veda etti01 Ekim 2012 Pazartesi 23:20
  • Uluslararası caz günü İstanbul’da gerçekleşecek30 Eylül 2012 Pazar 15:04
  • Askerler öldürdüklerini göremezlermiş30 Eylül 2012 Pazar 07:00
  • İşte Neşet Ertaşın son şiiri29 Eylül 2012 Cumartesi 16:38
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim